KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1105
- Karar No
- 2018/91
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/08/2016
- Karar yazım tarihi
- 07/02/2018
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'nin annesinin 20/02/2015 tarihinde intihar etmek suretiyle vefat ettiğini, müvekkilinin tek mirasçısı olduğunu, annesi vefatından önce davalı sigorta şirketinde 4491013 poliçe nolu sigorta yaptırıldığını, vefat sonrası davalı tarafa yapılan müracaata intihar olayının poliçe genel şartlar A.3.2 ve TTK 1503 maddesi teminat dışında kalan hallerden olduğundan bahisle ödeme yapılmadığını, davalı şirket sigorta bedelini ödemekle yükümlü olduğu halde bundan kaçındığını, fazlaya ait hak saklı kalmak üzere poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere 13.500,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 05/10/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacı vekilinin huzurdaki davayı ikame ederken usulüne uygun vekaletnameyi dosyaya ibraz etmediğini, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereğince uyuşmazlığa ilişkin konular sözleşmenin taraflarını bağlayacağından müvekkil şirkete husumet ileri sürülemeyeceğini, Hayat Sigortası başvuru formu ve sigorta poliçesinde dain-i mürtehin olarak ING BANK A.Ş.
Siteler Şubesi belirtildiği için davacıların huzurdaki davayı açma ehliyetleri bulunmadığını, davacı tarafın dilekçesinde deliller vakıalarla ilişkilendirilmediğini, davacı murisi kasten canına kıydığını, intihar etmek poliçe ile korunan rizikolardan olmadığını, intihar halinde tazminat ödenebilmesi için en az üç yıldır devam eden geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunması gerektiğini, müteveffanın sigorta sözleşmesinin akdinden bir yıl sonra intihar ettiğini, bir an için intiharın poliçe ile korunan menfaatlerden olduğu kabul edilse dahi kanunda belirtilen süre şartının sağlanmadığını,
müteveffanın bilinen bir psikolojik hastalığının olmadığı davacı tarafından beyan olunduğunu, müteveffanın kullandığı ilaçlar akli melekelerinin yerinde olmadığını kanıtlar nitelikte olmadığını, müteveffanın akli melekelerinin yerinde olmadığının kabul edilse dahi ayırt etme gücü olmayan kişi iradesiyle kendisini borç altına sokamayacağından müteveffanın müvekkil şirket ile akdetmiş olduğu sözleşmede beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği kabul edilmesinin gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müterafik kusur durumunun incelenmesi gerektiğini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, poliçe, otopsi raporu, veraset ilamı,bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. Bilirkişi Raporunda: "... Müteveffanın sigorta sözleşmesi yapılmadan önce de intihar ettiği hastalığın sahibi olduğu ancak bu hastalığı sigorta sözleşmesi kurulurken bildirmediği, bu nedenle sigorta sözleşmesinde kendisine sorulan hastalık sahibi olup olmadığı şeklindeki ' Sağlık Beyan Formu' na kasıtlı olarak cevap vermediği, bu durumun sigorta sözleşmesi öncesi beyan yükümlülüğüne aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı ... " belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun geçici 73. maddesinde. "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır.
Aynı yasanın 3/l maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/198 Esas ve 2017/5526 Karar sayılı Kararında vurgulandığı üzerine)
Somut olayda; davacının miras bırakanının tüketici olduğu ve davalı sigorta şirketi ile arasındaki hayat sigortası sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunulduğunun anlaşılmasına göre, davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun' un yürürlükte olduğu ve uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığından, mahkememizin görevsizliğine, tüketici mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip · ¸E-imzalıdır. Hakim · E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1105, K. 2018/91, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama