KÜNYE
T.C. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/469
- Karar No
- 2024/38
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/05/2023
Karar Metni
1.944 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesinin 02/03/2023 tarih ve 2023/.......... Esas 2023/......... Karar sayılı kararı gereğince mahkememiz yargı yeri olarak belirlendiğinden mahkememize tevzi olan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Bursa'nın Yenişehir ilçesinde kurulu bulunan fabrikasında, atıştırmalık gıda sektöründe, bisküvi üreticisi olarak faaliyet göstermekte olup yurt içinde ve yurt dışında bulunan müşterilerine, ürün listesinde bulunan ............ markalı bisküvileri pazarlayıp sattığını, davalı ....................., müvekkil şirket Venüs ile akdetmiş olduğu İş Sözleşmesi mucibince,
14.05.2018 tarihinde "Satış Pazarlama Direktörü" olarak Venüs nezdinde çalışmaya başlamış ve çalışması devam etmekteyken.............'e sunmuş olduğu 05.08.2019 tarihli dilekçe ile kişisel nedenleri gerekçe göstermek suretiyle istifa ettiğini ve iş akdini tek taraflı olarak sonlandırdığını, Davalı, iş akdini tek taraflı olarak feshetmek suretiyle ayrıldığı müvekkil şirkette Satış Pazarlama Direktörü olarak çalıştığı süre boyunca;
ekli görev tanımında detaylı olarak belirtildiği üzere, ...............................ün eski ve yeni tüm müşterileri ile doğrudan iletişimde bulunmuş, .................. markalı ürünleri, tüm özelliklerine haiz olmak suretiye yurt içinde ve yurtdışında pazarlamış,..................... markalı ürünler ile ilgili yerli ve yabancı müşterilere teklifler sunmuş ve bunlardan talepleri doğrultusunda siparişler aldığını, müvekkil şirketten istifa etmek suretiyle ayrılmasının üzerinden 2 yıl geçmeden, müvekkil şirketin faaliyette bulunduğu Bursa İli sınırları içerisinde,
müvekkil şirketle birebir aynı alanda faaliyet gösteren ve Venüs'ün doğrudan rakibi olan Tamira Gıda isimli şirkette çalışmaya başlayan davalı .........................'in, müvekkil şirket ile akdetmiş olduğu İş Sözleşmesi'nin 11.7. maddesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek davalının İş Sözleşmesi'nin 11.7.
Maddesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı eylemleri nedeni ile 224.117,70-TL tutarındaki cezai şartın, davalıdan, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline; karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Vekil eden ile yapılan iş sözleşmesindeki 11.7. rekabet yasağı maddesi “İç Anadolu Bölgesi” ile sınırlı iken davacı yanca sırf bu davayı ikame edebilmek için “Marmara Bölgesi” olarak hukuka aykırı şekilde değiştirildiğini, ilgili sayfada vekil edenin imzasının olmadığından da bu husus kolaylıkla anlaşılabileceğini, bu sebeple davacının ile vekil eden arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi olmadığını, Vekil eden 14.05.2018 tarihinde davacı yanında Satış Müdürü olarak çalışmaya başlamış olup, vekil eden ile davalı arasında 14.05.2018 tarihinde yapılan iş sözleşmesine binaen 14.05.2018 tarihinde SGK İşe Giriş Bildirgesi verildiğini,
vekil eden ile davalı yanın 14.05.2018 tarihinde imzalandığı iş sözleşmesi Sayın Mahkemenize sunulan iş sözleşmesi olmadığını, davacının aynı dava konusu ve sebebiyle rekabet yasağına aykırılık istemi ile tazminat talebiyle ............... isimli çalışanına ikame ettiği Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/25 Esas sayılı dosyada .................. tarafından işbu sözleşmenin bir örneği tarafımıza verildiğini bu sözleşmeyi davaya konu ederek sunduğunu, mevcut sözleşmede her sayfada vekil edenin imzası bulunmakta olup, rekabet yasağına ilişkin 3. Sayfa 11.7. madde “İç Anadolu Bölgesi” olarak düzenlenmiştir.
Nitekim sınırlamanın “İç Anadolu Bölgesi” olması da bisküvi sektörünün büyük bir çoğunluğunun İç Anadolu Bölgesinde olduğununu görüldüğünü, vekil edeninin imza altına aldığı sözleşmeyi hukuka aykırı yollarla değiştirip kamu makamlarını yanıltan davacı yan kötü niyetli olduğunu,
mahkemeye sunulan davacı yanca değiştirilmemiş hal olan ve vekil edenle akdedilen asıl sözleşme olan iş sözleşmesinde Rekabet Yasağının açıkça İç Anadolu Bölgesi ile sınırlandırıldığını aksi halde Bursa İlinde ikamet eden ve yaşamı ailesiyle birlikte Bursa ilinde sürdüren vekil edenimin “Marmara Bölgesi” ile sınırlandırılan rekabet yasağı maddesini içeren iş sözleşmesini 2 yıl yaşadığı yerde iş bulamama tehdidi içerdiğinden dolayı, ailesinin ve kendinin geçimini düşünmek üzere imza altına almayacağını belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini,
arz ve talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının iş sözleşmesi sona erdikten sonra , iş sözleşmesinde bulunduğu iddia olunan, benzer alanda faaliyet gösteren başkaca bir şirkette çalışmayı ve rekabet etmeyi yasaklayan, çalışılması halinde cezai şart ödenmesini öngören sözleşme hükmüne dayalı talep edilen cezai şart bedeline ilişkindir.
Her ne kadar Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin görevsizlik kararı verilerek dosyanın Bursa Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesi şeklinde kararı üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ise de; haksız rekabette öngörülen cezai şarta ilişkin indirim yapılıp yapılamayacağı, işçi aleyhine bu yönde bir cezai şart hükmünün sözleşmedeki geçerliliği, işçi lehine yapılması gereken yorumlamaları yapma görevi İş Mahkemelerine verilmiştir.
Dolayısıyla Ticaret Mahkemelerinde genellikle tacirler arasındaki uyuşmazlıklar çözüldüğünden ve davalarda güçsüz pozisyonda olan bir taraf bulunmadığından bu değerlendirmeleri sağlıklı yapması da beklenemez. İşçiler genellikle işveren karşısında korunmaya muhtaçtırlar. Nitekim bu sebeple İş Kanunu'nda da işçi lehine yorum ilkesi benimsenmiştir.
Dolayısıyla işçi-işveren arasındaki ilişkideki ceza şarta ve haksız rekabet ilişkisine Ticaret Mahkemesi'nin değil İş Mahkemesi'nin bakması kadar hukuka ve hakkaniyete uygun bir durum söz konusu olamaz. Aksi durum mahkemeler arasındaki görev ayrımını yok saymak anlamına gelir. Hakkaniyete aykırı kararların çıkmasının yolunu açar. Ki bu durum da istenilenin aksinedir. Bu sebeple mahkememizce bu karara katılmak mümkün görülmemiş fakat.
Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve yönelik kararları kesin olduğundan mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığın davacı şirket ile davalı arasında imzalanan İş Sözleşmesi'nin 11.7. maddesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal edilip edilmediğine ilişkin olduğu, sözleşmede yer alan "Marmara Bölgesi" ibaresinin geçerli olarak kurulan sözleşmenin ilk halinde bulunup bulunmadığı, bu ibarenin "kelepçeleme sözleşmesi" niteliğinde olup olmadığı noktasında toplandığı görülmüştür. Davacı şirket ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesi incelenmiştir.
Tanık ........................... beyanında; "ben davacı Venüs bisküvi şirketin de satın alma bölümünde çalışıyorum davalının çalıştığı zaman zarfında ise satış direktörü olarak çalışıyordum, davalı ise bizim Bursa bayimizdi ve kendi şirketi vardı, şirketini kapatınca bizim aramızdaki muhabbet dolayısıyla şirketimize satış direktörü olarak işe girdi, sonra benim pozisyonum değişti, ben kendisine hem müşteri bilgilerini ve ihracat bilgilerimizi verdim, şirketimiz büyük bir şirket olmadığı için şirket politikalarını ve yeni çıkacak ürünleri hep beraber tasarlıyorduk davalının da bu toplantılarda önemli bir yeri vardı,
ben tecrübemi aktarma adına davalı ile birçok yurtdışı fuarına katıldım, bu fuarlarda müşteri portföyümüzü arttırarak çalışmaya devam ediyorduk, arada herhangi bir sıkıntı yok iken davalının istifa ettiğini öğrendim, davalı ayrılınca bana tüm müşteri ve diğer bilgileri geri aktardı, ben de onun kaldığı yerden eski pozisyonuma geri dönmek zorunda kaldım, bu süreçte ben müşteriler ile tekrar görüşmeye başladım müşterilerden bir kısmının bana davalının bizim şirketimizden ayrıldıktan sonra müşteriler ile irtibata geçtiğini ve benzer ürünleri Bursa da kendisinin çalıştığı firmanın üreterek daha düşük fiyata sattığını söylediğini ilettiler,
hatta Güney Afrika distribütörümüz ve Kolombiya bayimiz bana bu durumu bildirdi, davalının dava dışı olan firmada çalıştığım kendi müşterilerimizden öğrendik o firmanın ürünlerine baktığımızda bizim ürünlerimize çok yakın ve benzer ürünler olduğunu gördük, daha sonra bizim kalite kontrol biriminden iki personelimizin de bu şirkete geçtiğini öğrendik, biz işe girerken sözleşmenin sadece son sayfasına imza attık, zaten güven ilişkisine dayalı bir şirket olduğumuz için hiçbirimizde sözleşme yoktu, şirketimiz büyüyünce tüm işçiler ile sözleşme yapmaya başladık, bunun çok önemli bir şey olduğunu bu davalar açılıncaya kadar düşünmüyorduk,
tüm işçilerimizin sözleşmelerinde rekabet yasağına ilişkin sınır olarak Marmara bölgesi kabul edilmiştir, tüm iş sözleşmeleri iki nüsha olarak yapılırdı bir örneği işçilere verilirdi, bende de iş sözleşmemin bir örneği vardı, ben başladığımda kendi sözleşmem yoktu fakat davalı................................ in, sözleşmesi yapılarak işe başlamıştır.
Yukarıda bahsettiğim sözleşmesiz çalışma onun için geçerli değildir, ben iş sözleşmeleri konusunda tecrübesizliğimi anlatmak için öyle söyledim.’’,
Tanık ................................... beyanında; "ben bir dönem Venüs bisküvi şirketinde çalıştım benim çalıştığım dönemde davalıda ilgili şirkette çalışıyordu kendisi ile pek samimiyetimiz yoktu, ben işe girdiğim zaman yazılı bir sözleşme imzalatmışlardı, davacı şirket bana sözleşmemin bir örneğini kesinlikle vermemiştir, ben kendi sözleşmemin bütün sayfalarını imzalamıştım, davacı şirkette işe alımları yapan Filiz hanım bana bu sözleşmeyi imzalatmıştı, davalının işten ayrıldıktan sonra nerede çalıştığını ve ne yaptığını bilmiyorum, aynı dönemde işten çıkan diğer çalışanlar hususunda da bir bilgim yoktur’’,
Tanık ........................... beyanında; " ben .................. bisküvi şirketinde kalite sistem sorumlusu olarak çalışmaktaydım, davalı ile aynı dönemde çalıştım, kendisi benden 10 gün sonra kadar işe başlamıştı, ben işe girdiğim günün akşam üstü .......... hanım ile irtibata geçirildim, bana iş sözleşmesi sunuldu, ben avukatıma göndermek istediğimi söyledim ve imzalamadım, çünkü sözleşme de İç Anadolu bölgesi ile sınırlı rekabet yasağı ve benim ile ilgili işçi kelimesi geçtiği için tereddüt etmiştim, çünkü ben kalite sistem sorumlusu idim,
avukatım bana zaten Marmara bölgesinde yaşadığınız için sıkıntı olmaz ayrıca işçi genel bir kavramdır sıkıntı yaşamazsınız dedi bende sözleşmeyi imzaladım,........... hanımdan sözleşmenin bir örneğini istedim, bana kendi imzaladığım sözleşmenin fotokopisini verdi, şirket kaşesi sadece son sayfada vardı, diğer sayfalarda yoktu ve kaşenin üstünde imza yoktu, ben daha sonra ........................... işten ayrıldıktan sonra ................ bisküviden ayrıldım, ...........................' in vasıtası ile ...................
Gıda şirketinde işe başladım şuan hala orada çalışmaktayım, ......... gıda bisküvi üretim şirketidir fakat sadece Ortadoğu’ya özgü lezzetler üretmektedir, müşterilerimiz genellikle Ortadoğu ve Arap asıllıdır, Türkiye içinde ise sadece Suriyelilere ürün satmaktayız, ben davalı işe girdiği sırada ........................... gıdada çalışmaktaydım iş görüşmesini benim yanımda yaptı kendisi iş görüşmesini yaparken etik olarak kesinlikle ......................... bisküviden müşteri getirmeyeceğini ................... gıdanın yetkililerine söylemişti,
davalı ........................küvinin müşterileri ile hiç görüşmemiştir genellikle Ortadoğu’dan müşteri bulmaya çalışmıştı, ................. hanım bana sadece gizlilik sözleşmesinin son sayfasını imzalaman yeterli dedi, bana gizlilik sözleşmesinin bir örneğini vermedi, gizlilik sözleşmesinin sadece son sayfasını imzalamıştım, davalı Ankara sözleşmesine istinaden İngiltere’ye gitmeyi planlıyordu, ben .................... bisküvide çalışırken arabam olmadığı için davalı ile bir yerden sonra aynı arabada işe gidiyorduk,
ben ....................... gıdadaki iş görüşmesine kendisini tanıdığım için katılmıştım yalnızca maddi konular görüşülürken odadan ayrıldım, ............ hanım iş sözleşmesini diğer işçilere vermiyormuş sadece ben istediğim için vermiş bunu diğer işçilere sorduğumu sırada öğrendim,’’ şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davalı Asil beyanında; "Ben davacı şirket ile akdedilen iş sözleşmesinin tüm sayfalarını imzaladım, imzalanan iş sözleşmesinin bir aslı bana verilmedi, benim imzaladığım iş sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin 11/7 maddesinde yer olarak İç Anadolu bölgesi şeklinde sınırlama yapılmıştır, gizlilik sözleşmesi işe başlarken değil iş akdi devam ederken ara bir dönemde imzalatılmıştı ve bir nüshası bana verilmediği hangi sayfalan imzaladığımı hatırlamıyorum, bana sormuş olduğunuz bu konularda yukarıdaki beyanlarımın doğru olduğu hususunda namusum şerefim ve kutsal saydığım bütün değerler adına yeminimi eda ederek /cevap verdim’’ şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı .............................ın davacı şirkette; 14.05.2018- 05.08.2019 tarihleri arasında Satış Pazarlama Direktörü görev tanımı/unvanı ile çalıştığı ve yine dava dışı ................... Gıda San ve Tic. A. Ş. de; 25.11.2019- 25.08.2020 tarihleri arasında çalıştığı, 3 ‘’İstifa’’ kodu ile çıkışının verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin uzmanlık alanı dışında olan ve teknik inceleme yapılması gerektiği kanaati oluşan fesih nedeni hususunda bilirkişi heyeti ile yapılan inceleme sonucunda, "30.06.2019 tarihli yurtiçi satışlar ve net satışlardan tespitle 30.09.2019 tarihinden 6 ay sonraki mali tablo ve finansal verilere bakıldığında yurtiçi satışlar ve net satışlarında anormal bir artma ve azalma olmadığı diğer aylara göre aynı seyirde (normal artış değerde) devam ettiği, yurtiçi satışların ve net satışların normal bir seyirde devam ettiği, mali ve finansal değerlerde mali-finansal agresif bir eğilim gözlemlenmediği,
Karşılaştırmalı analizlere göre 30.09.2019 tarihinde ve ileriki 6 aylık dönemler baz alındığında dönem net kar ve zararında da normal bir eğilim olduğu oluşan zararlarda kayda değer bir azalma olmadığı gibi aynı zamanda kayda değer bir artma da tespit edilemediğinin bildirildiği" anlaşılmıştır.
Somut olayda, davalı tarafından davacı işverenin bir zarara uğramadığı hususunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, ayrıca davalının rekabet yasağına aykırı herhangi fiilde bulunduğu iddiası davacı tarafından ispatlanamadığından ve sözleşmenin ilgili sayfasında davalı imzası bulunmadığından, sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde ilgili sayfanın kolaylıkla davacı tarafından değiştirilmesinin mümkün olduğu, taraf iradelerinin davacının iddia ettiği gibi olduğu hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip · ✍e-imzalı Hakim · ✍e-imzalı
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/469, K. 2024/38, 11 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama