KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2020
- Esas no
- 2020/25 Esas
- Karar no
- 2020/711
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - (TCKN:...) ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... -(TCKN:...)...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/01/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/12/2020
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lastik alım-satım işleri ile uğraşmakta olup davalı taraf ile aralarında uzun süredir devam eden ve davalı tarafın müvekkilden lastik aldığı bir hukuki ilişki bulunduğunu, bu hukuki ilişki bir cari hesaba bağlanmak suretiyle geçerliliğini sürdürdüğünü, 20.07.2019 tarihli cari hesabın davalı tarafa gönderilmiş olup davalı tarafça süresi içerisinde borca ilişkin herhangi bir itiraz söz konusu olmadığından borç miktarının kesinleştiğini,
borca ilişkin herhangi bir anlaşmazlık olmamasına rağmen davalı tarafın borcunu ödemediğini ve bunun üzerine Bursa 18. İcra Müdürlüğü’nün 2019/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafa borca haksız bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava konusu olayda davalının kötüniyetli olduğunun son derece açık olmakla birlikte borçlu itirazında takdiren kötüniyetli olmasa dahi müvekkilin alacağını zamanında tahsil edememiş olmasından dolayı uğradığı hak mahrumiyetini gidermenin yasal zorunluluk olduğunu,
uğranılan zararı gidermek amacıyla konusu likit bir para alacağı olan bir borcun ödenmemesi sebebiyle açılacak itirazın iptali davalarında davacı yana, alacağının tahsilini durdurmak veya geciktirmek amacıyla yapılan itiraz sebebiyle icra inkar tazminatı isteme hakkı verilmiş olduğunu, ve Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün 2019/...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; açılmış bulunan davayı kabul etmediğini, nitekim müvekkil davacıdan aracına 4 adet lastik aldığını, ancak bir kaç gün sonra lastiklerden biri üretim hatası sebebi ile kullanılamaz hale geldiğini, lastikteki üretim hatası sebebi ile müvekkilin aracında da hasar meydana geldiğini, satın alınan lastiklerden bir tanesinin üretim hatalı olması sebebi ile müvekkil tarafından davacıya iade olunduğunu ve yerine yenisi takıldığını, hatalı lastiğin davacıya teslim edilmiş ve iade edilen lastik halen davacıda olduğunu,
davacının üretim hatası sebebi ile ayıplı bulunan lastiği iade alması ve yerine verdiği yeni lastiğin parasını talep etmesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, lastiğin davacıya iade edildiğine ve lastikte üretim hatası bulunduğunu bu nedenlerle açılmış bulunan davayı kabul etmediğini, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere davacı yanın icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali davası olup; yasal süresi içinde açılmıştır.
Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhine 25.07.2019 tarihinde, cari hesap alacağından kaynaklı 2.150,00 TL asıl alacak, 5,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.155,74 TL üzerinden takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Takip konusu alacağın taraflar arasındaki ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Faturaya konu malın teslim edildiğine dair yazılı bir belge de yoktur. Kural olarak alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.
Yazılı bir belge bulunmaması sebebiyle tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmelidir.
Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür.
HMK'nın 222. Maddesine göre. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir.
HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.
HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır.
HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre.
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır.
Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır. HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır.
Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı defterlerini ibraz ettiği halde davalı taraf mahkememizce verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibrazdan kaçınmıştır, bu hususta davacı kayıtları dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
01/10/2020 Tarihli Bilirkişi Raporuna göre; davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehline delil teşkil edebileceği ve davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlarına göre 1.900,00 TL tutarında alacaklı olduğu,
dosya kapsamından, davacı tarafından, davalı gönderilmiş herhangi bir ihtar olmadığından davacı tarafın işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla, bu sebeple mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 1.900,00-TL asıl alacak tutarı üzerinden talepnamedeki koşullarla birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına da hükmolunarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ✍e-imzalı Hakim ... · ✍e-imzalı
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/25, K. 2020/711, 10 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama