KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/674
- Karar No
- 2018/1264
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2018
Karar Metni
1.605 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2016 Karar No : 2018
Hakim : Katip :
Davacı : Vekili : Av. Davalı : 1- Vekili : Av. Davalı : 2- Vekili : Av. Dava : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Dava Tarihi : 13/05/2016 Karar Tarihi : 08/10/2018 Kararın Yazım Tarihi : 08/11/2018 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı şirketlerden elektrik hizmeti satın aldığını, müvekkilinin başka abone numaraları üzerinden aldığı elektrik var ise davalı kayıtlarından çıkacağını, elektrik tüketim miktarına göre davalı firmalar tarafından fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından her ay düzenli olarak ödenen faturalarda tükeitm bedeli karşılığı olmayan kayıp kaçak bedeli, perakende satış bedeli, PHS Sayaç Okuma Bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, Dağıtım bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı bir bedelin davalılar tarafından tahsil edildiğinin anlaşıldığını,
kayıp kaçak bedelinin tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira davalı şirketin elektrik enerjisine meydana gelen kayıp ve kaçaklardan kendisinin sorumlu olduğunu, kayıp kaçak bedeli adı altında bir ücretin müvekkilinden tahsil edileceğine yönelik sözleşme hükümleri TBK.
20 maddesi vd anlamında genel işlem koşulu olduğunu ve müvekkili açısından geçersiz hükümler olduğunu, dava tarihinden itibaren dava konusu bedellerin müvekkilinden tahsil edilmemesinin gerekitğini, geçmiş dönemde haksız olarak müvekkilinden tahsil edilen ve dava konusu yapılan alacak kalemlerine ilişkin tutarın davadan sonraki dönemde gönderilecek faturalara yansıtılmaması gerektiğini, elektrik dağıtım şirketlerinin karar düzeltme talebinin Yargıtay hukuk genel kurulu tarafından 17 Aralıkta verilen kararla da reddedildiğini, bu nedenlerde davanın kabulüyle dava konusu edilen kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli,
PSH sayaç okuma bedeli, hukuka aykırı olarak tahsil edilen diğer bedeller ve bu bedeller toplamı üzerinden fazladan ödenen TRT paylarının yine bu bedeller üzerinden hesaplanan KDVnin HMK md 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalı için ayrı ayrı olmak üzere şimdilik asgari 3.500 TL toplamda 7.000 TL fatura ödeme tarihinden itibaren hesap edilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması gerektiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, aksi takdirde işbu davanın bekletici nmesele yapılması ve Danıştay 13.Dairesinin nihai kararının beklenilmesinin gerektiğini, ayrıca elektrik piyasası kanunun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısının 28/01/2015 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmuş olup, tasarının ilgili komisyonda olduğunu, bu sebeple bu tasarının yasalaşması ile davaları ile ilgili uyuşmazlığın ortadan kalkacağını, bu yasanın yürürlüğe girilmesinin beklenilmesi gerektiğini,
dava konusu bedellerin alınmasının kanunun kendisine verdiği yetkiye dayanarak çıkarılan EPDK kararı ile alındığını, bu sebeple husumetin tarafının EPDK olup, davanın husumet yönünden usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının tahakkuk eden faturalara itiraz etmediğini, ihtirazı kayıt bildirmeden ödeme yaptığını, bu bakımdan bu bedellerin istirdadının talep edilmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Perakende Elektrik Satış A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Görev (Yargı Yolu) yönünden itirazda bulunulduğu, Danıştay Kanunun 24/1-C hükmü uyarınca düzenleyici işlemin hukuka aykırı olup olmadığına dair Danıştay'da dava açılabileceğini, kayıp-kaçak bedellerinin maliyet muhasebesinin bir gereği olarak hesaba katılması konusundaki iktasid zorunluluk yasa koyucu tarafından dikkate alındığını, böylece kayıp-kaçak bedeli bir maliyet unsuru olarak fiyata yansıtılmasının 4628 sayılı ve 6446 sayılı kanunlar bir bütün olarak ele alındığında açıkça anlaşılacağı,
TK göre davacının bütün iş ve işlemleri ticari iş olarak kabu ledildiğnidne üretilip satılan malın fiyatına dahil edildiği için davacını ödediği fatura içerisinde yer alan dava konusu bedellerin iadesi kabul edilirse davacı lehine sebepsiz zenginleşmesini sağlayacağını, uyuşmazlık konusu bedellerin kanunla veya kanunun verdiği yetki çerçevesinde ve kanunun temel amaçlarına uygun olarak EPDK tarafından belirlendiği, EPDK'nın belirlendiği,
bu tarifeleri uygulamanın piyasada ler alan tüm şirketler bakımından bir zonululuk olduğunu, yasal mevzuata uygun davranan müvekkili şirketin yasal zorunluluk gereği tahsiline aracılık ettiği bedellerden sorumlu tutulmasını hukuken kabul edilemeyeceğini, davacının haksız davasının reddi ile yargılam agiderleri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık elektrik aboneliğinden kaynaklı kayıp kaçak bedeli, perakende satış hizmet bedeli, PSH sayaç okuma bedeli iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli adı altında tahsil edilen bedeller ve yasal tutardan fazla tahsil edilen TRT payının haksız kesinti yapıldığından bahisle iade istemine ilişkindir. Mahkememizce yargılama yapılmış, dava konusu aboneliklere ilişkin dökümler, elektrik alım sözleşmeleri, faturalar , ödeme belgeleri davalı şirketten celp edilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi ve hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor temin edilmiştir.
25/09/2017 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin faaliyet gösterdiği iş kolunda muhtelif adreslerde bulunan işyerleri için belirtilen abone numaraları üzerinden davalı şirket ile karşılıklı düzenlenen elektrik enerjisi satışına ilişkin sözleşme çerçevesinde satın aldığı elektrik enerjisi için davalı elektrik perakende satış şirketi kayıtlarında tek terimli ticarethane abone grubunda elektrik abonesi olarak işlem gördüğü,
dava konusu yapılan aboneliklere dair dosyaya sunulan TL Bazında Tüketim Ekstresi vb belgeler incelendiğinde yapılan uygulamanın 3'er aylık periyotlar halinde EPDK tarafında onaylanmasını takiben yayımlanarak yürürlüğe giren tarifeler ile örtüştüğünün görüldüğünü, EPDK tarafından yayımlanan tarifelere dayanılarak dava konusu faturalar üzerinde yapılan kontrollerde dağıtım ve perakende satış şirketlerince bu bedellerin tahsil edilmesinin 6719 sayılı kanunun 20 maddesi uyarınca kurumun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu bildirmiştir.
Dava tarihinden sonra, 17.06.2016 tarihinde 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun'un 21.maddesi ile 6446 sayılı Kanun'un 17.maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; Tüketici Hakem Heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" hükmü getirilmiştir.
Ayrıca, 6719 sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen Geçici 19.madde de.
"Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur" ve Geçici 20.madde de ise, "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17.madde hükümleri uygulanır" hükmü düzenlenmiştir.
Söz konusu maddeye göre Tüketici Hakem Heyetleri'nin ve mahkemelerin bu konuda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmıştır.
6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu kayıp-kaçak bedelleri, perakende satış hizmet bedeli, PSH sayaç okuma bedeli iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedeli ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki kanıt ve belgelere, bilirkişi kurulu raporuna EPDK kararlarına, mevzuata ve 6719 sayılı yasanın 20.maddesine ve tüm dosya kapsamına göre; davacının aboneliği üzerinden tahakkuk ettirilen faturalara yansıtılan kayıp kaçak, iletim sistemi kullanım bedeli , dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okuma bedeli, trt payı, enerji fon bedeli ve belediye tüketim vergisi ve bedellerin KDV'nin mevzuata uygun olduğu ancak sayaç okuma bedelinin abonenin tüketim miktarı üzerinden nispi olarak değil, okuma başına maktu olarak tahsil edilmesi gerekirken nispi sayaç okuma bedeli alınmasının mevzuata ve hakkaniyete uygun olmadığı, bu nedenle davacıdan fazladan tahsil edilen sayaç okuma bedelinin davalıya iadesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/10-1350 Esas ve 2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine 2013/10-1860 Esas ve 2015/1451 Karar sayılı Kararında "Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur.
Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. " konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve yeni bir çıkan kanun durumunda dava hakkında konusuz kalmaya karar vermesi gerektiği vurgulanmıştır.
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; sayaç okuma bedeli farkı olan 109,16 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatlarındaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacının kullandığı elektrik aboneliğinden faturalara yansıtılan kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, perakende satış hizmet bedelinin davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı Yasanın 17, geçici 19 ve 20. Maddelerinin geçmişe etkili olarak açılmış davalarda da uygulanacağından ve yeni çıkan yasa ile hakkın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri yönünden ise davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden haklılık durumu dikkate alınarak davalı aleyhine hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır. Hakim · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/674, K. 2018/1264, 8 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama