KÜNYE
T.C. Diyarbakır
- Mercii
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1367
- Karar No
- 2025/1099
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/11/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.991 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin .....tarihinde .....plaka sayılı .....marka aracı 1.630.283,08 TL bedel karşılığında satın aldığını, aracın garanti süresi içerisinde .....tarihinde arıza verdiğini, bunun üzerine aracın Diyarbakır ilinde bulunan yetkili servise götürüldüğünü, yapılan incelemeler neticesinde fren servosunun arızalı olduğunun bildirildiğini, yurt dışından parça talep edildiğini ve yeni gelen parçanın da arızalı olduğunu, .....tarihinde araçta oluşan sorunlardan dolayı ihtarname gönderildiğini beyanla davaya konu .....plaka sayılı ve .....şasi numaralı .....marka ve model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı .....ve Dağıtım Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, dava konusu aracın fren sisteminde arıza olduğu iddiası ile servise bırakıldığını, yetkili servisler tarafından çok basit bir yazılım güncellemesi ile araçtaki sorun giderilebilmesine rağmen davacı tarafın onay vermemesi nedeniyle araca müdahale edilmediğini ve aksiyon işlemi uygulanmadığı,
öte yandan aksiyon işleminin üretimsel kaynaklı bir hata olmadığını, aracın satım ve teslim tarihi itibariyle herhangi bir ayıp ihtiva ettiğine dair bir davacı delili veya tespitinin de mevcut olmadığını, dava konusu aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığının belirsiz olduğunu, kullanıcı hatası/dış etken faktörlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, beyanla, davanın reddini savunmuştur.
Davalı .....Ticaret Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçta gizli ayıp olduğunu kabul etmemekle birlikte, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu düşünülecek olsa dahi, ayıp bildirimine ilişkin hak düşürücü sürelere riayet edilmediğini, dava konusu aracın .....tarihinde davacı şirkete fatura edildiğini ve o tarihinden bu yana davacı şirket tarafından fiilen kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda;
somut olay bakımından TTK m. 23/C kapsamında davacının kanunda öngörülen 8 günlük süre içerisinde aracını incelemediği ve incelettirmediğini, aynı süre içerisinde müvekkili şirkete aracın ayıplı olduğuna dair herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı tarf dava dilekçesinde yer alan ayıp iddialarını satın alma tarihinin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra göndermiş olduğu ihtarname ile müvekkili şirkete bildirdiğini, davaya konu .....marka aracın Türkiye distribütörünün .....ve Dağıtım A.Ş. olduğunu, müvekkili şirketin .....tarafından ithal edilen bu araçların yetkili satıcısı ve servisi konumunda olduğunu,
müvekkili şirketin davaya konu aracın sadece satış aşamasında yer aldığını, aracın satışı noktasında üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklı gizli bir ayıp söz konusu olmadığını, davacının ayıp olarak ifade ettiği durumun basit bir aksiyon işleminden ibaret olduğunu, aracın bahse konu şikayet nedeniyle müvekkili şirket servisine hiç getirilmediğini, başka yetkili servise teslim edildiğini, araçta öngörülen fren servosu değişiminin akabinde aracın sorunsuz şekilde kullanılabileceğini, davacının talebi doğrultusunda karar verecek olursa,
müvekkili şirketin aracın satış bedelini davacıya ödeyeceğini ve dava bitene kadar 3-4 yaşlarında olacak olan dava konusu aracı 2. El piyasasında çok düşük bedellerle 3. Şahıslara satabileceğini, bu durumun müvekkili şirketin mağduriyetine sebebiyet vereceğini beyanla, davanın hak düşürücü süreye riayet edilmemesi nedeniyle öncelikle usulden reddine, davanın esasına girişilmesi durumunda esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava, .....plaka sayılı ve .....şasi numaralı .....marka aracın misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalılara gönderilen Diyarbakır .....Noterliğinin .....tarih ve .....yevmiye no'lu ihtarnamesi incelendiğinde: Davacı şirketin .....tarihinde .....şasi numaralı Yeni .....1.630.283,08.-TL bedel ile satın aldığı,
aracın garanti süresi içerisinde .....tarihinde arıza verdiği ve fren tertibatında sıkıntılar yaşandığının, Diyarbakır .....yetkili servisi .....tarafından yapılan incelemelerde Fren Servosu'nda bir arıza olduğu tespit edildiğinin ve Almanya'dan parça istendiğinin, yetkili servis tarafından verilen bilgiye göre ikinci gelen parçanın da ayıplı olduğunun ifade edildiğinin, davacı şirkete ait aracın .....tarihinden beri Diyarbakır .....yetkili servisinde onarım beklemekte olduğunun, ikinci defa istenen parçanın ne zaman geleceği konusunda da net bilgi verilmediğinin,
tüketicilerin kullanımına sunulan ürünlere ilişkin azami tamir sürelerinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinin ekinde yer alan “Satış Sonrası Hizmet Verilmesi Zorunlu Ürünler Listesi”nde açıkça belirtildiğinin, bu sürenin binek otomobiller, kamyonetler, motosikletler, karavanlar gibi taşıtlar için 45 iş günü olduğunun, aracın yetkili servise teslimi ile işbu ihtarnamenin keşide edildiği tarih arasında 70 iş günü dolduğunun ve halen aracın parçasının gelmediğinin, onarım yapılmadığının, azami tamir süresi, garanti süresi içerisinde,
mala ilişkin arızanın yetkili servis istasyonuna veya satıcıya bildirimi tarihinde başlayacağından yasada öngörülen sürenin çoktan tamamlandığının, araçtaki ayıbın basit bir ayıp olmadığının ve hayati tehlike nitelikte bir ayıp olduğunun, bu suretle .....Şasi numaralı Yeni .....Tourer'ın .....plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin ihtar edildiği görülmüştür.
Mahkememizin .....tarihli celse 2 no'lu ara kararı gereğince, dosyanın resen seçilecek bir makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek; davacının iddiaları, davalıların savunmaları, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler ve özellikle servis kayıtları değerlendirilerek ve davaya konu aracın bulunduğu serviste yerinde incelenerek; arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının, dava konusu araçta ayıp bulunup bulunmadığının, ayıp varsa ayıbın açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğunun belirlenmesinin, davacının misli ile değiştirme talebinin yerinde olup olmadığının ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde belirlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; ".....tarihli .....-.....numaralı, Araç Servis Kabul formunda davaya konu aracın, .....numaralı fren servo parçasının arızalı olduğu ve iş emri formunda el yazısı ile " 2 aksiyon parçası istedi" ibaresinin yazılı olduğu, tarihli .....arıza hafıza listesinde ise birden çok elektriksel ve fren sistemi arızasının mevcut olduğu, bu nedenle fren servosunun arızalı olduğunda; güvenli sürüş dinamiklerinin engelleneceği, kaza yapma riski artacağından, araçta istenen fayda ve etkili kullanımını etkileyen olumsuz durumların oluşacaktır.
Dava konusu olan araçta görülmüş olan sorunun; üretim kaynaklı, aracın kullanımı ile zamanla ortaya çıkabilecek gizli ayıp olduğu ve takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, yetkili servisin, bu sorunun tamiri için gereken azami süre içerisinde etkili ve kalıcı çözüm sunamadığı ve bu süre içerisinde aracın arızalarını giderememesinden kaynaklı olarak davacının seçimlik haklarının oluşacağı" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse 1 no'lu ara kararı gereğince; taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının ayrıntılı olarak değerlendirilmesinin istenilmesine, davaya konu araçta deneme sürüşü yapılabilmesi için aracın davacı tarafça elektrik sisteminin çalışır hale getirilmesi suretiyle bilirkişi incelemesi için hazır edilmesine, bilirkişi tarafından ayrıntılı ve detaylı inceleme yapılarak misli ile değiştirme dışında seçenek hakların kullanılma ihtimaline göre dava konusu arızanın giderilmesi için gerekli onarım maliyetinin dava tarihi itibariyle hesaplanmasının, yine bedelde tenzilat seçeneğine göre yapılması gereken tenzilat miktarının dava tarihi itibariyle belirlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından sunulan .....tarihli ek raporda sonuç olarak; "dava konusu aracın çalıştırıldığı, ancak gösterge ekranındaki "arızalar, uyarılar, elektronik el
freninin devreden çıkmadığı (el freni çekili) ve fren pedalının şiştiği (fren pedalında sertleşme) tespit edildiğinden” ve güvenlik açısından da risk teşkil ettiği için araçta
test sürücü yapılmadığını, davaya konu araçta oluşan arızaların giderilmesi ve tekrardan aktif
olarak kullanılabilmesi için fren servo parçasının değiştirilmesi gerekeceği ve bu parça
değiştirildikten sonra elektronik kontrol ünitesinin programlanmasının gerektiği, bu onarım işlemlerinden sonra da gerekli kontroller yapılarak davaya konu araçta
başka arızaların mevcut olup olmayacağının test edilmesi gerekeceği, fren servo
arızasının giderilmesi için yapılan piyasa araştırması neticesinde 75.000,00.-TL
tutarında bir ücret karşılığında onarılabileceği" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
TBK 219. maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur.
TBK 223/1.maddesinde alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir durum görür ise bunu uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür,
TBK 227. maddesinde, satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı vardır.
TTK 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
TBK 223/2.maddesinde, alıcı, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. düzenlemeleri mevcuttur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, Diyarbakır ...... Noterliğinin .....tarih ve .....yevmiye no'lu ihtarnamesi, araç servis kayıtları, tramer kayıtları, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile müzekkere yanıtları hep birlikte değerlendirildiğinde.
Davaya konu aracın servise götürülmüş olması ve davalılar tarafından muadil ürün teklif edildiği hususları dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapıldığının değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafından arızalı olduğu iddia edilen aracın onarımı için yetkili servise bırakıldığı, yetkili servis tarafından aracın fren servosunun arızalı olduğunun kabul edildiği, alınan bilirkişi kök ve ek raporunda dava konusu aracın üretim kaynaklı, aracın kullanımı ile zamanla ortaya çıkabilecek gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği,
buna göre davacının TBK'nın 227. maddesindeki seçimlik haklarından ayıpsız misli ile değişim hakkını davalılara karşı ileri sürebileceği; her ne kadar davacı tarafça ilk önce TBK'nın 227. maddesindeki seçimlik haklardan ücretsiz onarım hakkı kullanılmış ise de; davalıların makul tamir süresi içerisinde ücretsiz onarımı gerçekleştirmediği, parçanın yaklaşık 5 aylık süre içerisinde yurt dışından temin edilmediği, bu durumda davacının seçimlik hakkını değiştirebileceği, davacının ihtarnamede ve dava dilekçesinde ücretsiz onarımın makul tamir süresi içerisinde gerçekleştirilmemesi nedeniyle misli ile değiştirme seçimlik hakkını kullandığı,
alınan bilirkişi raporuna göre araçtaki arızanın üretim kaynaklı olduğu ve araçtan yararlanmaya sürekli olarak engel olduğu anlaşılmakla; dava konusu .....marka, .....tipi, ..........model, .....sınıfı, benzin yakıt cinsli, .....şase ve .....motor nolu aracın davacı tarafından tüm takyidatlardan arındırılmış ve ayıpsız bir şekilde davalılara iade edilerek aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıpsız misli ile değişimin mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İİK'nin 24. Maddesi hükümleri gereğince işlem yapılmasına karar vermek gerekmiştir.
6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve Yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca, arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması, bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, dava konusu, .....marka, .....tipi, .....model, .....sınıfı, benzin yakıt cinsli, .....şase ve .....motor nolu aracın davacı tarafından tüm takyidatlardan arındırılmış ve ayıpsız bir şekilde davalılara iade edilerek aracın davalılar tarafından AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, iade masraflarının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanmasına, ayıpsız misli ile değişimin mümkün olmaması halinde 2004 sayılı İİK'nin 24. Maddesi hükümleri gereğince işlem yapılmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 111.364,63.-TL harçtan, peşin alınan 27.841,16.-TL harcın mahsubu ile bakiye 83.523,47.-TL karar ve ilam harcının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-6183 sayılı Kanun gereğince, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı ile 27.841,16.-TL peşin harç olmak üzere toplam 28.268,76.-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 323,50.-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 7.323,50.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Yargılama sırasında davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 246.239,63.-TL vekâlet ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan Üye Üye Katip
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1367, K. 2025/1099, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama