KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/370
- Karar No
- 2023/735
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2023
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/04/2023
- Karar tarihi
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.104 kelime·6 dk okuma
Davacı vekili, .... tarihinde müvekkiline ait .... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .... plaka sayılı araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalı sigortalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta oluşan hasara bağlı meydana gelen değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı ... TL'nın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... tarihli celsede talep sonucunu ... TL'na yükselterek bu bedelin tamamının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkil şirkete yapılan online başvuru üzerine araçta değer kaybı olmamasından kaynaklı her hangi bir ödeme yapılmadığını, kusur durumunun tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, değer kaybının trafik sigortası genel şartlarının ekinde yer alan kriterlere göre hesaplanması gerektiğini, değer kaybı taleplerinin maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gibi ticari faizde talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik tescil belgesi ile tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, değer kaybının tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında oluşan hasara bağlı meydana geldiği ileri sürülen değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde, ... tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigortalı ... plaka sayılı araç arasında çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, .... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin ...
TL olarak belirlendiği, kaza sonrası düzenlenen ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin ... TL olarak tespit edildiği, davacı tarafından değer kaybının ödenmesi için yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya kapsamından sabittir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenmiş kaza tespit tutanağına göre, davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın ... istikametinden ... istikametine gidiş yönüne göre çift şeritli olan yolun sol şeridinde seyir halinde iken önünde ki aracın sağ şeritte bulunan davacıya ait aracın sol arka kısmına çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiğinin anlaşılmasına göre kusur yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün takip mesafesini korumaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında ... TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı tam kusurlu kabul edilmiş olması nedeniyle meydana gelen değer kaybının tamamını ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar ... TL kabul edilmiştir. Dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine .... tarihinde başvuru yapılmış ve temerrüt ... tarihinde gerçekleşmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/370, K. 2023/735, 15 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama