KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/34
- Karar No
- 2018/688
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2018
- Esas no
- 2018/
- Karar no
- 2018/
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- —
- Davalı
- ... -
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Sözleşmenin İptali
- Dava tarihi
- 04/01/2018
- Karar yazım tarihi
- 04/06/2018
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı dava dilekçesinde özetle: .............................. Mah. Kayacık Sok. N:200/1 Kestel/Bursa adresinde faaliyet göstermekte olan ............................................Hayvancılık Gıda Tarım Et ve Süt Ürünleri İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd.
Şti'nin %50'si olan 1600 pay davacı şirketin adına kayıtlı iken Bursa 9. Noterliğinin 06/06/2016 tarih ve ................. yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile davalı ...'ya devredildiğini, yapılan protokol gereği davalı hisse bedeli olarak 400.000 Tl ödeyeceğini, bunun 160.000 TLsinin daha önce ödenmiş olduğunu, bakiye 240.000 TLyi aylık taksitler halinde şirkete ödeyeceğini, bu taksitler ödendiğinde şirket hisselerinin resmi devir işlemlerini ticaret siciline yapmak üzere başvuracağını, davalı aylık ödemelerini yapmadığı için kendisinin de ticaret sicil müdürlüğüne başvurarak hisse bedellerinin ödenmediğini,
bu bedellerin ödenmeden hisse devir işlemlerinin yapılmaması için 4-5 kez ayrı ayrı dilekçe verdiğini, yapılan hisse devir sözleşmesinin 04/10/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde yayınlanarak yürürlüğe girdiğini, hisse devrinin üzerinden 1 yılı aşkın zaman geçmesine rağmen davalının hiçbir ödeme yapmadığını, yapılan tüm uyarılara rağmen ödeme yapmayan davalıya yapılan hisse devir sözleşmesinin iptali ile davalıya devir edilen ..................... Ltd.
Şti'nin %50sine tekabül eden 1600 payın iptaliyle şirket adına hisselerin yeniden kayıt edilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğu hasıl olduğunu, bu nedenlerle davalıya devir edilmiş olan ......................... Ltd. Şti'nin %50sine tekabül eden 1600 pay hisse devrinin iptal edilerek bu hisselerin yeniden davacı şirket adına kayıt ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Hisse devir sözleşmesinin taraflar arasında imzalandığını, noterden devir işlemleri ve akabinde ticaret sicilinden tescil işlemleri yapıldığını, müvekkilinin ... Ltd. Şti'nin %50 hissesine tekabül eden 1600 payına karşılık toplam olarak 400.000 Tl ödeyeceğini, bunun 160.000 TLsini ödediğini, bakiye 240.000 Tl aylık taksitler halinde ödenmesi gerektiğini ancak müvekkilinin yapılan anlaşma hükümlerini yerine getiremediğini, taksitleri davacıya ödeyemediğini, sözleşme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, şirket kayıtları, noter devir sözleşmeleri, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, hisse devir işleminin iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Davalı tarafça 26/02/2018 havale tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Bilindiği üzere HMK'nın 308, 309,310,311,312. Maddelerine göre" Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." kabul beyanın şekli, zamanı, hukuki sonuçları ve yargılama giderleri üzerine etkisi düzenlenmiştir.
O halde somut olayda, davalının ön inceleme duruşmasına geçmeden dilekçelerin teatisi aşamasında beyanının usulune uygun kabul niteliğinde olduğu, mahkememize ulaştığı anda hukuki sonuç doğuracağı, hükmün kesinleşmesine kadar her zaman yapılabileceği anlaşıldığından, Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğünün ............ sicil numarasında kayıtlı ... Hayvancılık Gıda Tarım Et Süt ve Ürünleir İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti'nde davalı ... adına kayıtlı 1600 hisse, 160.000 TL bedelli payın davalı adına kaydın iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline dair davanın kabulune karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, bilindiği üzere; HUMK'un 94/1. maddesi gereğince; davayı kabul eden davalı, davada mahkum olmuş gibi yargılama masraflarını ödemeye mecburdur. Ancak, Harçlar Kanunu'nun 22 maddesi hükmü uyarınca; kabul, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının 1/3' ü, daha sonra olur ise 2/3'ü alınır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin " Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret " başlıklı 6. maddesi gereğince de; anlaşmazlığı davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Davayı kabul eden davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının istisnası ise HUMK'un 94/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme gereğince; davayı kabul eden davalının hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması, diğer taraftan ilk celse (en geç ilk celse) davayı kabul etmiş olması halinde, davalı yargılama masraflarına mahkum edilemez. Ancak bu iki şartın birlikte mevcut olması aranmıştır.
12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Yasanın 312. maddesi ile HUMK'un 94. maddesine parelel düzenleme getirilerek aynı ilkeler yeni usul kanunun da korunmuştur.
Somut olaya gelince; davacı, doğrudan doğruya eldeki dava açmış olup, dava dilekçesindeki delillerden de anlaşılacağı üzere davacının, davalıya hisselerin devrine dair temerrüde düşürmediği ve ihtar etmediğinden davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; ilk celse davayı kabul eden ve dava açılmasına sebebiyet vermeyen davalının HUMK'un 94/2. maddesi (HMK'nın 312/2. maddesi) hükmü gereği yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücreti, karar ilam harcı ve diğer giderlerden sorumlu tutulmamalarına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/34, K. 2018/688, 22 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama