KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/205
- Karar No
- 2018/1688
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2018
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/02/2018
- Karar yazım tarihi
- 18/01/2019
Karar Metni
1.065 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı borçludan 25/05/2016 tarih, 223135 no, 6.443,27 Tl bedelli faturadan kaynaklanan 4.352,08 Tl bakiye alacağının tahsili için Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmasından sonra banka havalesi yoluyla 2.000 Tl kısmi ödeme yapmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak takibe, borca ve faize itiraz ettiğini, kısmi ödemenin takip tarihinden sonra olduğundan TBK md. 100 gereği kısmi ödemelerin öncelikle faiz, masraf,
vekalet ücreti ve ferilere mahsup edileceği kuralı uyarınca davalı tarafça takipten sonra yapılan 2.000 Tl lik kısmi ödemeden öncelikle toplam 653,83 TL mahsup edildiğini, kalan 3.005,91 Tl asıl alacak yönünden itirazın iptalinin gerektiğini, bu nedenlerle davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ya da mahkemece uygun görülecek teminatla ihtiyati haciz konulmasına,
borca itirazın 3.005,91 Tllik asıl alacak yönünden iptali ile Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin 3.005,91 Tl asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, Bursa 16. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 03/01/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 08/01/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 11/01/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir.
Davacı tarafın ticari defterleri talep edilmiş, davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişinin 18/10/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, ticari defter kayıtlarına göre davacının davalı şirketten dava tarihi itibariyle dosya borcunun 3.905,36 alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir.
Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmediğinden inceleme yapılamamıştır.
Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere. 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5.
(6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220.
(HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.
Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m. 220. madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222.
(6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalıya mal sattığı ve icra takibine konu faturanın düzenlendiği, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından, Ba ve Bs formları, mutabakatname ile davacının defterlerinin HMK' nın 220.
Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 18/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulu ile itirazın iptaline, davalı tarafından davadan önce takipten sonra 2000 TL ödeme yapıldığından ödemenin öncelikle faiz ferilerden mahsubuna dair karar vermek gerekmiş ayrıca davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/205, K. 2018/1688, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama