KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/640
- Karar No
- 2019/230
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2019
- Esas no
- 2018
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/05/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- 20/02/2019
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında cari hesaba dayalı emtiya alışverişi olduğunu, davalının satın almış olduğu ürünlerin bedelini ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında dava konusu faturalara konu olabilecek bir ticari ilişki olmadığını, defterlerinde kayıtlı olması halinde bunun müvekkil çalışanı Makbule Yıldırım ın hileli davranışlarından kaynaklanmış olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
İcra dosyası, fatura, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 25.396,64-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflar arasındaki ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Alınan 14/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait 2017 ve 2018 yılları defterlerinin açılış tasdiklerinin T.T.K'nun 64/3 ile 213 sayılı V.U.K'un 220 ve 222. maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, 2017 ve 2018 yılları defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, 2017 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmamış olduğu,
2018 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi henüz gelmediğinden yaptırılmamış olmasının olağan olduğunu, davaya konu 2017 ve 2018 dönemi 120100 hesap numarası ile cari hesap ekstre içerisinde yer alan faturaların defter kayıtlarında mevcut olduğu, defter kayıtlarına göre (01/03/2018) takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 65.693,95-TL alacaklı olduğu, davalıya ait 2017 ve 2018 yılı yılları defterlerinin açılış tasdiklerinin T.T.K'nun 64/3 ile 213 sayılı V.U.K'un 220 ve 222. maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu,
2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2018 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi henüz gelmediğinden yaptırılmamış olmasının olağan olduğunu, davaya konu 2017 ve 2018 dönemi 320-16-0407 hesap numarası ile cari hesap ekstre içerisinde yer alan faturaların defter kayıtlarında mevcut olduğu, davalı defter kayıtlarına göre (01/03/2018) takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 24.469,29-TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde olan 26.000,00-TL tutarında çekle ödeme kaydı, 2 adet iade faturası kaydının davacı defterlerinde görülmediği,
davacı defterlerindeki bakiyenin 65.593,95-TL görünmekle beraber talebinin davalı kayıtlarındaki çek ve iade faturaları düşüldükten sonra kalan tutara yakın olduğu, davacı ile davalı arasında yapılmış yazılı bir sözleşme dosyasına sunulmamış olmasına rağmen davacı beyanları ve tarafların ticari defter kayıtları nedeniyle taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, temerrüt faizi talep edilmemiş olması nedeniyle tarafınca faiz hesaplaması yapılmadığı bildirilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, icra takibinde 24.500,00 asıl alacak, 896,64 TL işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, bilirkişi raporunda davalı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 24.469,29-TL alacaklı olduğunun belirtildiği, mahkememizce aldırılan kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulu ile icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediğinden faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸E-imzalıdır. Hakim ... · ¸E-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/640, K. 2019/230, 11 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama