KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/576
- Karar No
- 2025/582
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 19/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma
Mahkememizin .....esas sayılı dosyasına kayden açılan ve bu dosyada davalılar .....İnş. Tem. Taah. Tic. A.Ş. Ve .....Hizmetler Danış. Tem. İnş. Nak. Tur. GıdaEğitim Taah. ve Tic. Ltd. Şti. İle .....Paz. Oto Kir. İnş. Tur. Dan. Tic.
A.Ş. yönünden verilen tefrik kararı ile eldeki esası alan davada, davacı vekili, müvekkili ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında .....-.....tarihleri arasında çalışan dava dışı işçi .....tarihinde emeklilik nedeniyle iş akdinin sona erdiğini, iş akdi emeklilik nedeniyle sona eren dava dışı işçiye müvekkili tarafından .....tarihinde 367.929.27 TL kıdem tazminatı ve 2.813,04 TL damga vergisi ödemesi olmak üzere toplam 370.743,21 TL ödeme yapıldığını, davalılardan .....Gıda Sanayi Tic.
Ltd.
Şti. tarafından müvekkili tarafından ödenen alacağın kendi payına düşen kısma ilişkin olarak .....tarihinde .....TL kısmi ödeme yapıldığını, bakiye kalan 349.868,23 TL rücu alacağının davalılarca ödenmediğini, kalan bedelden davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere dönemlerine isabet eden miktarlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek yapılan ödemelerden her bir davalının dönemine isabet eden miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tahsilini istemiştir.
Davalılar davalılar ...... Tem. Taah. Tic. A.Ş. Ve .....Tem. İnş. Nak. Tur. GıdaEğitim Taah. ve Tic. Ltd. Şti. İle ...... Oto Kir. İnş. Tur. Dan. Tic. A.Ş. Vekili süresinde sunduğu cevap dilekçesinde, müvekkil lerinin adresinin Çankaya Ankara olup HMK'da genel yetkili mahkemelerin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinde de Ankara Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde, uyuşmazlık halinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair düzenlemeye yer verilmiştir. Davalılar vekili süresinde verilen cevap dilekçesinde, sözleşmede yazılı yetki şartına dayalı olarak Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki itirazında bulunmuştur.
Taraflar arasındaki sözleşmelerin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK.'nun 17. maddesinde;"Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Yetki sözleşmesi tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapıldığı takdirde HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerlidir. Yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu yeni düzenleme, .....tarihinden sonra açılacak davalar bakımından uygulanmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendi “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, taraflar tacir olup, kesin yetki kuralının bulunmaması, davalılar vekilinin süresinde verdiği cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunması ve tarafların 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesi uyarınca yetkiye dair yapmış oldukları sözleşmelerin geçerli olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalıların yetki itirazının kabulü ile Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/576, K. 2025/582, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama