KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/188
- Karar No
- 2026/153
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2026
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 05/02/2026
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili şirket, nakliyat ve taşımacılık alanında faaliyet gösteren tacir bir limited şirket olduğunu, davalı şirket ise lisanslı depoculuk faaliyetinde bulunan bir anonim şirket olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişki bu nedenle ticari nitelikte taşıma sözleşmesine dayandığını, davacı şirket, ... tarihinde, davalı şirkete ait 380 ton hububatı, Diyarbakır ili Çınar ilçesinden Mardin iline başarıyla ve eksiksiz şekilde taşıdığını, bu şekilde davacı müvekkili taşıma sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirdiğini, arz ve izah edilen nedenlerle;
davalının, Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle alacağın %100 oranın icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Dava, İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) istemine ilişkindir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebi içeren ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekesine eklenmesinin zorunlu olduğu, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği öngörülmüştür.
Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince kesin süre verilmesine gerek görülmeyerek davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/188, K. 2026/153, 13 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama