KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/319
- Karar No
- 2023/474
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi
- Dava tarihi
- 14/04/2023
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin .... başlangıç tarihli, ... tesisat numaralı ... isimli iş yerine ilişkin abonelik kaydı olduğundan bahisle .., .. ve ... yıllarına ilişkin ödenmeyen faturalara dayalı icra takipleri başlatıldığını, müvekkil tarafından davalı şirkete müracaat edilerek söz konusu borcun kendisine ait olmadığı, iddia olunan abonelik sözleşmesinden habersiz olduğu, sözleşmenin kim veya kimler tarafından yapıldığı ve sözleşmeyi kimin imzaladığını bilmediği,
abone sözleşmesinde iletişim numarası olarak belirtilen ...nolu telefon numarasınında kendi adına olmadığı ve söz konusu numarayı kendisinin kullanmadığı beyan edilerek abonelik kaydının iptalinin talep edildiğini, müvekkilin kullandığı iddia olunan ... tesisat numaralı abonelik kaydının davalının mevcut kayıtlarında ticarethane tarifesi olarak kayıtlı olduğunu, müvekkilinin Diyarbakır İcra Dairesinin ...,...., ... ve ... esas sayılı dosyalarına ilişki itiraz dilekçelerini gönderdiğini ve takiplerin durduğunu,
belirtilen dosyalara ilişkin davalı tarafından henüz itirazın iptali davası açılmadığını ileri sürerek belirtilen icra takibe konu edilen alacaklardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, usul ve esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, elektrik abonelik sözleşmesine dayalı başlatılan icra takiplerinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davacı adına düzenlenmiş abonelik tarifesinin "ticarethane" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Elde ki davada, davacının esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespiti amacıyla gerekli müzekkereler yazılmış olup, gelen cevabı yazılardan; davacının ticaret sicilinde ve esnaf odasında kaydı bulunmadığı gibi güncel vergi mükellefiyet kaydının da bulunmadığı, bu haliyle gelirinin VUK.'nun 177. maddesinde düzenlenen esnaf işletme sınırının üzerinde olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tacir olmadığı gibi uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK.'nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığından uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri görevli değildir.
Öte yandan, davaya konu aboneliğin ticarethane aboneliğine ilişkin olması nedeniyle davacının 6502 sayılı TKHK m. 3(1)-k hükmü kapsamında tüketici sıfatına haiz olmadığının, dolayısıyla uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında da kalmadığının kabulü gerekir.
Sonuç olarak, ticari dava olmayan ve tüketici işlemi bulunmayan malvarlığına ilişkin açılan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hukum kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/319, K. 2023/474, 14 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama