İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/833 K.2022/1221

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2020/833Karar2022/1221Tarih3 Kasım 2022Okuma12 dk · 2.337 kelime

KÜNYE

T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa

Karar tarihi
3 Kasım 2022
Esas no
2020/833 Esas
Karar no
2022/1221
Hakim
... ...
Katip
... ...
Davacı
... - ... ...
Vekili
Av. ... -
Davalı
... - ...
Vekili
Av. ... -
Dava
Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
Dava tarihi
21/12/2020
Karar yazım tarihi
04/11/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.337 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin 11.12.2019 tarihli, 0000000000187102 numaralı ve 27.12.2019 tarihli,

0000000000187163 numaralı faturalara istinaden davalı şirketten baskılı %100 viskon kumaş, %85 tencel

%15 pe boyalı ema kumaş, %100 cv fas kumaş ve %40 linen %30 rayon %30 viscose visket kumaş almış

ve malın sevkiyatı da yapılarak söz konusu mallar müvekkili şirkete teslim edildiğini,

Akabinde bahis konusu kumaşların, davacı müvekkili şirket tarafından müvekkilinin ticari ilişkisi

gereği 21.01.2020 tarihinde ... Grup Danışmanlık İletişim ve Satış Tic. A.Ş.(...)’ye sunulmuş ve

fakat kumaşların kalite standartları gereği onay alamadığını, kumaşların ... tarafından reddedildiği

hususunun da aynı gün şirkete telefonla bildirilmiş ve ayrıca şirket yetkilileri ile mail yazışmaları yapılmak

suretiyle malın iadesi yoluna gidilmesi çalışıldığını, fakat müvekkilinin iade talebinin davalı şirket

tarafından reddedildiğini, devam eden süreçte tüm bu hususlarla ilgili olarak davalı şirket yetkilileri ile

müvekkili şirket arasında sürekli olarak mail yazışmaları yapıldığını, müvekkili şirketin konuyla ilgili

çözüm üretileceğinden bahisle sürekli olarak oyaladığını, yazışmalarda malın ayıplı olduğunun kabulüne

rağmen müvekkili şirketin iade taleplerini yine reddedildiğini,

müvekkili şirketin karşı tarafın satmış olduğu ipliklerde bulunan hata/ayıp sebebiyle almış olduğu

siparişleri müşterilerine teslim edemediğini, müşterileri tarafından müvekkili şirket aleyhine reklamasyon

faturaları düzenlendiğini ve müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını, müvekkili şirketin yaşanan bu hadiseler sonucunda aynı zamanda prestij kaybına ve manevi zarara da uğradığını,

dava konusu ayıplı kumaşların tamamının sevk edildiği şekilde müvekkili şirketin depolarında

bekletildiğini, sayın mahkemenin dilediği zaman bu kumaşlar üzerinde bilirkişi incelemesi

yaptırabileceğini, kaldı ki davalı şirketin mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere dava konusu

kumaşların test edilmesi sürecini dahi uzattığını ve nihayetinde yetkili bir kurumda kumaşların testine de

onay vermediğini,

dava dilekçeleri ekinde bulunan ve tüm süreci özetleyen mail yazışmalarında da açıkça görüleceği

üzere, müvekkili şirketin yetkililerinin ısrarla, her iki tarafın üzerine mutabık kalacağı bağımsız ve yetkin

bir kurumda söz konusu kumaşların testlerinin yaptırılması ve çıkan sonuca göre ortadaki problemin

çözülmesi teklifinde bulunmuş ise de davalı şirket yetkililerinin hiçbir koşulda bu çözüme yanaşmadığını,

İstanbul Teknik Üniversitesi Tekstil Teknolojileri ve Tasarımı Fakültesi’nden uzman görüşü

alındığını ve bölüm başkanı Doç. Dr. Umut Kıvanç ŞAHİN raporunda “dijital baskı sonrası mekanik

işlemler sırasında kumaş yapısındaki ipliklerin zorlandığı, hatanın dijital baskı işlemlerinden kaynaklandığı

kanaatine varıldığını” beyan ettiğini,

sundukları kumaş fotoğraflarında kumaşlar üzerindeki hataların üretici firma tarafından kılçıkla

işaretlendiği ve buna bağlı olarak çok sayıda kılçıklı hata işaretinin bulunduğu açıkça görülebildiğini, gerek mail yazışmaları gerekse müvekkili şirket yetkilisinin defalarca Bursa’ya gitmesinin sorunu

çözmediğini, davalı şirket sürekli olarak süreci uzatarak sorunu çözmekten kaçtığını,

müvekkili şirketin aldırmış olduğu detaylı rapora rağmen davalı şirketin malı iade almaya ve fatura

bedelini ödemeye ilişkin tüm taleplerini reddettiğini, akabinde müvekkili şirketin, 15.09.2020 tarih ve

GIB2020000000361 numaralı 19.702,22-USD iade faturası keserek Beyoğlu 57. Noterliği’nin 17 Eylül

2020 tarih 18682 yevmiye no.lu ihtarnamesiyle davalı şirketi son kez ihtar ettiğini ve Türk Ticaret

Kanununun 25. maddesi uyarınca daha önce defalarca bildirilen ayıp ihbarını tekrarla ihtarnamenin

tebliğini müteakip 7 gün içerisinde öncelikle ayıplı malın iadesinin yapılabilmesi için tevdi mahallini

bildirilmesini aksi halde tevdi mahallinin tespiti için hukuki yollara başvurulacağını ve bundan kaynaklı

tüm maliyetlerin davalıya fatura edileceğini, 19.702,22-USD iade faturası bedelinin ödenmesini, aksi halde

Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve sair kanunlardan kaynaklanan tüm haklarımızı kullanarak

huzurdaki bu davayı açacaklarını ihtar ettiklerini ileri sürerek, müvekkili şirkete satılan kumaşların ayıplı olduğunun tespiti ile iadesine ve

19.702,22-USD tutarlı iade faturası bedelinin müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet

ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, satış faturasına süresinde itiraz edilmediğini, satılan kumaşların stok mal olduğu davacı tarafça bilinmekte olduğunu, davacının kumaşlarda makul kabul edilecek düzeyde hatanın bulunduğunu bildiği halde kumaşlar için ödeme yaptığını,

mallarda bir takım hataların bulunduğunu gösterdiklerini ve buna rağmen malları kabul ettiklerini

dava dilekçelerinde açıkça ifade ettiklerini,

3. Kişi firmanın (...) söz konusu kumaşları davacıdan kabul etmemesinin nedeni malların

hatalı olması değil, davacının kumaşları trendyolun istediği gibi kesememesi olduğunu,

Mail yazışmalarında davacının ayıp iddialarının kabul edilmediğini, aksine söz konusu kumaşların

nasıl kesilmesi gerektiği ile ilgili davacıya teknik bilgi verilmiş olduğunun görüldüğünü, Davacının aldırmış olduğu raporun taraflar arasındaki uyuşmazlık için teknik ve hukuki anlamda

geçerliliği olabilecek bir rapor olmadığını,

Davacının iddia ettiğinin aksine Dünya standartlarına uygun 3. bir kuruluştan rapor alınmış ve bu

rapor ile davacının iddialarının yerinde olmadığının tespit edildiğini,

Müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, söz konusu ticari ilişki dava dışı ...

Grup Danışmanlık İletişim ve Satış Tic. A.Ş.’nin (...) müvekkilinin stoklarında kalan ham ve

mamul stok kumaşlar ile ilgilenmesi ile başladığını, davacının da aralarında olduğu üç farklı firmanın bu

kumaşları müvekkilden satın alması için ...’un aracılık ettiğini, akabinde davacı ile müvekkilinin bir

takım görüşmeler gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davacıya numune kumaşları gönderdiğini, davacının

numune kumaşları inceleyip onaylaması ile birlikte 11.12.2019 tarihli fatura ile ilk kumaş satışı

yapıldığını, davacının bu kumaşların 11.12.2019 tarihli faturası için 19.12.2019 tarihinde ...’un

çekini müvekkiline cirolayarak verdiğini, müvekkilinin de çekin vadesi geldiğinde ödemesini aldığını,

daha sonrasında müvekkilinin vermiş olduğu kumaşlardan memnun kalan davacıya 27.12.2019 ve

02.01.2020 tarihlerinde yeniden kumaş satışı yapıldığını, davacının bu faturaların ödemesini de 10.01.2020

tarihinde yine ...’a ait çekleri cirolayarak yaptığını, müvekkilinin çekin vadesi geldiğinde ödemesini

aldığını, dolayısıyla davacı müvekkilinden almış olduğu ürünlerden memnun kaldıkça yeniden sipariş

vermiş ve ödemesini yapmış olduğunu, davacının bu aşamada müvekkili tarafından kendisine düzenlenen

faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesinde belirtildiği üzere faturayı aldığı tarihten

itibaren sekiz gün içinde bir itirazda bulunmamış olduğunu, dolayısıyla faturaların içeriğini kabul etmiş

olduğunu, dava konusu faturalar incelendiğinde faturalar üzerinde söz konusu kumaşlarla ilgili “satılan mal

geri alınmaz ve değiştirilmez.” “mal müessesemizden çıktıktan sonra hiçbir mesuliyet kabul edilmez.” “8

gün içerisinde itiraz edilmezse fatura aynen kabul edilmiş sayılır.” “Müşteriye teslim edilen mal sonradan işleme tabi tutulduğunda hiçbir mesuliyet kabul edilmez.” şeklinde hükümlerin yer aldığı açık ve net bir

şekilde görüldüğünü, bu hükümler taraflar arasında yapılan kumaş alım satımına ilişkin tarafların üzerinde

anlaşmış olduklarını, davacı tarafın da itiraz etmediği hükümler olduğunu, dolayısıyla yaklaşık bir yıl sonra

dava konusu mallara ilişkin olarak iade faturası düzenleyen davacının bu faturasının kabul edilebilmesinin

mümkün olmadığını, diğer taraftan müvekkilinin kesinleşen ticari defter ve kayıtlarına göre bu satışlardan

dolayı davacıdan alacağı da bulunduğunu,

davacı, kumaşların bir kısmının ayıplı olduğunu iddia etmişse de basiretli bir tacir gibi davranması

gereken davacının bu ayıp iddiasını süresinde ve usulüne uygun bir şekilde öne sürmesinin gerektiğini,

davacının, dava konusu kumaşları teslim aldıktan sonra yasal süreler içerisinde gerekli incelemeleri

yapmadığı gibi bu konuda müvekkiline ayıp ihbarında bulunmadığını, nitekim ihbarın ispatı davacı

üzerinde olup davacı buna ilişkin herhangi bir delil sunamadığını, söz konusu satış işlemlerinin üzerinden

yaklaşık 9 ay geçtikten sonra göndermiş olduğu 17.09.2020 tarihli ihtarnamesinin ise hukuken ayıp ihbarı

niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığını, kaldı ki taraflarınca Bursa 10. Noterliği’nin 24.09.2020

tarih ve 36726 sayılı ihtarnamesi ile söz konusu iade faturalarını ve ihtarname içeriğindeki diğer iddiaların

kabul edilmediğine dair cevap verildiğini,

davacının ayıbın ihbarına ilişkin taraflar arasındaki mail ve whatsapp yazışmalarını delil olarak

gösterdiğini ve kumaşların ... tarafından reddedildiği hususunu bu yollarla bildirdiğini iddia etmişse

de söz konusu mail ve whatsapp yazışmalarının da ihbar niteliğinde kabul edilemeyeceğini, 13.01.2020

tarihinde davacı firmanın yetkilisi tarafından müvekkili şirket çalışanına whatsapp üzerinden gönderilen

mesajda 11.12.2019 tarihli fatura ile davacıya satılan 720,80 mt BOHAİ STRECH kumaşın daha yoğun

gofreli olması istenmesine rağmen düz gofresiz olduğu bu nedenle onaylanmazsa iade edilebileceği ifade

edildiğini, 21.01.2020 tarihinde bu sefer müvekkili şirket çalışanı mesaj atarak 13.01.2020 tarihinde

konuştukları BOHAİ STRECH kumaşların ne olduğunu sorduğunu, davacı firmanın yetkilisi ise kumaşın

onaylanmadığını ifade ederek BOHAİ STRECH kumaşları iade edeceğini ifade ettiğini, müvekkilinin de

söz konusu kumaşların istenildiği gibi olmadığını, iade edilebileceğini kabul ettiğini, nitekim davacı

firmanın buna istinaden 21.01.2020 tarihli satış faturası ile bu kumaşları müvekkiline iade ettiğini, Sonuç olarak davacının dava dilekçesinde; dava konusu kumaşların 21.01.2020 tarihinde ...

tarafından onaylanmadığını, bu hususun aynı gün müvekkile telefonla bildirildiğini iddia etmişse de bu

tarihte taraflar arasında iadesi konuşulan kumaşlar BOHAİ STRECH kumaşlar olduğu bunların davayla

hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacının söz konusu bu dava ile BOHAİ STRECH kumaşların bedelini talep

etmediğini, nitekim bu kumaşların istenilen gibi olmadığı müvekkili tarafından kabul edildiğini, davadan

çok daha önce iadesi alınmış ve davacının borcundan düşüldüğünü, dolayısıyla davacının dava konusu

olmayan kumaşlarla ilgili konuşmayı öne sürerek ihbar konusunda mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını,

Kumaşların müvekkilinin depolarında daha önceden üretimi yapılmış, ihraç fazlası, ham ve mamul

halde satılmayı bekleyen ucuz kumaşlar olduğunu, bu kumaşların müvekkili tarafından zamanında

üretilmiş, ancak zaman içerisinde değerini kaybetmiş olduğunu, genel olarak devamı olmayan, 1. kaliteye

satılabilecek durumda olan, maliyetinden daha düşük veya hemen hemen maliyeti ile aynı fiyatlı olan,

işlenemeyecek seviyede olmayan ve tekstil sektöründe yaygın olarak alım ve satımı yapılan kumaşlar

olduğunu, ...’un müvekkilinin stoklarında bekleyen bu kumaşların firmalar tarafından alınıp

işlenerek kendilerine satılması ile ilgili müvekkili ile görüşme gerçekleştirdiğini, müvekkilinin de bu

projeyi kabul etmiş olduğunu, nitekim müvekkilinin elinde stok olarak bulunan bu kumaşları ...

aracılığı ile üç farklı firmaya sattığını, müvekkilinin davacıya kumaş satmış, bu kumaşlardan BOHAİ STRECH’in istenen özelliklerde

olmadığının müvekkili tarafından da kabul edildiğinden iade alındığını, FELİSA 21 kumaşın ayıplı olduğu

iddiası ile müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin kontrollerini yaptığını, ayıplı olmadığı ortaya çıkınca

bu kumaşın davacı tarafından tekrar alınmasını davacıya defalarca bildirdiğini, buna ilişkin talep hakkının

saklı tutulduğunu, bunların dışında dava konusu kumaşlarla ilgili müvekkiline zamanında ve usulüne

uygun bir şekilde ulaşan bir ayıp ihbarı bulunmadığını, müvekkiline elinde bulunan stok malları

kumaşların normal fiyatının çok altında bir değerde adeta satış bedelinden kendiliğinden tenzil yapılmış

şekilde davacıya sattığını, davacının kendi kusuru ile kesimini yapamadığı kumaşları çok sonra müvekkiline

iade etmeye çalışmakta olduğunu, müvekkilinin söz konusu kumaşlarda hata olduğu yönündeki iddialarını

kabul etmesinin mümkün olmadığını, ileri sürerek davanın reddine, Yargılama giderlerinin davacı

üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

KANITLAR

İcra dosyası, fatura, ihbarname, mail ve whatsapp mesajları, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.

KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME

Dava, davalı şirket tarafından davacı şirkete satılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı ayıplı ise ürünlerin ve bedelinin iade talebinin yerinde olup olmadığının tespitine ilişkindir.

Mahkememizce, İstanbul NATM'ye talimat yazılarak tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmesi açısından mahallinde keşif yapılmak suretiyle 1 Tekstil Mühendisi bilirkişiden rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Alınan 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu kumaşların 11.12.2019 ve 27.12.2019 tarihlerinde teslim alındığı, kumaşlarda tespit

edilen ayıpların gözle yapılacak muayene sonucu belirlenebilecek tipte açık ayıplar oldukları, ayıp

bildiriminin 25.02.2020 tarihli whatsApp mesajı ile yapıldığına, Ayıp bildiriminin zamanında yapılıp yapılmadığı mahkemenin takdirinde olduğuna, Şayet Mahkeme ayıp bildiriminin zamanında yapıldığı kanaatinde olursa,

Fas 2 Oranc kumaşta 7,32 metrede 1 adet hata olduğu, Civ Fas 2 Siyah zemin pembe puantiyeli

kumaşta 7,08 metrede 1 adet hata olduğu, bu bakımdan bu iki tip kumaşta fazla miktarda hatalı kısım

bulunduğuna, bu bakımdan iade edilebileceğine,

Visket 1 Lacivert kumaşta boyuna yönde izler bulunduğu, Marlem 1 Pembe zebra ve kahve sarı desenli kumaşlarda ise enine yönde çok sayıda bant olduğuna, bu bakımdan iade edilebileceklerine, İade edilebilecek kumaşların toplam 3.075 metre, 7.549,00 USD. (Amerikan Doları) olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mahkememizce; Bakırköy NATM'ye talimat yazılarak dosyaya rapor sunan bilirkişi İrfan Baycan'a dosyanın tevdi edilerek tarafların rapora itirazları tek tek irdelenmek suretiyle ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Alınan 10/08/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Kök raporda vardığı görüş ve kanaati değiştirir nitelikte bir delil olmadığına, davaya konu kumaşların 11.12.2019 ve 27.12.2019 tarihlerinde teslim alındığı, kumaşlarda tespit

edilen ayıpların gözle yapılacak muayene sonucu belirlenebilecek tipte açık ayıplar oldukları, ayıp

bildiriminin 25.02.2020 tarihli whatsApp mesajı ile yapıldığına, ayıp bildiriminin zamanında yapılıp yapılmadığının mahkemenin takdirinde olduğuna, Şayet Mahkeme ayıp bildiriminin zamanında yapıldığı kanaatinde olursa, dosya içindeki

yazışmalardan dava konusu kumaşların tamamının ... firmasına yapılacak üretim için kullanılacağı

anlaşılmakta olduğu, şayet Mahkeme ayıp ihbarının zamanında yapıldığı kanaatinde olursa ayıplı

olmayan proje kapsamındaki kumaşların tamamının iadesinin istenebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Ayıplı eser, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda eserde sözleşmesi ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenicinin kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için sorumluluğu devam eder.

Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir.

Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Yine ayıp bedelinin de ayıbın ortaya çıktığından itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak hesaplanması gerekir.

Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat kuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.

Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.”

Davaya konu kumaşların 11.12.2019 ve 27.12.2019 tarihlerinde teslim alındığı, kumaşlarda tespit

edilen ayıpların gözle yapılacak muayene sonucu belirlenebilecek tipte açık ayıplar oldukları, ayıp

bildiriminin 25.02.2020 tarihinde yapıldığı, ayıp bildiriminin süresinde yapılmadığı, kumaşların ayıplı haliyle kabul etmiş sayılacağı, ayıba ilişkin ihbar yükümlülüğünün belirtilen yasal süre içerisinde yerine getirilmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlere,

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 2.584,26 TL'den mahsubu ile artan 2.503,56 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,

4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı yararına ölçümlenen 23.815,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/11/2022

Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. · Aslının aynı olduğu tasdik olunur. · Katip ... · E,E-imzalıdır.

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/833, K. 2022/1221, 3 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Kanıtlar
  7. Kanıtların Değerlendirmesi Ve Hukuki Nitelendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/833
Karar No
2022/1221
Tarih
3 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/834 K.2022/1192
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2020/835 K.2022/1206
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/835 K.2022/829
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2020/837 K.2022/2183
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/840 K.2022/779
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/842 K.2022/974

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.