KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1434
- Karar No
- 2018/12
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2018
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/11/2017
- Karar tarihi
- 11/01/2018
- Karar yazım tarihi
- 11/01/2018
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı ... Ltd.
Şti. arasında muhasebecilik hizmet sözleşmesi akdedildiğini, hizmet sözleşmesi gereği müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirildiğini, davalı firma tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından işbu sözleşme gereği cari hesap kayıtlarının tutulduğunu ve ödenmeyen ücretler içinde Bursa 3. İcra Müdürlüğünün esas sayılı dosayıs ile cari hesap kaydına dayanılarak takip yapıldığını, ikame edilen takibe davalı firma tarafından haksız ve kötüniyetli olarak sadece borca itiraz edildiğini, cari hesabın olmadığına ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik bir itirazda bulunulmadığını,
ayrıca davalı tarafından borcun olmadığına veya ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına Bursa 3. İcra Müdürlüğünün esas sayılı dosyası ile yapılan takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulune uygun davetiye tebliğine rağmen savunmada bulunulmamıştır. Somut olayda, davacının sunduğu dava dilekçesi ve davalıya dava dilekçesinin tebliği ile savunmak hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının taraflara sağlandığı anlaşılmakla dosyanın niteliği itibariyle tarafların dinlenilmesinde usul ekonomisi ilkesi gereğince fayda olmayacağı ve HMK' nın 138. Maddesi gereğince dosya üzerinden incelenerek karar vermek gerekmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, beyannameler, cari hesap kayıtları, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, muhasebe ücret alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;,
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir.
Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı ile davalı arasında 28/01/2015 tarihli sözleşme yapıldığı, davacının sözleşme kapsamında serbest muhasebeci mali müşavir olduğu, davalının ise tacir olduğu, davacının sözleşmeden kaynaklı alacağının talep edildiği anlaşılmakla, davacının tacir olmadığı, alacağının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, serbest mali müşavir olduğundan, nispi ticari dava olmadığı gibi uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlara ilişkin de olmadığından, mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1434, K. 2018/12, 9 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama