KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1231
- Karar No
- 2024/1087
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 11/04/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma
Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkiline ait .....tesisat numaralı abonelik üzerinden elektrik kullanımı yapılan meskende kaçak elektrik kullanıldığından bahisle .....numaralı ve .....TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından icra tehdidi altında ödeme yapıldığını, yapılan işlemin usule ve yönetmeliğe aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemelerden fazlası saklı şimdilik 100,00 TL'nın iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, usul ve esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davanın Tüketici Mahkemelerine hitaben açıldığı ve Diyarbakır .....Tüketici Mahkemesinin .....tarih ve .....E.-.....K.sayılı ilamı ile, .....tesisat nolu elektrik aboneliğinin tarifesinin ticarethane grubu olduğu, olayda 6502 sayılı kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevli olduğu gerekçesiyle Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesine verilen görevsizlik kararının taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve davacı vekilinin süresinde gönderme talebi üzerine dava dosyasının mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı düzenlenen faturadan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, davacı adına düzenlenmiş abonelik tarifesinin "ticarethane" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir.
Elde ki davada, davacının esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespiti amacıyla gerekli müzekkereler yazılmış olup, gelen cevabı yazılardan; davacının esnaf odasında ve ticaret sicilde kaydının bulunmadığı, vergi dairesinden gelen cevabi yazıda da davacının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığının bildirildiği, bu haliyle davacının gelirinin VUK.'nun 177. maddesinde düzenlenen esnaf işletme sınırının üzerinde olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tacir olmadığı gibi uyuşmazlıkta 6102 sayılı TTK.'nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığından uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemeleri görevli değildir.
Öte yandan, davaya konu aboneliğin ticarethane aboneliğine ilişkin olması nedeniyle davacının 6502 sayılı TKHK m. 3(1)-k hükmü kapsamında tüketici sıfatına haiz olmadığının, dolayısıyla uyuşmazlığın 6502 sayılı TKHK kapsamında da kalmadığının kabulü gerekir.
Sonuç olarak, ticari dava olmayan ve tüketici işlemi bulunmayan malvarlığına ilişkin açılan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hukum kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1231, K. 2024/1087, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama