KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/406
- Karar No
- 2018/85
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1-
- Vekilleri
- —
- Davalı
- 2-
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 24/03/2016
- Kararın yazıldığı tarih
- 26/01/2018
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 06/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekiklin yaralandığını, kazaya davalı ...'nın sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı ve davalı aracın ...... sigortacısından şimdilik 250,00-TL bakıcı gideri, 250,00-TL sakatlık -maluliyet tazminatı, 250,00-TL geçici işgörmezlik tazminatı ve 250,00-TL araçta oluşan hasar bedeli ile davalı sürücüden 30,000,00-tl manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; kazanın meydana gelişinde kendisinin kusurunun bulunmadığını, kazanın tamamen davacının kusurundan meydana geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davayı kabul etmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe kapsamı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava, dava konusu kazanın meydana gelişinde tarafların kusur ve sorumlulukları ile meydana gelen hasar ve iş görmezlik tazminatlarını miktarının tespiti ve talep olunan tazminatların tazmini istemine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davacının 06/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması sebebiyle, maluliyetinin varlığı ve oranı ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edilerek rapor düzenlenmiştir.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 25/09/2017 tarihli raporunda özetle: davacının geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında %6 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
Dosya tazminat hesaplama konusunda uzman bilirkişilere tevdi edilerek 06/03/2017 tarihli raporunda özetle: davacının maddi tazminat hesaplaması yapılması bakımından, doktor bilirkişi ile hesap bilirkişisin başvurulmasının yararlı olacağı kanaati bildirmiştir.
Davacı vekili mahkememiz sözlü oturumunda, davalı sigorta şirketi ile müvekkili arasında protokol yapıldığını, davalı sigorta şirketi protokol gereği maddi tazminata ilişkin taleplerini karşıladığından maddi tazminat yönünden feragat ettiklerini, davalı sigorta şirketi yönünden yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını ve taleplerinin manevi tazminat yönünden devam ettiğini beyan etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili mahkememiz sözlü oturumunda, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Dava açıldıktan sonra davadan feragat edilebilir. Davadan feragat, iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir.
Davadan feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; 06/03/2015 tarihinde Dr. Ahmet Sadık Caddesi ile Kovukçınar Caddesinin kesiştiği kontrolsüz kavşakta, motosiklet sürücüsü davacı ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile davalı sürücü ...'nın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışmaları sonucunda davacının yaralandığı olaydaki maddi zararın davalı sigorta şirketinin poliçesi sorumluğunda olduğu, davacının davalı sigorta şirketinden maddi tazminata ilişkin taleplerinin karşılandığını, maddi tazminat yönünden feragat ettiğini bildirmiş olduğundan maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden değerledirildiğinde, bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Dolayısıyla dava konusu olayda, davalı sürücünün kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, maluliyet raporu ve maluliyetin gerçekleştiği bölge dikkate alınarak hakkaniyet gereği takdiren manevi tazminat talebinin kısmen kabulu ile 4.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/406, K. 2018/85, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama