KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Bursa
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2021
- Esas no
- 2021/49
- Karar no
- 2021/72
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...UETS
- Davalı
- ... - ...
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 25/01/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/01/2021
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 17.01.2012 tarihinde kurulmuş olan ...
Hizmetleri Ltd Şti’nin %30 oranda hissedarı olduğunu, şirketin diğer ortakları da %30 hisse oranında müvekkilin kardeşi ...ve %40 hisse oranında ... olduğunu, ortaklardan ...'nin 01.02.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile adı geçen şirketin 10 yıl süre ile müdürü olarak atandığını ve müdürlük yetkilerini kullanarak şirket faaliyetlerini takip ettiğini, yurt dışında yaşayan müvekkili ve kardeşinin, şirket ortağı olarak şirket faaliyetlerinin nasıl ve ne durumda olduğu hususunda şirket müdüründen müteaddit defalar bilgi istediğini ancak adı geçen ortak müdür tarafından müvekkilinin sürekli oyalanarak bilgilendirme yapılmaktan kaçınıldığını,
bunun üzerine müvekkilinin, resmi kayıtlar üzerinde inceleme yaptığını ve şirkette bir takım usulsüz işlemler yapılmış olduğunu öğrendiğini, usulsüz işlemler arasında şirketin tasfiyesi işlemi de bulunmakta olduğunu, şirket müdürü olarak görev yapan davalının, 09.08.2016 tarihinde, tek başına diğer ortaklara usulüne uygun tebligat yapmadan, 2012-2013-2014-2015 yılları faaliyetleri ile ilgili genel kurul toplantısı yaptığını, toplantıda da müdürün ibra edildiğini ve şirketin faaliyetinin devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiyeye gidilmesi yönünde karar alındığını, müdür ... de tasfiye memuru olarak atandığını,
toplantı hazirun cetvelinde de müvekkil ve kardeşinin toplantıda hazır olmadığı halde varmış gibi gösterildiğini ve adlarına sahte imzalar atıldığını, keza şirket tasfiye sürecinde iken 30.09.2017 tarihinde yine ortak müdür ...'nin tek başına, diğer ortaklara usulüne uygun tebligat yapmadan, 2016-2017 yılları faaliyetleri ile ilgili genel kurul toplantısı yapmış, toplantıda da müdürün ibra edildiği, tasfiyenin tamamlandığı, son ve kesin kapanış bilançosunun onaylandığı ve tasfiye memurunun ibra edildiği vs. yönünde kararlar almıştır.
Toplantı hazirun cetvelinde de yine müvekkil ve kardeşi toplantı tarihinde yurt dışında olduğu ve toplantıda hazır olmadığı halde varmış gibi gösterilmiş ve adlarına sahte imzalar atıldığını, müvekkilinin 2012 yılında kurulmuş olan ve kurulduğundan bu güne kadar da dershane ve özel okul işletmeciliği gibi çok gelir getiren bir sektörde faaliyet gösterdiğini ve %30 hissesi bulunan bir şirketten hiçbir şekilde kar payı almadığını, şirketin geliri-gideri hakkında hiçbir şekilde bilgi sahibi olamadığını,
müvekkilin yokluğunda sahte imzalarla ve usulsüz işlemlerle şirket tasfiye edildiğini ve müvekkilin alacaklarını/ haklarını alması engellendiğini, şirket ortakları haberdar edilmeden sahte imza ile düzenlenen evraklarla genel kurul toplantısı yapılarak şirketin tasfiyesine dair karar alınması ve şirketin tasfiye edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğundan müvekkilin, ortağı olduğu şirketten haklarını talep edebilmesi için tasfiye işleminin iptali ile sicilden terkin edilmiş olan şirketin ihya edilmesi gerektiğini, diğer taraftan usulsüz işlemleri yapan şirket müdürü davalı hakkında da evrakta sahtecilik,
güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından dolayı suç duyurusunda da bulunulduğunu, ayrıca şirketin ihyası davasında davalı taraf olarak, ticaret sicil müdürlüğünün ve tasfiye memurunun gösterilmesi ve husumetin bu kişilere yönetilmesi gerekmekte ise de tasfiye memuru ve aynı zamanda şirket müdürü ve ortağı olan davalının tasfiye memuru olarak atanması işlemleri usulsüz ve hükümsüz olduğundan ve dolayısıyla bu kişinin tasfiye memuru sıfatı bulunmadığından bu kişiye husumet yöneltilemeden ticaret sicil müdürlüğü taraf gösterilerek Bursa 3.Ticaret Mahkemesinin 2020/...
E sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak ticaret sicil müdürlüğü taraf gösterilerek açılan davada 18.01.2021 tarih ve 5 nolu tensip kararı ile tasfiye memuru ... hakkında da dava açılarak eldeki dava ile birleştirilmesi konusunda gerekli işlemin icrasına karar verilmiş olduğundan şirketin ihyası amacıyla birleştirme talepli olarak tasfiye memuru taraf gösterilerek dava açılması gerektiğini belirterek öncelikle eldeki davanın, bursa 3.ticaret mahkemesinin 2020/... e sayılı dosyası ile tensiben birleştirilmesine, ...
Hizmetleri Ltd Şti’nin tasfiyesi ve tasfiyenin tamamlandığına ve müdürün ve tasfiye memurunun ibra edildiğine dair 09.08.2016 ve 30.09.2017 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ile adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce davacı vekilinin dava dilekçesinde birleştirme talebi bulunduğundan; mahkememizin 2020/... esas sayılı dava dosyası incelenmiş ve anılan her iki dosyanın konusu, tarafları itibariyle aralarında bağlantı bulunan ve bir arada görülmesinde zorunluluk bulunan mahkememiz iş bu dava dosyası ile yine mahkememizin 2020/... esas sayılı dava dosyasının HMK'nun 166/1 maddesi uyarınca birleştirilmesine, dava dosyamız esasının kapatılarak yargılamanın Mahkememizin 2020/... esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Üye ... · e-imza · Katip ... · e-imza
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/49, K. 2021/72, 28 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama