KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/785
- Karar No
- 2025/1194
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/06/2025
- Karar yazım tarihi
- Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.069 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde .....ve .....plakalı araçların karıştığı kazada davacının .....plakalı araç içinde yolcu olduğunu, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde .....plakalı araç sürücünün kusurlu olduğunu, davacının kaza nedeni ile yaralanarak hastaneye kaldırıldığını, tedavi altına alındığını, uzun süre tedavi gördüğünü ve tedavi görmeye de devam ettiğini, kazadan sonra oluşan zararlarının karşılanması için davalı sigorta şirketine başvurduğunu ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı için 250,00 TL,
sürekli iş göremezlik nedeniyle çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar için 250,00 TL, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraf ve bakıcı gideri için 250,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın, olay tarihindeki sorumluluk sınırlarına göre, temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, davacının KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yaparken sunması gereken tüm evrakları sunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini ve müvekkilinin dava tarihinden önce temerrüte düşmediğini, sigortalı aracın kusursuz olması nedeniyle davanın esastan reddinin gerektiğini, hatır taşıması ve davacının kemer kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının maluliyetinin ispata muhtaç olduğunu, ATK raporu alınması gerektiğini,
geçici iş göremezlik zararları ile bakıcı ve tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, davacının avans faizi talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeni ile tazminat davasıdır.
Davacı vekili, .....tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile kendisinin içinde yolcu olarak bulunduğu .....plakalı aracın karıştığı çift taraflı kazada yaralandığını belirterek, HMK.nın 107. maddesi gereğince artırılmak üzere geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan .....plakalı aracın, davalı sigorta şirketi tarafından .....başlangıç ve .....bitiş tarihli ZMMS poliçesi ile teminat altına alındığı, aracın .....adına tescilli hususi nitelikte olduğu, kaza tespit tutanağının incelenmesinde ise kaza sırasında dava dışı .....sevk ve idaresinde olduğu görülmüştür.
Olaya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....sayılı soruşturma dosyasında, müştekinin ....., şüphelinin .....olduğu, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253. maddesi kapsamında, uzlaştırma faaliyetlerinde bulunulduğu, .....tarihinde uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
CMK'nın 253/19 maddesi. "Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde Zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında,
bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Türk Borçlar kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir.
TBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçlularda borçtan kurtulur. Aynı kanunun 168/2 maddesinde ise alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir.
Davalı şirket kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, sorumluluğu 2918 sayılı KTK.nın 85 ve 91. maddeleri gereğince araç işleteninin üçüncü kişilere olan hukuki sorumluluğunu, sigortalısının kusuru ve azami poliçe limitine kadar üstleneceğinden ve nihai sorumlu olan haksız fiil faili araç sürücüsü ile yapılan uzlaşmanın dolayısı ile davalı sigorta şirketine sirayet edeceğinin kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle, dava açılmadan önce soruşturma aşamasında davacı tarafından karşı araç sürücüsünden talep edilen edimli uzlaşma sağlandığı, CMK 253/19. maddesine göre artık davacının maddi tazminat davası açma hakkı bulunmadığı gibi açılmış davadan da feragat edilmiş sayılacağı düzenlemesi gereğince bu feragatin müteselsil sorumlu olan davalı sigorta şirketine de sirayet edeceğinin kabulü gerekir. d Nitekim Yargıtay .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....Esas .....Karar sayılı içtihadı da bu yöndedir. İzah edilen nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/785, K. 2025/1194, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama