KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/166
- Karar No
- 2018/851
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2018
- Esas no
- 2017
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/02/2017
- Karar yazım tarihi
- 09/07/2018
Karar Metni
1.100 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili tarafından davalı-borçlu şirket aleyhinde Bursa 12. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu tarafça işbu icra takibine itiraz edildiğini, Davalı şirketin takibe itirazının mesnetsiz olup, hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğunu, davalı borçlu şirketin takibe konu borcun tamamına, faize ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiğini, Davalı yanın itirazı sırf süreci uzatmaya ve zaman kazanmaya yönelik olup, kötü niyetli olduğunu,
Halbuki müvekkilince davalı şirkete proje ve danışmanlık hizmeti verildiğini ve bu hizmetlerin karşılığı olarak kesilen faturaların davalı tarafça ödenmediğini, İşbu fatura bedellerinin daha öncesinde 06.09.2016 tarihli Noterden gönderilen ihtarname ile de davalıdan talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, dava konusu işlere ilişkin olarak taraflar arasında yapılmış sözleşmeler de mevcut olup hem ticari defterler ve diğer kayıtlardan, hem de sözleşmelerden taraflar arasındaki ticari ilişki ve borç durumu açıklığa kavuşacağını, buna göre davalı borçlunun borca yönelik itirazları haksız ve yersiz olduğunu, davanızın kabulüne,
Borçlu davalının itirazlarının iptaline ve takibin devamına, Borçlu davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, Fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı tutulmasına, Yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 12. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi kök ve ek raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 30/11/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 05/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 05/12/2016 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş taraflarca ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda SMMM bilirkişi ... tarafından mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporunda " Dava dosyası ve ekleri İle davacıya ait 2016 yılına ait ticari defterlerin incelenmesinde.
Davacı tarafından davalı tarafa sunulan 14.09.2015 tarihli teklifin davalı tarafından uygundur ibaresi ile onaylanarak taraflarca imzalanan teklifin dosyada yer aldığı -Davacı tarafından ibraz edilen 2016 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Anılan bu defterlere yapılan kayıtların 'Tek Düzen Muhasebe İlke ve Kurallarına" uygun olarak zamanında yapılmış olduğu, Sahibi adına delil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin Yüce Mahkememize ait olduğunu, Davalı tarafın inceleme günü mahkemeye herhangi bir defter kayıt ve bağlı belge ibraz etmediği,
Davacıya ait ticari defter kayıt ve bağlı belgelerden takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.240,00TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.
Mahkememizce 25/01/2018 tarihli celsede Davalı vekiline 4 haftalık kesin süre verilerek, bu süre içinde defterlerini eksiksiz şekide sunulması ya da bilirkişi incelemesine esas olmak üzere yerinin bildirilmesinin istenmesine, bu süre içinde davalı vekili tarafından ticari defterler sunulmadığı ya da bilirkişi incelemesine ilişkin yer bildirilmediği takdirde HMK nın 220.
Maddesi uyarınca davacı vekilini usulüne uygun tutulan defterlere göre düzenlenen bilirkiş iraporunun kabul edileceğinin davalı vekiline ihtarına, davalı vekili tarafından ticari defteler sunulduğunda ya da yerinini bildirildiği takdirde tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları da değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla; bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen ek bilirkişi raporunda " Davalıya ait 2016 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin yasal süresi içerisinde tasdik ettirildiği,
Anılan defterlere yapılan kayıtların Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak zamanında yapıldığı, Anılan defterlere yapılan kayıt ve bağlı belgelerin sahibi adına delil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin Yüce Mahkememize ait olduğunu, Davalıya ait ticari defter kayıt ve bağlı belgelerine göre, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 21.240,00TL. borçlu bulunduğu görüş ve kanaatında olduğu" belirtilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında proje ve danışmanlık hizmeti verdiği ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine aynen kaydedildiği anlaşılmakla hizmetin verildiğinin sabit olduğu, ayrıca HMK' nın 222.
Maddesi gereğince davacı tarafın ticari defterlerin kesin delil olduğu ve kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının davalıdan alacaklı olduğu sabit olduğundan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/166, K. 2018/851, 26 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama