KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi "Kısmen Kabul"
- Esas No
- 2022/1153
- Karar No
- 2024/918
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/
- Karar no
- 2024/
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.434 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
Av.
DAVALI
VEKİLLERİ : Av. Av. Av.
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2022
KARAR TARİHİ : 27/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, davalının işletmiş olduğu otele, davalının kendi özel seçimi doğrultusunda seçilen ürünlerin imalatı ve montajına ilişkin ticari işlemler yaptığını, davalının bu işlemlere karşı kısmi ödemeler yaptığını fakat borcun tamamını ödemediğini, müvekkilinin borca ilişkin fatura keserek davalıya teslim ettiğini, davalının teslim edilen faturaya yönelik iade faturası hazırlayarak müvekkiline tebellüğ ettiğini, ...
8. Noterliği 16.11.2021 tarihli, ... nolu ihtarnamesi ile davalının iade faturasına yasal süresinde itiraz ettiklerini ve akabinde davalı şirkete karşı ... 8. İcra Müdürlüğü 2021/...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edilmesi üzerine, takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşmaya varılamadığını , bu nedenlerle davalının borca itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Davacının taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı halde icra takibinde borcun sebebini 63.999,99.-TL'lik cari hesap olarak gösterdiğini, açtığı itirazın iptali davasında fatura ve teslim formlarına dayanarak, icra takibinde alacağın sebebi olarak gösterdiği cari hesap sözleşmesini sunmadığını, icra takibinde dayanak göstermediği faturaları sunduğunu, itiraz edilen icra takibindeki alacak sebebi ile açılan davadaki alacak sebebinin farklı olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu ürün teslim formunda teslim alınan ve teslim alınmayan ürünlerin belli olduğunu,
ürün teslim formunda yazılı ürünlerden teslim alınanların ödemesinin yapılmış olduğunu, ancak davacının teslim etmediği bir kısım ürünlerin de yer aldığı fatura tanzim ederek müvekkili şirkete gönderdiği için, müvekkili şirketin haklı olarak yasal sürede faturayı kabul etmeyerek,
davacıya iade faturası gönderdiğini, müvekkili şirketin teslim aldığı ürünlerin bedelini davacıya ödediğini, teslim almadığı ürünlere ilişkin ödeme yapmadığını, davacının haksız yere teslim etmediği ürünlerin de parasını almak için icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin davacıya borcu olmadığını, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, kötüniyetli olarak icra takibine girişen davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... 8. İcra Müdürlüğü 2021/... sayılı dosyası, Arabuluculuk tutanakları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık. Davacı tarafından davalıya üretilip teslim edildiği belirtilen mallar sebebiyle eksik ödendiği iddia olunan bedel üzerinden ...
8.İcra Dairesi’nin 2021/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dava konusu icra dosyasında takip tarihi itibariyle davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizin belirlenmesi amacıyla, tarafların ticari defterlerinin incelenerek buna ilişkin Mali Müşavir Bilirkişisinden rapor talep edildiği,Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 28/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde.
Davacının işletme defteri hesabına göre defter tutan mükellef olup defter beyan sistemi üzerinden işlem yaptığı, açılış ve kapanış işlemlerinin sistem üzerinden yapıldığı, Davacının kesmiş olduğu 393.999,99 TL lik fatura yasal defterlerine süresinde kayıt edildiği, dava dilekçesine ekli iade faturası kayıtlarda olmadığı,
Dava dilekçesine ekli ödeme belgelerine göre davalı toplamda davacıya 330.000,00 TL ödeme yaptığı, Davacı tarafından dosyaya sunulan Ürün teslim formunda eksik olduğu tespit edilen ürünlerin davacının kesmiş olduğu fatura bedellerine göre toplamda 76.162,08 TL olabileceği, davacı tarafından kesilen 393.999,99 TL lik faturadan tahsil ettiği 330.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 63.999,99 TL alacağı olabileceği,
Davacı tarafından dosyaya sunulan ürün teslim formundaki eksiklerin yine davacı tarafından kesilen faturadaki fiyatlarla değerlendirildiğinde 76.547,45 TL olduğundan davacının davalıdan alacağı olamayacağı" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 07/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Davalı şirkete ait 2020-2021 yılları fiziki (yevmiye) defterlerinin incelenmesi sonucu.
Davalı şirketin 2020-2021 yılları (yevmiye) defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, Davalı şirket tarafından, Davacı Firmaya Yapılan Ödemeler Davalı şirket tarafından, Davacı firmaya toplam 330.000 TL ödeme yapılmıştır. Davacı firma 09.11.2021 tarihinde davalı şirkete 393.999,99 TL e arşiv fatura düzenlenmiştir. Davalı şirket 09.11.2021 tarihinde davacı firmaya 393.999,99 TL iade faturası düzenlemiştir.
İade faturası davalı şirket defterlerinde kayıtlıdır. Davacı firma iade faturasını kabul etmemiş olup Noter Kanalıyla itirazda bulunmuştur. Davacı tarafından, Davalı tarafa düzenlenen fatura. Davacı tarafından dava dosyasına sunulan ürün teslim formu da dikkate alınarak; davacı tarafından, davalı şirkete teslim edilen ürünlerin bedelinin konusunda uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, bildirilmiştir.
30/01/2024 tarihli duruşmada, daha önce dosyada rapor düzenleyen SMM bilirkişisi ile mobilya konusunda uzman bilirkişisinden 2'li heyet oluşturularak, ürün teslim formu üzerindeki miktarlar ile davacı tarafından davalıya kesilen fatura içeriğinin birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, davacının davalıdan borçlu olmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiş olup;06/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;yapılan incelemede kesilen faturanın 13.778,76+KDV fazla kesildiği, Fatura tutarı ile eksik teslim edilen iş oranının 13.778,76/359.889,82= %3,83 olduğu, Ağaç işleri Endüstri Mühendisi Bilirkişinin Tespitlerine Göre; Davacı tarafın, Davalı şirketten 48.733,56 TL alacaklı olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir.
Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır.
Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu,
kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek doktrinde; gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.
Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davacı tarafından üretilip davalıya teslim edildiği iddia olunan mobilyaların bedelinin ödenmemesinden bahisl, davacı tarafından davalı aleyhine ... 8. İcra Dairesi'nin 2021/...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı,davalı tarafından 18/12/2021 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından bilirkişi incelemesi yapılmış olup,davacı tarafından eksik teslim edilen ürünlerin bedeli,endüstri mühendisi'nin de bulunduğu 06/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda hesap edilmiş olup,neticeten taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde, davalının davacı tarafa bakiye 48.733,56 TL borcu olduğu anlaşıldığından,davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1153, K. 2024/918, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama