KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/692
- Karar No
- 2024/642
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ..............
A.Ş nezdinde. ............poliçe ile Kasko Sigortası bulunan............plaka sayılı araca, ........... tarihinde davalı ...........Şirketi'ne ait ve davalı .........sevk ve idaresindeki .......... plakalı aracın çarpması sonucu kaza meydana geldiğini,........... plakalı araç sürücüsü kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini ve karşı araç olan müvvekkili şirket nezdinde sigortalı ........... plakalı aracın hasarına sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle tutulan tutanağın olay yeri inceleme görgü-tespit tutanağı ve hasar ekspertiz incelemesi neticesi ve ekli fotoğraflardan görüldüğü üzere davalı Saburoğulları .............
Şirketi'ne ait ve davalı........... sevk ve idaresindeki ............ plakalı aracın kusurlu olduğunu, faturalara ve dosyada ekli belgelere istinaden ........... plakalı araç hasar bedeli olarak toplam ...........
TL tazminatın müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacı müvekkili sigorta şirketi hasar ile ilgili olarak sigortalısına ödeme yaparak, sigortalımızdan alınan temlikname uyarınca, mukavele şartlarına ve ilgili kanun maddeleri hükmüne gore müvekkili şirket sigortalısı yerine kaim olduğunu ve sigortalısının zararına sebebiyet verenler aleyhine her türlü hakları müvekkili şirkete intikal ettiğini, .............. numaralı poliçe ile ilgili olarak sigortalıdan alınan temlikname uyarınca zararın rücusunun söz konusu olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin tahsili amacıyla başlatılan ...........
İcra Müdürlüğü ........... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebi ve ödemenin tahsili amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu, davalılar ile yapılan müzakereler neticesinde arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle davalılar tarafından ........... İcra Müdürlüğü ............ E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen otomobilin meydana gelen trafik kazasından dolayı zarara uğraması nedeniyle ödenen hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Halefiyet, bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. TTK m. 1472(1) hükmünde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir.
Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.
Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücu davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir (Yargıtay HGK, 05.02.2019, E. 2017/17-1088, K. 2019/65 tarih ve sayılı kararı).
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun ............. tarihli ......... Esas ve ........... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz.
Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. (Yar. 17. HD., 09.06.2020 tarih, 2019/1635E.- 2020/3293 K.)
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde, "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenen sigortalısına ait otomobilin trafik kazası nedeniyle zarar gördüğü iddia edilmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede dava dışı sigortalı ............'a ait kasko sigortalı ........... plaka sayılı otomobil cinsi aracın kullanım amacının hususi olduğu, bu haliyle dava dışı sigortalının tacir olmadığı ve uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Açıklanan nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/692, K. 2024/642, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama