KÜNYE
T.C. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/230
- Karar No
- 2025/24
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Esas no
- 2024
- Karar no
- 2025
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ..
Karar Metni
1.295 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
Av. ..
DAVALI
... - ... ... VEKİLİ : Av. ..
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 14/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı Tasfiye Halinde SS.... Yapı Kooperatifi.
12 adet villanın kaba inşatını yapması için müvekkili ile sözleşme imzalayarak anlaşma yaptığını, daha sonra müvekkilinin, inşaatta birtakım işler yaptıktan sonra kooperatif yönetimi değişerek yerine yeni bir yönetim kurulu geldiğini, o dönemdeki yeni yönetim kurulu üyelerinin, eski yönetim kurulu üyeleri ile birtakım konularda anlaşamadığını, eski yönetimin işe aldığı müvekkilinin iş akdini davalı kooperatifin yeni yönetim kurulu üyeleri haksız yere feshettiğini, 8 ay boyunca çalıştığı inşaata giremediğini,
iş yapmasını engellediğini ve müvekkilinin inşaatta bulunan malzemelerinden olan kalıplarını nizama aykırı olarak kırarak söküp atmak suretiyle kullanılmaz hale getirdiğini, müvekkilinin de bu olumsuz durumlar sebebiyle para kazanamadığından birlikte çalıştığı işçilerin maaşlarını ödeyemediğini, borç alarak diğer işçilerin maaşlarını ödemek zorunda kaldığını, davalı kooperatifin yönetim kurulu üyelerinin müvekkilinin ciddi derecede maddi zarara uğramasına sebep olduğunu, ayrıca müvekkilinin eski yönetimden fazla para aldığı iddiasıyla, İnegöl 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin ................
K. Sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, dosyanın Yargıtayca bozulması üzerine İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
Esas Sayılı dosyasının müvekkili aleyhine açılan istirdat davasının reddi ile müvekkilinin açtığı alacak davasının kabulüne karar verildiğini, davalı kooperatifin kusurlu davranışı sebebiyle müvekkilin uğradığı munzam zarar karşılığı olan şimdilik 100-TL tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; huzurdaki davanın kısmi alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, tamamen soyut iddialardan ibaret olup bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının delil olarak değindiği dosya kapsamında bu zamana kadar 6 tane bilirkişi raporu alındığını, alınan raporlarda farklılıklar bulunduğunu, aslında dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları incelenip karşılaştırıldığında farklılıkların neyden kaynaklandığı hangi hususların doğru olduğu ortaya çıkacağını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR
Asliye hukuk dosyası, BTSO, BESOB, Vergi Dairesi yazı cevapları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; taraflar arasında eser sözleşmesinden ötürü davacının davalıdan munzarm zarar istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır.
Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta;
borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde işbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde, Bursa Ticaret ve Sanayi Odasından gelen müzekkere cevabında davacı ...'nın ticaret odasında kaydının olmadığı,
İnegöl Vergi dairesinden gelen cevabi yazı da ise herhangi bir vergi kaydının olmadığı tespit edilmekle, eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilafa yönelik alacak isteminden ibaret olan davanın da mahiyeti gereği mutlak ve tarafların tamamının tacir olmaması göre de nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği dikkate alınarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna, HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/230, K. 2025/24, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama