KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2019
- Esas no
- 2014/936 Esas
- Karar no
- 2019/1022
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı/karşı davalı
- ... -Yeni Yalova Yolu Buttim İş Merkezi D:2 N:591 Osmangazi/BURSA
- Vekili
- Av. ... - Sakarya Mah. Sakarya Sk. No.45 D.4 Uluyol Osmangazi/ BURSA
Karar Metni
1.541 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Av. ... - Sakarya Mah. Sakarya Sok. No:45/4 Uluyol Osmangazi/ BURSA DAVALI/KARŞI DAVACI : ... TEKS. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - DOSAB Yıldız Sok. N:13 Osmangazi/BURSA
VEKİLİ
Av. ... - Uluyol Kıbrıs Şehitleri Cad. No:20 Orhan Plaza K:2-3-4-5 16220 Osmangazi/ BURSA
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARŞI DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARŞI DAVA TARİHİ : 11/07/2014
KARAR TARİHİ : 25/06/2019
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/07/2019
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının müvekkiline olan 15.524,04 TL borcunu ödemediğini, bunun üzerine 19/12/2013 tarihinde ihtarname gönderildiğini, buna rağmen davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine Bursa 17. İcra Dairesinin 2014/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalının itiraz ettiğini, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, iş bu yapılan itiraz üzerine bu davanın açıldığını, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle: Davacının iddialarının yersiz olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete yapmış olduğu satışlardan dolayı kendilerinin 7.351,26 USD alacaklı olduğunu, söz konusu bu tutarı davacıdan talep ettiklerini, Bursa 21. Noterliğinin 25/12/2013-51674 sayılı ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin talep edildiğini, ancak davacının bu meblağı ödemediğini, açıklanan nedenlerle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacının % 20 tazminata mahkum edilmesini, 7351,26 USD alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan davayı kabul etmediklerini, karşı taraftan müvekkilinin alacaklı olduğunu, defterler üzerinde yapılacak incelemede bunun ortaya çıkacağını, karşı tarafın alacaklı olmasının mümkün olmadığını, karşı tarafın iddia ettiği, bir sözleşmeye dayanmayan taraflar arasında uygulama ve teamül haline gelmemiş ve müvekkiline tebliğ edilmediğinden neye dayandığı müvekkilince incelenip, itiraz olanakları olmadığını ve yaklaşık 2 yıldan bu yana bir talebe konu olmadığını, haksız, hukuksuz belge, kayıt ve uygulamaları kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, ayrıca bu mahiyetteki talepler için zaman aşımı itirazında bulunduklarını ve haksız karşı dava nedeniyle % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap ve karşı dava dilekçesi, cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 17. İcra Dairesinin 2014/... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi kök ve ek raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, mal alım satımdan kaynaklanan faturalara dayalı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali, karşı dava ise alacak istemine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 05/10/2015 tarihli raporunda özetle: Davacı - karşı davalı kayıtlarına göre davalı - karşı davacıdan 15.491,36 TL alacaklı olduğu, Davalı - karşı davacı kayıtlarına göre ise davacı - karşı davalının 14.634,66 TL alacaklı olduğu, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin aslında USD üzerinden kurulduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacı- karşı davalı Öz-Üçel firmasının 2006 yılı ticari defterlerini sunması gerektiği, davacı - karşı davalı firma tarafından TL cinsinden düzenlenen raporda liste halinde sunulan iade faturalarının davalının hangi satış faturasına karşılık düzenlediğinin taraflarca izah edilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 20/02/2017 tarihli ek raporunda özetle: Davacı-karşı davalı kayıtlarına göre davalı karşı davacıdan 15.491,36 TL alacaklı olup, taraflar arasındaki ilişkinin USD cinsinden kurulduğu ve kur farkı kayıtları yapılmaması sebebiyle 15.491,36 TL alacaklı olduğu, döviz cinsinden yapılan hesaplamada davacı karşı davalının davalı karşı davacıya 597,91 USD borçlu olduğu, bu sebeple davacı karşı davalının kendi defterlerine dayanarak talep ettiği alacağını ispatlayamadığı, davalı karşı davacı kayıtlarına göre ise davacı karşı karşı davalının 14.634,66 TL alacaklı olduğu,
davalı karşı davacının kendi kayıtlarına göre davacı karşı davalıdan 7.351,26 USD alacağı olduğu kendi kayıtlarına göre ispatlaması gerektiği, kendi kayıtlarında davacıda kayıtlı olmayan tahsilat kaydının bulunduğu mütalaa edilmiştir.
Tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 15/05/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı karşı davalı kayıtlarına göre davalı karşı davacıya 597,91 USD borçlu olduğu, bu sebeple davacı karşı davalının kendi defterlerine dayanarak talep ettiği alacağını ispatlayamadığı, davalı karşı davacı kayıtlarına göre ise davacı karşı davalıdan 7.351,26 USD alacağı olduğu ancak 300,56 USD tutarlı faturaların davalı karşı davacı kayıtlarından çıkarılması sonucunda davalı karşı davacının davacı karşı davalıdan 7.050,70 USD alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği ve HMK' nın 222.
Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici alınan mali müşavir bilirkişinin 15/05 2019 tarihli ikinci ek bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının kendi defterlerinde davalı karşı davacıya borçlu olduğundan, davalının defter kayıtlarında da lehine kayıtların bulunmadığından alacaklı olduğunun ispat edilemediğinden asıl davanın reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden, davalı-karşı davacı tarafından davacı- karşı davalıya sattığı mallar sebebiyle düzenlenen faturalar ve kur farkından kaynaklı alacak talebinde bulunduğu , taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda HMK' nın 222.
Maddesi gereğince ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici alınan mali müşavir bilirkişinin 15/05/2019 tarihli ikinci ek bilirkişi raporu kapsamında, davalı tarafından düzenlenen iki adet faturadan 344442 numaralı 6749,28 USD bedelli faturanın davacı-karşı davalı tarafından dosyaya ibraz edilen kayıtlar içerisinde bulunduğundan,
bu bedelli faturanın teslim alınmadığının davacı tarafından inkar edilemeyeceğinden ve ödendiğininde ispat edilmediğinden bu miktar kadar davalı-karşı davacının alacaklı olup döviz alış ve döviz satış farklılığı sebebiyle davalı-karşı davacı defter kayıtlarında 7050,70 USD kur farkı sebebiyle davalı- karşı davacının alacaklı olduğundan ve davacı tarafından ödenmediği sabit olduğundan bu miktar yönünden, karşı davacının talebinin kabulune, 300,56 USD bedelli fatura yönünden davacı-karşı davalı tarafından malların teslim alındığının ispat edilmediğinden karşı davanın kısmen kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/936, K. 2019/1022, 25 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama