KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1572
- Karar No
- 2022/2041
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 14/10/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.450 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket ile aralarında Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi bulunduğunu, davalının dava dışı işçinin iş akdine son verdiğini, anılan işçinin işe iade davası açtığını, anılan davada husumeti hem kendilerine hem de davalıya yönelttiğini, Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında feshin geçersizliğine, işçinin işe iadesine karar verildiğini, anılan kararın kesinleştiğini, müvekkili şirketin bakiye borç miktarına karşılık toplam 22.662,56 TL ödeme yaptığını, ancak taraflar arasındaki Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesinin 13. maddesine göre işçiye yapılan her türlü ödemeden davalının sorumlu olması gerektiğini iddia ederek, dava dışı işçiye ödenen meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile aralarında Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi bulunduğunu, dava dışı işçinin işten çıkarılmasını davacı tarafın istediğini, talep edilen vekalet ücreti hususunda İş Mahkemesi tarafından müşterek ve müteselsil sorumlu vaziyette hüküm kurulduğunu, bu durumda davanın reddi, bu kabul edilmezse yarı yarıya sorumlu olunduğuna dair hüküm kurulması gerektiği savunulmuştur.
DELİLLER
1-Arabuluculuk Tutanağı, 2-Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... sayılı İcra dosyası, 3-Taraflar arasında akdedilen sözleşme, 4-Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı kararı ve anılan kararın onama ilamı.
GEREKÇE
Dava; davacının 4734 ve 4735 sayılı yasa hükümlerine göre davalı ile arasında imzaladığı sözleşmeden kaynaklı olarak dava dışı işçinin işe iade talebiyle ikame ettiği davada, dava dışı işçi lehine hükmedilen vekalet ücretinin cebri icra yoluyla dosyamız davacısından tahsili neticesinde yapılan ödemenin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ..../2015 tarihinde yürürlüğe girmek üzere .... Bölge Özel Güvenlik Hizmeti Alımı Sözleşmesinin imzalandığı,
Taraflar arasında yapılan Güvenlik Hizmeti Alım Sözleşmesi’nin, Yüklenicinin Personel İle İlgili Yükümlülükleri başlıklı 13. maddesinde;
" Personel'in İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Kanunu, Borçlar Kanunu ve ilgili diğer mevzuattan doğacak ücret, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, prim ve vergi borçları gibi hak, borç ve mükellefiyetleri ile Personel l in ve/veya üçüncü bir şahsın uğrayabileceği kaza, yaralanma, mesleki hastalık, maluliyet ve benzeri durumlardan veya bunun neticesi olarak ortaya çıkan zarar ziyandan veya kanunen ödenmesi gereken tazminat ve masraflar ile Bölge Çalışma Müdürlüğü, SGK; Sağlık Bakanlığı Teşkilatı ve şair yetkili kuruluşlarla olan ilişkilerinden ve mevzuattan kaynaklanan hukuki, cezai ve mali yükümlülükleri yerine getirmeyi ve ....'un talebi halinde ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgelemeyi,
İşbu Sözleşme süresi boyunca Personel, altyüklenici de dâhil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere üçüncü bir şahsın uğrayabileceği kaza, yaralanma, mesleki hastalık, maluliyet ve benzeri durumlardan veya bunun neticesi olarak ortaya çıkan zarar ziyandan, Personel lin ... personeline, ...'a ve/veya üçüncü şahıslara verebilecekleri zarar ziyandan veya kanunen ödenmesi gereken tazminat ve masraflardan münhasıran sorumlu olmayı ve ...'u bu tür sorumluluklardan ari tutmayı, ...'dan tazminat talebinde bulunulması veya ....'a rücu edilmesi halinde bir başka ihtara gerek kalmaksızın, talep edilen tutar veya tutarları .... tarafından ödendiği tarihten itibaren faizi ile birlikte aynı para cinsinden nakden ve defaten ödeyeceğini; kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığı görülmüştür.
Davalının dava dışı işçinin iş akdine son verdiği, anılan işçinin işe iade davası açtığı, anılan davada dosyamız davacısı ve davalısının davalı konumunda olduğu, Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında feshin geçersizliğine, işçinin işe iadesine karar verildiği, anılan kararın kesinleştiği, anılan davada dava dışı işçi lehine hükmedilen boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tümünün dosyamız davacısından tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede;
Yüklenici işçisinin hizmet aktinin feshi sonrasında işveren ve yüklenici aleyhine açtığı işe iade davasında davanın işçi lehine sonuçlandığı, işe iade edilmeme halinde de bir bedel ödenmesine karar verildiği ve işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işverenin işçiye bu bedeli ödediği anlaşılmaktadır.
İşçinin hizmet aktini yüklenici ile imzalamasına rağmen, işyerinin işverene ait olması nedeniyle işçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorundadır. İşverenin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla mali sorumluluklardan da taraflar müteselsil sorumlu olduğuna göre işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerekir. (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 20/01/2020 tarih, 2019/488 Esas, 2020/247 Karar sayılı kararı)
Yine aynı yönde Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 17/06/2021 tarih, 2021/937 Esas, 2021/2824 Karar sayılı kararında,
"Dava dışı işçinin açtığı işe iade davası kabul edilmiş, işe iade edilmemesi halinde tazminat ödenmesi ve bu tazminattan davalı ve davacının birlikte sorumlu olduklarına hükmedilmiştir.
İş akdinin feshedildiği sırada davalı ile davacı arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, işin davacıya ait iş yerinde davalı tarafından yerine getirildiği, mahkemenin işe iade kararının işin niteliği gereği, ancak davacıya ait iş yerinde gerçekleştirilebileceği, ayrıca müteselsilen sorumluluğa karar veren mahkeme hükmü nazara alındığında dava dışı işçiye ödenen işe iade tazminatından davalının yarı oranında sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu gerekçeyle işe iade için ödenen bedelle ilgili davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, tamamının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA," hükmünün kurulduğu görülmüştür. Neticeten Mahkememizce yapılan değerlendirmede;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin incelenmesinde; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı gibi yapılan işçilik alacağı ödemelerinin ve bunun fer'i mahiyetinde yapılan ödemelerin de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği anlaşılmıştır. Ancak kanaatimizce Yüksek yargı kararlarında " boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı ile, bunlarla birlikte talep edilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin" aynı kurallara tabi tutulmadığı değerlendirilmiştir.
Somut olayda ise boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin tamamının davalıdan rücuen tahsili talep edilmiş ise de; işe iade ile ilgili mali sorumluluklardan tarafların müteselsilen sorumlu oldukları, vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin kaynağının dosyamız davacısının dava dışı işçinin açtığı işe iade davasında davalı sıfatını haiz olmasından kaynaklandığı, Mahkemece de anılan hususta müşterek ve müteselsil sorumluluk hükmü kurduğu, taraflar arasındaki iç ilişkide de akdedilen sözleşmenin vekalet ücretini, yargılama giderini kapsadığına dair bir hüküm görülemediği,
işin davacıya ait iş yerinde davalı tarafından yerine getirildiği, mahkemenin işe iade kararının işin niteliği gereği, ancak davacıya ait iş yerinde gerçekleştirilebileceği, ayrıca müteselsilen sorumluluğa karar veren mahkeme hükmü nazara alındığında dava dışı işçiye ödenen işe iade tazminatından davalının yarı oranında sorumlu olduğunun kabulü gerektiği (aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/777 Esas, 2020/1036 Karar sayılı kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/1088 Esas, 2020/2054 Karar sayılı kararı) anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1572, K. 2022/2041, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama