KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/887
- Karar No
- 2018/271
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
- Esas no
- 2016/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/06/2016
- Karar yazım tarihi
- 07/03/2018
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın unlu mamüller ürettiğini ve dışarıya toplu şekilde ürün verdiğini, ürünlere ilişkin ödemelerin fatura tarihlerinde yapılmadığını, bu sebeple davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibi durdurmak ve süre kazanmak amacıyla ödeme emrinin tebliğinden sonra 18/03/2016 tarihinde borcun 5.546,98 TLlik kısmına itiraz ettiğini, bu sebeple icra takibin durdurulduğunu, davalının 21/03/2016 tarihinde müvekkili şirkete kabul ettiği 4.500 TLlik kısım kadar ödeme yaptığını, daha sonrasında ise itiraz ettiği 5.546,98 TLlik kısım için 23/05/2016 tarihinde ödeme yaptığını,
davalı borçlunun borcu kabul ettiğinin ortada olduğnu, yapılan itirazın amacının icra takibini durdurmak ve süre kazanmak olduğunu, davalının haksız olduğunu bile bile takibi sürüncemede bırakmak için kötü niyetle icra takibine itiraz ettiklerini, dava konusu takibin dayandığı alacak kalemlerinin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu nedenlerle icra müdürlüğüne yapılan itirazın iptaline, takibin avukatlık ücretiyle birlikte kaldığı yerden bakiye rakam üzerinden devamına, haksız takibe itiraz eden davalı aleyhine %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ................ sayılı icra takip dosyası, fatura, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 10/03/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 14/03/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 18/03/2016 tarihinde kısmi borca itiraz etmiştir.
Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 21/12/2017 tarihli raporunda özetle: Davacı tarafından sunulmuş olan 2016 yılına ait ticari defterlerinin açılış va kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda 10/03/2016 icra takip tarihi itibariyle alacak bakiyesinin 11.024,24 TL olduğu, davalı tarafından icra takibinden sonra 31/03/2016 tarihinde 5.000 Tl ve 31/05/2016 tarihinde 6.024,24 Tl ödemeler ile davalı borcunun sıfırlandığı, davacı tarafın 27/06/2016 dava tarihi itibariyle alacağının kalmadığı, hesabın sıfırlanmış olduğu, davacı davalıya herhangi bir ihtarname düzenleyip temerrüte düşürmediğinden alacağı tutar için herhangi bir faiz hesaplaması yapılmadığı mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında ürün satışı yapıldığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede faturaya konu ürünlerin bedellerin ödendiği, HMK' nın 222. Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının davalıdan olan alacağının dava tarihinden önce ödendiği anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/887, K. 2018/271, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama