KÜNYE
T.C. Bursa
- Mercii
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/656
- Karar No
- 2019/1708
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2019
- Esas no
- 2019
- Karar no
- 2019
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. .
- Davalı
- —
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 12/07/2019
- Karar yazım tarihi
- 28/01/2020
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememize tevzi edilen Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili ...'ın davalı şirket ... ... Ltd.
Şti'nde 1/25 hisse sahibi olup, işbu hissesini 29/11/2010 tarihinde şirket ortaklarından davalı ...'a noterlikte yapmış oldukları Bursa 20. Noterliğinin 19348 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile devrettiğini, müvekkilinin yasaya uygun olarak hisse devrini gerçekleştirdiğini ve ortaklık sıfatını kaybettiğini, zira müvekkilinin hisse devrini gerçekleştirdiği tarih olan 29/11/2010 tarihinde 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu yürürlükte olup, söz konusu hisse devrine ilişkin usul şartları yönünden işbu kanun hükümlerine göre eksiksiz şekilde tamamlandığını, müvekkilinin noterce düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile hissesini devrettiğini,
yine aynı gün şirketteki tüm ortakların imzasıyla bu devir kabul edilerek karar defterine işlendiğini, pay defterine de işlenmesi suretiyle devir işleminin tamamlandığını, şirket ortakları tarafından ticaret sicile tescil ettirilmesi kaldığını ancak kalan şirket ortaklarının bu hisse devrini ticaret sicil müdürlüğüne tescil ettirmediğini, müvekkilinin 2010 yılında hissesini şirket ortaklarından ...'a devretmekle işbu şirketten ayrıldığını ve şirketle hiçbir bağı kalmadığını, 10 yıl önce tüm bağını kestiği bir şirkette ortak olarak gözükmekte olan müvekkilinin mağduriyet yaşadığını,
bu nedenlerle öncelikle TTK hükümleri uyarınca yapılan hisse devrinin tesciline ve müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.
DELİLLER
Dava dilekçesi, noter devir sözleşmesi, noterlikçe onaylanmış hisse devrine ilişkin şirket kararı, ticaret sicil kayıtları pay defteri, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, davacının hisse devrinin tespiti ve davalı şirketten çıkarılması, hisse devrinin ticaret siciline tescili ve ilanı istemine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış olup davalı şirket temsilcisi beyanında, açılan davayı kabul ettiklerini, dava konusu hisseyi davacıdan devraldıklarını, pay defterine kaydettiklerini beyan etmiştir.
Davacı yan, limited şirket hisse devir sözleşmesi nedeniyle şirket ortaklığından ayrıldığının tespiti ve ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nun 598. maddesinin 1. fıkrası "Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur." 2. fıkrası ise "Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması halinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir." hükmünü içermektedir. Anılan hüküm gereğince, şirket müdürü tarafından tescil yaptırılmaması halinde ayrılan ortak adının silinmesi için ticaret siciline başvurabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikteki 26/10/2015 tarih ve 2015/4058 Esas 2015/10985 Karar sayılı ilamı ve 2019/330 Esas ve 2019/7807 Karar sayılı İlamında açıkça vurgulandığı da "Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin ticaret siciline tescili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 598/2. maddesi gereğince, şirket müdürü tarafından tescil yaptırılmaması halinde ayrılan ortak adının silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Yasa'nın bu hükmüne göre, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar dava şartı olup dava şartının bulunmaması halinde davanın usülden reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." denilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasa hükmü karşısında, davacının davalının da kabulunde olduğu üzere limited şirketteki pay devrinin ...'a devredildiğinin tespiti ile davacının hisse devrinin tescili, ilanı ve çıkarılma talepleri yönünden davacının davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar ise dava şartı olup dava şartının bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/656, K. 2019/1708, 26 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama