KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/464
- Karar No
- 2019/50
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2019
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/04/2018
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili bankaca borçlu ........................ ile imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçların ödenmemeis üzerine Beyoğlu 48. Noterliğinin 31/12/2017 tarih ve ........... yevmiye numaralı ihtarnamesinin borçlulara gönderildiğini ve davalı borçlulara 09/01/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihtarname ile borçlulara tanınan süre içerisinde borcun ödenmediğini ve Bursa 5. İcra Müdürlüğünün ...................... esas sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını,
davalı borçlunun takipte bildirilenborca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazının yerinde olmadığını, davalı borçlunun kredi sözleşmesi, ihtarname ve banka hesap kayıtları ile sabit olacak şekilde borçlu olduğunu, bu nedenle müvekkili bankanın davalıdan alacağının mevcut olduğunu, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıyan itiraz nedeni ile borçlu davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, Bursa 5. İcra Müdürlüğünün .......................... sayılı icra takip dosyası,kredi sözleşmeleri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 03/03/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalılar tarafından yasal süresi borca itiraz edilmiştir.
Davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacağının varlığı ve miktarı ile ilgili rapor düzenlenmek üzere dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bankacı bilirkişinin 02/01/2019 tarihli raporunda özetle: 11/04/2018 tarihinde davalı asıl borçlu ......................... Bursa İcra Müdürlüğünde alacaklı bankaya olan 20.839,04 TL asıl alacak, 1.969,17 TL masraf, 3.438,20 TL avukatlık ücreti, 2.110,19 TL işlemiş faiz ve 1.160,45 TL tahsil harcı ile birlikte toplamda 35.517,05 Tl dosya borcunu, taahhüt tarihinden son taksit tarihine kadar işleyecek 11.728,08 TL faiz ile birlikte toplam 47.245,13 TL olarak ödeyeceği hususunda icra taahhüdünde bulunduklarını, itirazın iptali davalarında amaç, borçlular hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamını sağlamak olduğunu, somut olayda davalıların itirazlarından vazgeçmiş olmaları nedeniyle iptal edilecek itirazın da bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında 12/10/2018 tarihli beyan dilekçesinde, davalıların itirazdan vazgeçtikleri, borçlarını kabul ettiklerini, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Diğer yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/10-1350 Esas ve 2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine 2013/10-1860 Esas ve 2015/1451 Karar sayılı Kararında "Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur.
Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. " konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve dava konusu hakkın davacıya ödenmesi ve itirazın iptali davasında itirazdan vazgeçilmesininde davanın konusuz kalabileceği vurgulanmıştır.
6100 sayılı HMK' nın 331. Maddesine göre :Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
O halde toplanan delillerden yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacı ile davalılar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi kapsamında davacı tarafından alacağının olduğu ileri sürülerek takip başlatıldığı, davalıların 12/03/2018 tarihinde takibe itiraz ettikleri, eldeki davanın açıldığı 05/04/2018 tarihinden sonra 09/04/2018 tarihinde davalıların itirazdan vazgeçtikleri ayrıca icra taahhüdü düzenleyerek borcu ikrar ettikleri anlaşılmakla dava konusu hakkın itirazdan vazgeçilerek konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu alacağın kredi alacağı olduğu likit olduğu,
dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu, davalıların itirazdan vaçgeçmenin davadan sonra ön inceleme aşamasından önce olduğu anlaşılmakla davacı lehine icra ve inkar tazminatı ile yargılama giderlerine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır. Hakim · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/464, K. 2019/50, 17 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama