KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/697
- Karar No
- 2019/271
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2019
Karar Metni
1.523 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
BURSA "Türk Milleti Adına" 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
Esas No : 2018 Karar No : 2019
Hakim : Katip :
Davacı : Vekili : Av. Davalı : 1- Vekili : Av. Davalı : 2- Vekili : Av. Davalı : 3- Vekili : Av. Dava İhbar Olunan : Dava : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Dava Tarihi : 24/05/2018 Karar Tarihi : 15/02/2019 Kararın Yazım Tarihi : 15/03/2019
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirket ... Gıda San. Ve Tic. Ltd.
Şti'nin 1000101030 abone numarası ile davalı şirketten elektrik tedarik ettiğini, davacı müvekkilin davalı şirket ile akdedilen sözleşmeden kaynaklı tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini ve faturaları eksiksiz ödediğini, kaçak elektrik kullanımına tevessül etmediğini, buna karşılık akdedilen sözleşme tarihlerinden itibaren davalı şirketin davacı müvekkil şirketten kayıp kaçak , dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve iletim bedelleri adı altında haksız ve hukuksuz bir şekilde müteaddit defalar tahsil yapıldığını, ancak bu bedellerin gerçeği yansıttığı konusunda ciddi şüphelerin oluştuğunu,
bu nedenlerle kayıp kaçak bedeli için 1.000 TL, dağıtım bedeli için 1.000 TL, sayaç okuma bedeli için 1.000 TL, perakende satış hizmeti için 1.000 TL ve iletim bedeli için de 1.000 TL olmak üzere 5.000 TL'nin dava tarihiden itibaren işleyecek ticari faiz ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı Uedaş vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve husumet itirazlarının bulunduğunu, EPDK'nın kurul kararıyla belirlediği tarifeleri uygulamanın piyasada yer alan tüm şirketler bakımından bir zorunluluk olduğunu, şirketlerin bu tarifeleri uygulamama yönünde insiyatif kullanmalarının mümkün olmadığını, kurulca onaylanan tarifelerin hüküm ve şartlarını şirket yerine getirmenin, tüketicilerin de tarifelerde ön görülen bedelleri ödemek zorunda olduğunu, şirket için bağlayıcı olan bu uygulamaların dışına çıkılmasının mevcut yasal düzenlemeler karşısında söz konusu olmadığını,
yasal zorunluluk gereği sadece tahsiline aracılı ettiği bir bedellen müvekkil şirketi sorumlu tutmanın hukuka uygul olmadığını, taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı anda geçerli şartların karşılıklı edimlerin belirlenmesinde önemli rol oynadığını, hangi bedellerin alanıcağı ve ne şekidehesaba dahil edileceğinin sözleşmenin kurulduğu anlda belli olduğunu, tacir olan davacının da şartalı bildiğini, müvekkil şirketin fiyatlandırma politikasında tek söz sahibi olmadığını, kamu otoritesince belirlenmiş kurallara bağlı olduğunu,
sözleşme şartlarının davacı lehine geçmişe dönük biçimde değiştirilebileceğinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Eletrik Perakende Satış A.ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yürürlükteki mevzuata uygun davrandığını, yasal zorunluluk gereği tahsiline aracılık ettiği bedellerden sorumlu tutulmasının hukuken kabul edilemez olduğunu, yasalara ve mevzuata uygun davrandığı için cezalandırılamaz olduğunu, dava konusu edilen bedellere ilişkin kanun hükmü ve kurul kararı yürürlükte ve mevzuatın bir parçası olduğundan bu bedellerin tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
Davalı Türkiye Elektrik Dağıtım A.ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal sürede açılmadığını, zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkili kurumun davada herhangi bir hasım rölünün bulunmadığını, esasa yönelik itirazlarında ise ; davanın EPDK 'ya ihbar edilmesi gerektiğini, davada Danıştay'ın görevli bulunduğunu belirterek davanın usul , husumet ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava, elektrik aboneliğinden kaynaklı kayıp kaçak dağıtım sayaç okuma bedeli, parakende satış hizmeti bedekli ve iletim bedeli adı altında yapılan tahsilatların hukuksuz olduğundan bahisle geri iade istemidir.
Davacı tarafından idari işlemin iptali talep edilmediği, uyuşmazlığın taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinden kaynaklandığından , davalının görev itirazının reddine, alacağın tespiti bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden, belirsiz alacak davası açılamayacağı yönündeki itirazın reddine, dava konusu abonelik sözleşmesi taraflar arasında imzalanmış olduğundan ve alacak sözleşmeye dayalı olarak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan husumet ve zamanaşımı itirazlarının da reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce yargılama yapılmış, Abone dosyası, elektrik alım sözleşmeleri, faturalar , ödeme belgeleri celp edilmiş, konusunda uzman bir elektrik mühendisi bilirkişi ve SMMM bilirkişine dosya tevdii edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep miktarında arttırım yaparak davasını slah etmiştir.
Taraflar arasındaki elektrik enerjisi alım satımından doğan uyuşmazlığın giderilmesi yönünden; davalı şirket nezdindeki davacıya ait abone dosyası getirtilerek ve taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler dosyaya eklenilerek; dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, bilirkişi kurulundan 12/05/2017 tarihli rapor alınmıştır.
Alınan bilirkişi raporu kapsam ve nitelik itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmüştür. sayaç okuma bedeli farkı olan 15.902,19 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, davalı Tedaş yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair karar verilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkememizden verilen 17/11/2017 tarih ve ... Esas, ... sayılı karar Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD'nin 18/04/2018 tarih 2018/240 Esas ve 2018/289 Karar sayılı ilamı ile özetle;''...Dosya kapsamında davacının serbest tüketici olarak davalı şirket ile yaptığı bir anlaşma olup olmadığı belirsizdir. Mahkeme, davacının serbest tüketici olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapmaksızın davacı şirketi serbest tüketici kabul ederek buna göre hüküm kurmuştur.
Yargıtay 3.H.D’ nin 2013/15529- 2013/16855 ve 2015/7683 -2016/661 sayılı kararları da perakende satış hizmet bedelinin sabit ücretin üzerinde kalan kısmının geçmişe yönelik olarak istenilebilmesi için tarafın serbest tüketici olup olmadığının belirlenmesi gerektiğine yöneliktir.Mahkemece davacının serbest tüketici olup olmadığına ilişkin araştırma yapılarak Danıştay 13.Dairesi’nin iptal kararının serbest tüketiciler için uygulanacağı da dikkate alınıp davacının yukarıda belirtilen yönetmelikler gereğince hangi dönemlerde serbest tüketici sayılıp sayılmayacağı belirlenip gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınıp,
davalı UEDAŞ vekilinin davanın EPDK’na ihbarını talep etmesi de dikkate alınarak bu konuda gerekli işlemler yapılarak ve davacının diğer talepleri de değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekiğinden...'' bahisle kararın kaldırılmasına dair karar verilmiş, dosya yeniden bir değerlendirme yapılmak üzere mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Davalı Uedaş vekili tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu davaya ihbar edilmiştir. Davalı şirketlere müzekkere yazılarak davacı ile serbest tüketici olarak bir anlaşma ve işlem yapılıp yapılmadığı hususu sorulmuş, davacı şirket ile serbest tüketici olarak yapılmış bir anlaşma mevcut olmadığı bildirilmiş, dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilerek BAM kararı doğrultusunda kararda belirtilen yönetmelikler çercevesinde hangi dönemlerde serbest tüketici sayılıp sayılmayacağı hususununda bir değerlendirme ve hesaplama yapılmasının istenilmiş,
06/12/2018 tarihli ek raporda özetle.
2009-2010-2011 yılları için yeniden yapılan değerlendirmeler sonucu 2009 yılı iin 12 adet sayaç okuma işlemi X 3.233 TL =38,79 TL, 2010 yılı iin 12 adet sayaç okuma işlemi X 3. 437 TL =24,05 TL, 2011 9 yılı iin 12 adet sayaç okuma işlemi X 3.730 TL =44,76 TL olmak üzere ceman 107,60 TL hesaplandığını, davacı aboneden fazladan tahsil olunan 2009-2010-2011 yıllarına ait Nispi sayaç okuma bedelleri toplamı 15.927,67 TL olduğunu, böylece 2009-2010-2011 yıllarına ait nispi sayaç okuma bedelleri fart tutarı ise.
15.927,67-107,60 =15.820,07 TL'na tekabül ettiği hesaplandığını, ancak yukarıda hesaplanan dava konusu dönemlere dair yıllık toplam tüketim miktarları EPDK tarafından serbest tüketiciler için belirlenen yıllık tüketim limitlerinin üzerinde olduğu ve davalı şirketlerce davacı abone için serbest tüketici statüsünde işlem yapıldığı anlaşılmakta ise de, Yargıtay Kararlarında işaret olunan sersest tüketici belgesi alınmasına yönelik uygulama kapsamında düzenlenmesi gereken serbest tüketici belgelerinin sunulmamış olması karşısında doğan hukuki sonuçların mahkeme takdirinde olduğunu bildirmiştir .
Tüketicinin serbest tüketici sayılabilmesi için sadece yıllık tüketim miktarının limiti aşması yeterli olmayıp 6.maddedeki şartların da yerine getirilmesi gereklidir.Serbest Tüketici Yönetmeliğinin serbest tüketici belgesi verilmesiyle ilgili 6/2 fıkrası 16.03.2013 tarihinde yayımlanan yönetmelikle birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.Değişen mevzuat gereği 16/03/2013 tarihi sonrası serbest tüketici belgesi verilmesi işlemlerine son verilmiştir.Dava konusu dönemler 2007/01-2011/12 arası tarihleri kapsamaktadır.Davacının toplam tüketimleri 2007-2008 yılları için sınır tüketim miktarlarını ulaşılmadığı,
2009-2010-2011 yılları için EPDK tarafından serbest tüketiciler için belirlenen yıllık tüketim limitlerinin üzerinde olduğu, dava konusu dönemlere dair yıllık toplam tüketim miktarları EPDK tarafından serbest tüketiciler için belirlenen yıllık tüketim limitlerinin üzerinde olduğu ve davalı şirketlerce davacı abone için serbest tüketici statüsünde işlem yapıldığı anlaşılmakla özellikle davalı şirketler tarafından davalı hakkında serbest tüketici gibi işlem yapması göz önüne alınarak mahkememizce davacının serbest tüketici sayılarak 15.820,07 T.L miktarında hesaplanan nisbi sayaç okuma bedel farkının davalılardan tahsiline dair karar vermek
gerekmiş, davalı Tedaş yönünden fatura düzenleyen ya da faturalar üzerinde yapılan kesintilerden gelir sağlayan olmadığından bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır. Hakim · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/697, K. 2019/271, 15 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama