İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/1 K.2023/379

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2019/1Karar2023/379Tarih13 Temmuz 2023Okuma30 dk · 5.907 kelime

KÜNYE

T.C. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen 2019/404 Esas Sayılı Dosya

Esas No
2019/1
Karar No
2023/379
Karar tarihi
13 Temmuz 2023
Esas no
...
Karar no
...
Hakim
...
Katip
... ...
Davacı
... - ......
Davalı
... - ... ...
Vekili
Av. ...
Davacı
... - ... ...
Vekili
Av. ...
Davalı
... - ...
Vekili
...
Dava
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
02/01/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
09/08/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.907 kelime·30 dk okuma·8 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DOSYADA

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 23/02/2018 tarihli Kağıt Masura ve Kağıt Bobin Dilimleme Makinesi alım sözleşmesi imzalandığını, davalının imzalanan bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediğini, davalının söz konusu makineleri müvekkiline zamanında teslim etmediği gibi makinelerin önemli bir kısmını da halen uhdesinde bulundurduğunu, davalının eksik ve ayıplı teslim ettiği makine parçaları yönünden makinenin hem yazılım hataları hem de eksik parça nedeniyle çalışmadığını,

taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği sözleşmeye konu makinelerin eksiksiz ve bir bütün olarak 30/04/2018 tarihinde teslim edilmesi gerekirken bu tarihte müvekkile teslim edilmediğini, bu bağlamda Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/125 değişik iş sayılı dosyası ile söz konusu makine üzerinde tespit yapıldığını, bu zararın her gün arttığını, davalının sözleşmeye aykırı davranmasından kaynaklanan müvekkilinin tüm zararlarının sözleşmeye göre ispata gerekmeksizin davalının sorumluluğu altında olduğunu, davalının kusurunun ve ayıplı eser sunmasının kendisinin davranışından kaynaklandığını birden zok defa davalıya bildirdiklerini,

ancak davalının sözleşme gereği ifa etmesi gerekenleri ifa etmediğini, bunun üzerine ...

Noterliği'nin 22/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, davalının bu ihtarnameye rağmen sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin davalının hesabına peşin olarak değişik tarihlerde 107.000,00 TL ödeme yaptığını, tüm bu nedenlerle müvekkil şirket tarafından ödenen 107.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Açılan iş bu davanın usul yönünden arabuluculuğa başvurmadan açıldığını, esasa yönelik olarak da davacıyla müvekkili arasında dava dilekçesinde belirtilen eser sözleşmesinin imzalandığını, imzalanan sözleşmede sözleşme konusu makinelerin teslim tarihinin 30/04/2018 olarak belirlendiğini, sözleşme konusu makine bedelinin 215.000,00 TL - KDV olarak belirlendiğini, sözleşmenin ticari koşullar başlıklı kısmında makinenin bedelinin hangi koşullarda ödeneceğinin belirtildiğini, buna göre makine bedelinin %40'nı sipariş esnasında, %50'sini imalat yeri tesliminde, kalan %10'nu makinenin çalıştırıldığında ödeneceğini,

ancak davacının sipariş esnasında makine bedelinin %40 olan 101.480,00 TL ödemesi gerekirken sözleşmeden 3 gün sonra 26/02/2018 tarihinde sadece 40.000,00 TL, 19/03/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 06/04/2018 tarihinde ise 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 85.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının müvekkile hem zamanında ödeme yapmadığını hemde 16.480,00 TL eksik ödeme yaptığını, bu sebeple de söz konusu makinenin davacıya teslim tarihi 30/04/2018 tarihinde teslim edilmediğini, makinenin 04/06/2018 tarihinde %80'i tamamlanmış bir şekilde eksik teslim edildiğini, makinenin kurulumunun tamamlanmadığını,

müvekkilinin davacıya makineyi çalıştırmaması gerektiğini, makinenin hala tamamlanmadığını otomasyon ayarlarının olması gerektiği gibi olmadığını söylediğini, ödemelerin geç ve eksik olduğundan dolayı makinenin tamamlanmadığını, davacının müvekkilini zarara uğratmak için tamamlanmamış makineyi çalıştırdığını, 08/10/2018 tarihinde Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği'ne tespit yaptırıldığını, ardından müvekkiline ...

15. Noterliği'nin 22/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, müvekkile gönderilen bu ihtarnameye müvekkil tarafından süresinde ... 8. Noterliği'nin 31/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle cevap verildiğini, aynı zamanda müvekkilinin davacının makineyi başka bir şirkete yaptırmaya çalıştığını öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin ...

8. Noterliği'nin 07/11/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davacıya göndererek makineyi çalıştırmamalarını ve başkasına yaptırmamaları gerektiğini bir kez daha ihtar ettiğini, aynı zamanda anılan ihtarnamede ödeme yapmaları halinde eksik kısımların tamamlanacağını, aksi halde sözleşmeden döneceklerini belirttiklerini, ancak noterden aldıkları tebliğ mazbatasında ihtarnamelerin muhatabın adreste tanınmadığından dolayı iade edildiğini, bunun üzerine sözleşmedeki adrese yapılan tebligatların geçerli olmasına rağmen davacının vekiline Gaziantep 8. Noterliği'nin 31/11/2018 tarih 31533 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiklerini,

belirtilen 15 günlük sürenin dolmasıyla ödeme yapılmadığından dolayı yüklenici olarak satış sözleşmesinden döndüklerini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DOSYA

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Davalı ile müvekkili arasında 23/02/2018 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığını, imzalanan sözleşmede sözleşme konusu makinelerin teslim tarihinin 30/04/2018 olarak belirlendiğini, sözleşme konusu makine bedelinin 215.000,00 TL - KDV olarak belirlendiğini, sözleşmenin ticari koşullar başlıklı kısmında makinenin bedelinin hangi koşullarda ödeneceğinin belirtildiğini, buna göre makine bedelinin %40'nı sipariş esnasında, %50'sini imalat yeri tesliminde, kalan %10'nu makinenin çalıştırıldığında ödeneceğini,

ancak davacının sipariş esnasında makine bedelinin %40 olan 101.480,00 TL ödemesi gerekirken sözleşmeden 3 gün sonra 26/02/2018 tarihinde sadece 40.000,00 TL, 19/03/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 06/04/2018 tarihinde ise 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 85.000,00 TL ödeme yaptığını, davacının müvekkile hem zamanında ödeme yapmadığını hemde 16.480,00 TL eksik ödeme yaptığını, bu sebeple de söz konusu makinenin davacıya teslim tarihi 30/04/2018 tarihinde teslim edilmediğini, makinenin 04/06/2018 tarihinde %80'i tamamlanmış bir şekilde eksik teslim edildiğini, makinenin kurulumunun tamamlanmadığını,

müvekkilinin davacıya makineyi çalıştırmaması gerektiğini, makinenin hala tamamlanmadığını otomasyon ayarlarının olması gerektiği gibi olmadığını söylediğini, ödemelerin geç ve eksik olduğundan dolayı makinenin tamamlanmadığını, davacının müvekkilini zarara uğratmak için tamamlanmamış makineyi çalıştırdığını, 08/10/2018 tarihinde Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği'ne tespit yaptırıldığını, ardından müvekkiline ...

15. Noterliği'nin 22/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, müvekkile gönderilen bu ihtarnameye müvekkil tarafından süresinde ... 8. Noterliği'nin 31/10/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle cevap verildiğini, aynı zamanda müvekkilinin davacının makineyi başka bir şirkete yaptırmaya çalıştığını öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin ...

8. Noterliği'nin 07/11/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davacıya göndererek makineyi çalıştırmamalarını ve başkasına yaptırmamaları gerektiğini bir kez daha ihtar ettiğini, aynı zamanda anılan ihtarnamede ödeme yapmaları halinde eksik kısımların tamamlanacağını, aksi halde sözleşmeden döneceklerini belirttiklerini, ancak noterden aldıkları tebliğ mazbatasında ihtarnamelerin muhatabın adreste tanınmadığından dolayı iade edildiğini, bunun üzerine sözleşmedeki adrese yapılan tebligatların geçerli olmasına rağmen davacının vekiline ...

8. Noterliği'nin 31/11/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiklerini, belirtilen 15 günlük sürenin dolmasıyla ödeme yapılmadığından dolayı yüklenici olarak satış sözleşmesinden döndüklerin, müvekkil şirketin bu sözleşme yüzünden mağdur olduğunu, dava konusu eser sözleşmesinden dolayı ödenmeyen hak edilen alacaklarının ve iş sahibinin borçlarını gereği gibi ifa etmemesinden kaynaklanan menfi ve müspet zararlar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE

Dava Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İstemine İlişkindir. Borç ilişkisi alacaklı ile borçlu arasındaki ilişki olup, hukukî işlemden doğabileceği gibi doğrudan doğruya kanundan da doğabilir. Hukukî işlemden doğan borç ilişkilerinin başlıca kaynağı sözleşmedir. Her sözleşme, taraflar arasında bir hukukî ilişki meydana getirir, bu ilişkiye “sözleşmeye dayalı=akdi ilişki” denir. Doktrin ve uygulamada sözleşme yerine “akit”, “mukavele” veya “bağıt” kelimeleri de kullanılmaktadır.

Sözleşme; hukukî bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının uyuşmasını ifade eder.

Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan ve tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ ise; sözleşmenin imzalandığı ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 355. maddesinde “istisna akdi” olarak adlandırılmış olup, “İstisna bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde ifade edilmiş.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde de, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır.

Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür.

Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (Selimoğlu, Y. E. : Eser Sözleşmesi, Ankara 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir.

Borçlar Kanunu’nun “Müteahhidin borçları” başlıklı 356. maddesi ile bu maddenin TBK’daki karşılığı olan 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

Uyuşmazlığın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Tacir olmanın hükümleri”ni düzenleyen 20/2. maddesine göre yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır.

Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur.

Yüklenicinin özen ve sadakat borcunun gereği olarak BK’nın 357/3. maddesinde genel ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. BK’nın 357/3. maddesi ve aynı Kanun’un iş sahibinin sorumluluğunu düzenleyen 361/1. maddesi uyarınca; yüklenici işinin ehli olup bedelin tamamına hak kazanabilmesi için, eseri, sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur.

Yüklenici eseri teslim etmediği veya sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini kanıtlamadığı sürece iş bedeline hak kazanamaz. Sözleşme ve eklerine aykırı imalat yapılmış olması hâlinde, imalatın bu şekilde yapılması iş sahibi tarafından talep edilmiş olsa dahi, yüklenici, iş sahibine karşı genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse doğacak sonuçlardan kurtulamaz.

Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir.

Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir.

Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye aittir.

Bilirkişi raporlarına ilişkin yapılan değerlendirme;

Ticari defterlerin delil niteliği ve bilirkişi incelemesine dair tespitler;

Hukuk Muhakemeleri Kanununun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi;

"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü amirdir.

Tarafların her ikisinin de tacir olması, uyuşmazlık konusunun her iki tarafın da ticari defterine işlemesi gereken kapsamda olması ve ticari işletme ile ilgili olması hususları; ticari defterin, delil olarak kullanılmasını mümkün kıldığı tespit edilmiştir.

HMK'na göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayı yapılmış olan, birbirini doğrulayan ticari deftrerin sahibi lehine delil olması mümkün kılınmıştır. Bunun yanında bu şartları taşımayan defterler ise her zaman sahibi aleyhine delil olma niteliği taşımaktadır. (Hüseyin ÜLGEN/Mehmet HELVACI/Arslan KAYA/N. Fusün NOMER ERTAN, Ticari İşletme Hukuku, 6. Baskı, İstanbul, 2019, s.677)

Ticari defterin birbirini doğrulamasından anlaşılması gereken ise uyuşmazlığın taraflarının defterlerinin birbirini doğrulması değil; defteri tutan tarafın bütün defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulamasıdır. (Hakan PEKCANITEZ/Muhammet ÖZEKES/ Mine AKKAN/Hülya TAŞ KORKMAZ, Medeni Usul Hukuku, 15. Baskı, İstanbul, 2017, s.1829)

Mali Müşavir bilirkişi raporu özeti;

Dosya tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 02/08/2019 tarihli raporda özetle;

Davacının dava dosyasına 2018 yılına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiğini, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği belirtilen 2018 yılına ait yasal defterlerinin açılış noter tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun yaptırdığı gibi Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen 2018 yılına ait yevmiye defterlerinin kapanış noter tasdikini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığını,

Davacı tarafa ait 2018 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacı tarafın davalı tarafa 26/02/018 tarihinde 40.000,00 TL, 19/03/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 06/04/2018 tarihinde 15.000,00 TY olmak üzere toplamda 85.000,00 TL banka havalesiyle ödeme yaptığını, davalıya yaptığı bu ödemeler karşılığında davalıdan herhangi bir makine aldığı kaydının olmadığını, böylece davacı tarafın incelenen bu 2018 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacının davalı taraftan verilen siparişler avansı olarak 85.000,00 TL alacağının olduğu kaydının olduğunu,

Diğer yandan davalı tarafın dava dosyasına 2018 yılına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiğini, davalının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği 2018 yılına ait yasal defterlerinin açılış noter tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun yaptırdığını, 2018 yılına ait yevmiye defterinin kapanış noter tasdikini de zamanında ve usulüne göre yaptırdığını,

Davalı tarafa ait 2018 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davalı tarafın davacı taraftan 26/02/2018 tarihinde 40.000,00 TL, 19/03/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 06/04/2018 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 85.000,00 TL banka havalesiyle, 18/06/2018 tarihinde 6.000,00 TL, 19/06/2018 tarihinde 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 12.000,00 TL nakit olarak tahsilat yaptığını, davalının davacıdan banka havalesiyle ve nakit olarak yaptığı tahsilatlar toplamının 97.000,00 TL olduğunu, davacıdan yaptığı bu tahsilatlar karşılığında davacıya herhangi bir makine sattığı kaydının olmadığını,

böylece davalı tarafın incelenen bu 2018 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davalının davacı tarafa alınan siparişler avansı olarak 97.000,00 TL borcunun olduğu kaydının olduğunu,

Verilen bu ticari münasebet kayıtlarında da görüleceği üzere dava dosyasına konu olan taraflar arasında imzalanan 23/10/2018 tarihli sözleşmeye istinaden davacının davalıya 26/02/2018 tarihinde 40.000,00 TL, 19/03/2018 tarihinde 30.000,00 TL, 06/04/2018 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 85.000,00 TL banka havalesiyle ödeme yaptığını, davacının davalıya yaptığı bu banka havalesi ödemelerin davalının 2018 yılı yasal defterlerine birebir aynı olarak bankadan tahsilat olarak kayıt edildiğini, ayrıca davalının 2018 yılı yasal defterlerinde 18/06/2018 tarihinde 6.000,00 TL,

19/06/2018 tarihinde 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 12.000,00 TL nakit olarak davacıdan tahsilat yaptığı kaydının olduğunu, ancak davalının 2018 yılı yasal defterlerinde davacıdan nakit olarak tahsilat yaptığı kaydı olan bu toplamda 12.000,00 TL tutarın davacının 2018 yılı yasal defterlerinde davalıya yapılan ödeme olarak kayıt edilmediğini mahkememize bildirmiştir.

Denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş bilirkişi raporuna itibar edilerek hükme esas alınmıştır.

Bilirkişi incelemesine ilişkin yapılan değerlendirme;

Her iki tarafın da ticari defterinin de usulüne uygun tutulduğu ve delil niteliğini haiz olduğu bilirkişi incelemesi ile belirlenmiştir.

Taraflar arasındaki ticari defter kayıtlarında ... 6.000,00 TL'den oluşan 2 ayrı elden ödemesinin ... Otomasyon'a ticari defterlerine kayıtlı iken; ... ticari defterinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır.

Buna göre asıl dava davacısı ödeme iddiası kendi ticari defteri ile çelişki oluşturmaktayken; asıl dava davalısının kabul etmediği ödemeyi ticari defterine işlemesi de kendi ticari defteri ile çelişmektedir.

Davacı taraf ödemelere dair tahsilat makbuzlarını mahkememize ibraz etmişken davalı tarafa ticari defterinde yer alan kayıtların aksini ispatlayabilecek herhangi bir delil ibraz etmemiştir.

Bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşme dikkate alındığında malın bedelin %40'ı ödendiğinde teslim edileceğine dair hüküm öngörülmüştür.

Malın bedeli 234.350,00 TL ve %40'ının ise 93.740,00 TL 'dir. Malı ise davacıya teslim edilmiştir. 6.000,00 TL'şerlik ödemeler yapılmamış olsaydı %40'lık kısım aşılmamış olacaktır. Malın da tesliminin gerçekleştiği dikkate alındığında tahsilat makbuzlarındaki ödemelerin yapılarak toplam 97.000,00 TL ödeme yapıldığı kanaati hasıl olmuştur.

Esere ilişkin bilirkişi raporu özetleri;

Mahkememiz ara kararı gereği refakate bir makine mühendisi bilirkişi alınarak davaya ve sözleşmeye konu makine üzerinde keşif yapılmış, makine mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 11/02/2020 tarihli raporda özetle;

Davacı şirket ile davalı şirket arasında 30/04/2018 tarihinde davacı adresine teslim edilmek üzere 215.000,00 TL + KDV bedelli "Kağıt Masura ve Kağıt Bobin Dilimleme Makinası" alım-satım sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme aksine makine grubundan "Kağıt Masura Makinasını" 04/06/2018 tarihinde geç teslim ettiğini, sözleşmede bulunan "Kağıt Bobin Dilimleme Makinasının" teslim edilmediğini, teslim edilmeyen kısmın 43.000,00 TL + KDV olmak üzere 50.740,00 TL olduğunu, teslim edilen kağıt masura makinesinin ayarlarının yapılmadığını ve sağlam eksiksiz, çalışır durumda teslim edilip tutanak alınmadığını,

Makinenin 1. Sınıf mühendislik ürünü olmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği hususunda gerekli önlemin alınmadığını, fireli çalıştığını, ayıplı kusurlu ve eksik olarak teslim edildiğini, makineden istenen faydanın sağlanamadığını, deneme döneminde üretim yapılamadığını, fireli çalıştığını, üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu, ürünlerin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ayıplı ürünlerin üretim kaybına neden olacağını, çalıştırabilmek için otomasyon sisteminde tadilat yapıldığını, "servo, endecor ve ekranın" ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 30/04/2019 tarih ve ... fatura no ile kdv dahil 59.000,00 TL bedelle değiştirildiğini mahkememize bildirmiştir.

Daha sonra mahkememizin 15/10/2021 tarihli ara kararı gereği ek rapor aldırılmak üzere dosya kök rapor tanzim eden makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 18/10/2021 tarihli ek raporda özetle;

Taraflar arasında 23/02/2018 tarihli 215.000 TL + KDV bedelli "230. 200.

180 cm ebatlarında Elektronik hız kontrol üniteli, havalı şaftlı 76 mm tahrik milli, Elektronik bobin kaldınma asansörlü, disk balata frenli, manuel kenar kontrollü, operatör kumanda panolu, sarımı tork kontrollü, 15 katlı miğfer boru ve masura makinası, paketleme ünitesi , kağıt dilimleme makinası ( kağıt masura ve kağıt bobin kesme makinası)" sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme kapsamında da " makine grubuna ait bobin dilimleme makinasının teslim edilmediği,

kağıt masura makinasına ait Caraskal sisteminin görülemediği" keşif sırasında tespit edilerek kök raporda belirtildiğini, caraskallara ait serbest piyasa fiyatının sözleşme tarihi itibari ile fiyatının 2*2500 = 5.000,00 TL olacağını, yine sözleşme kapsamında teslim edilmeyen "Kağıt Bobin Dilimleme Makinası'"na bedelin 43.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini buna göre;

Sözleşme bedelinin = 215.000,00 TL,

Bobin dilimleme makinesinin = 43.000,00 TL %20,000

Yapılan işlem toplamının %77,675 olarak hesap edildiğini,

Davaya konu makineye ait eksikliklerin tespiti için 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/125 D.iş tespitinde Caraskal hususuna değinilmediğini ve masura taşıyıcı konveyör sistemi bandının makine yuvalarına tam olarak uygulanmadığını, bandın kenarlarında yıpranmalar olduğu hususunun tespit ettiği, tarafınca yapılan keşifte ise makineler üzerinde askılı caraskal sisteminin olmadığını band ayarlarının ise yapıldığı yada yaptırıldığının tespit edilemediğini,

Davaya ve sözleşmeye konu makinenin piyasadan temin edilen yarı ve tam mamül malzemelerin işlenmesi ve yine piyasadan temin edilen elektrik, elektronik ve hazır malzemenin montajı sonrası imal edilen özel üretim bir makine olduğunu,

Sözleşme kapsamında satın alınan makinenin 1. Sınıf mühendislik ürünü olmadığını, işçi sağlığı ve iş güvenliği hususunda gerekli önlemin alınmadığını, kesim sırasında ... Otomasyon yazılımında değerlerin girilen parametrelerle uyuştuğu ancak fireli çalıştığını, makineden istenin faydanın sağlanamadığını, üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu, ürünlerin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ayrıca ayıplı ürünlerin üretim kaybına neden olacağını,

Makineyi çalıştırabilmek için "servo, endecor ve ekranı değiştirerek gerekli olan ayarları ve otomasyonu" ... ... San. Ve Tic. Ltdi. Şti.'ne 30/04/2019 tarih ... fatura no ile 59.000,00 TL bedelle yaptırıldığını, yapılan bu işlemin makinedeki sorunları çözmeye yönelik olduğunu ve ayıplı üretime sebebiyet vermeyeceğini,

Ayıplar dolayısıyla makineden istenen faydanın elde edilemediğini, makineyi çalıştırabilmek için bazı tadilatlar ve onarımlar yapıldığını, yapılan tadilat ve onarımlar bedelinin ürün bedelinden düşülmesi yada ayıp oranında indirimin uzmanlık alanı dışında olduğunu mahkememize bildirmiştir.

Mahkememizin 6 no.lu celsesi ara kararı gereği Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosya bir eser konusunda uzman icra nitelikle hesaplamalar bilirkişisi ile bir mali müşavir ve bir makina mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16/12/2020 tarihli raporda özetle;

Taraflar arasında 23.02.2018 tarihli Kâğıt Masura ve Kâğıt Bobin Dilimleme Makinesi alımı sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme bedelinin 215.000,00 TL * KDV”'nin yarısı -2 15.000 *19.350-234.350,00 TL olduğunu, yüklenici/satıcı davalının sözleşme kapsamında edimini zamanında yerine getirmediğini, davacının toplam 85.000,00 TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, talebe bağlılık ilkesi gereği bu iddiasıyla bağlı olacağını, davalının sözleşme koşullarına göre davacının zamanında ödeme yapmadığına dair davacıyı temerrüde düşürmediğini, dosya kapsamındaki bilgilere göre, davacıya teslim edilen makinanın gizli ayıplı olduğunu, dava dosyası,

tarafların istemleri nazara alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiye edilmesi gerektiğini, davacının bu ayıbın giderilmesi için dava dışı firmadan destek aldığını, dava dışı firmanın verdiği destek bedelinin ("servo, endecor ve ekranı değiştirerek gerekli olan ayarları ve otomasyonu” ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne 30/04/2019 tarih 131762 fatura no ile) 59.000,00 TL olduğunu,

Davalının - teslim etmediği imalat bedelinin 43.000,00 TL+KDV/2—46.870,00 TL olduğunu, cezai şart ile ilgili talebin, sözleşme konusu makinenin 30.04.2018 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, 04.06.2018 tarihinde kısmen teslim edildiğini, davacının eksik olarak teslim aldığı makine için 34 gün cezai şart olarak günlük 150,00 TL dan (34 x 150,00 )- 5.100,00 TL cezai şart uygulanacağını, bu duruma göre davacının teslim ettiği makine bedelinden, teslim edilmeyen imalat bedeli + dava dışı firmanın verdiği destek bedeli + cezai şart bedelinin düşülmesi gerektiğini, (59.000,00 * 46.870,00 * 5.100,00 -110.970,00 TL),

Sözleşme bedelinden teslim edilmeyen makine bedeli + dava dışı firmanın verdiği destek düşüldüğünde davalının 123.380,00 TL tutarında alacaklı olduğunu,

Davacının kabulünde olan 85.000,00 TL ödeme tutarı düşüldüğünde davacının davalıya 38.380,00 TL tutarında borçlu olduğunu ancak davacı talebinin 100.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini mahkememize bildirmişlerdir.

Akabinde Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak asıl dosya ve birleşen dosya yönünden de tarafa itirazları da değerlendirilerek kök rapor tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 12/07/2021 tarihli ek raporda özetle;

Taraflar arasında 23.02.2018 tarihli Kâğıt Masura ve Kâğıt Bobin Dilimleme Makinesi alımı sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme bedelinin 215.000,00 TL + KDV’nin yarısı = (215.000+19.350)=234.350,00 TL olduğunu, davacının toplam 85.000,00 TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, talebe bağlılık ilkesi gereği bu iddiasıyla bağlı olacağını, davalının sözleşme koşullarına göre davacının zamanında ödeme yapmadığına dair davacıyı temerrüde düşürür ihtarname keşide etmediğini, dosya kapsamındaki bilgilere göre, davacıya teslim edilen makinanın gizli ayıplı olduğunu, dava dosyası, tarafların istemleri nazara alındığında,

taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiye edilmesi gerektiğini, davacının bu ayıbın giderilmesi için dava dışı firmadan destek aldığını, dava dışı firmanın verdiği destek bedelinin ("servo, endecor ve ekranı değiştirerek gerekli olan ayarları ve otomasyonu” Güney Masura San. ve Tic. Ltd.

Şti. ’ne 30/04/2019 tarih 131762 fatura no ile) 59.000,00 TL olduğunu, davalının teslim etmediği imalat bedelinin 43.000,00 TL + KDV/2=46.870,00 TL olduğunu, cezai şart ile ilgili talebin takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere seçenekli olarak hesaplandığını, buna göre;

1-Hesaplama tarihi olarak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi 30.04.2018 ile fiili teslim tarihi 04.06.2018 arasında günlük cezai şart hesaplamasında; davacının eksik olarak teslim aldığı makine için 34 gün cezai şart olarak günlük 150,00 TL dan (34 x 150,00) = 5.100,00 TL toplam cezai şart uygulanacağını,

2-Hesaplama tarihi olarak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi 30.04.2018 ile sözleşmenin fesih tarihi 01.12.2018 arasında günlük cezai şart hesaplamasında; 214 gün x 150,00 TL= 32.100,00 TL toplam cezai şart uygulanacağını,

Bu duruma göre davacının teslim ettiği makine bedelinden, teslim edilmeyen imalat bedeli + dava dışı firmanın verdiği destek bedeli + cezai şart bedelinin düşülmesi gerektiğini,

1-İhtimale binaen hesaplamanın (59.000,00+46.870,00 + 5.100,00 =110.970,00 TL) şeklinde olduğunu,

2-İhtimale binaen hesaplamanın (59.000,00+46.870,00 + 32.100,00 =137.970,00 TL) şeklinde olduğunu,

Cezai şartı aşan miktarda zarar söz konusu olmadığından munzam zararların hesaplamaya dahil edilmediğini, sözleşme bedelinden (234.350,00 TL) teslim edilmeyen makine bedeli + dava dışı firmanın verdiği destek düşüldüğünde;

1-İhtimale binaen (110,970,00 TL) davalının alacaklı olduğu meblağın (234.350,00 - 110.970,00) = 123.380,00 TL olduğunu,

2-İkinci ihtimale binaen (137.970,00 TL) davalının alacaklı olduğu meblağın (234.350,00 - 137.970,00) = 96.380,00 TL olduğunu,

Davacının kabulünde olan 85.000,00 TL ödeme tutarı düşüldüğünde davacının davalıya;

1-İhtimale binaen (123.380,00 – 85.000,00 ) = 38.380,00 TL borçlu olduğunu,

2-İhtimale binaen (96.380,00 – 85.000,00 ) = 11.380,00 TL borçlu olduğunu,

Davacı talebinin 100.000,00 TL olduğunu mahkememize bildirmişlerdir.

Yine mahkememizin ara kararı gereği, HMK 281/3 uyarınca dosyada alınan bilirkişi raporlarındaki eksiklikler ve çelişkilerin giderilmesi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak dosya İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi'nden oluşan 3 makine mühendisi bilirkişi ve 1 borçlar hukukunda nitelikli hesaplamalar bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 29/06/2022 tarihli raporda özetle;

1.ASIL DAVADA davacı ... tarafından "davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle cezai şart alacağı, kira alacağı, munzam zarar, ayıplı ürün dolayısıyla doğan zarar, eksik ürün nedeniyle doğan zararlar gibi oluşan zararlara karşılık şimdilik 107.000TL’nin ticari faizi ile birlikte ödeme tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesi"nin talep edildiğini,

2.BİRLEŞEN DAVADA (2019/404E.) davacı ... tarafından sözleşme gereğince ödenmeyen alacak, ayrıca davalı işsahibinin borcunu gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle doğan menfi ve müspet zarar için şimdilik 100.000TL.nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile ödenmesine karar verilmesi"nin talep edildiğini,

3. Teknik İnceleme Yönünden

Toplam yapılması gereken işlerden yapılan işlere fiziki oranlama yapılarak işin yüzde kaçının yapıldığı hususunda: 23.02.2018 tarihi sözleşmede kararlaştırılan eser imalatının sadece %40'lık kısmının yüklenici tarafından ifa edildiğini, yapılan işlerde ayıbın var olup olmadığı,

ayıp var ise ayıbın niteliğinin gizli ayıp mı, açık ayıp mı olduğu hususunda: PLC otomasyon sistemini yazılım ile kontrol eden ... otomasyon yazılımında da kesim anında değerlerin yanlış olduğunu ve sisteme girilen değerlerle uyuşmadığı dikkate alındığında tüm bu işlemler neticesinde yapılan işlerin gizli ayıplı olduğunu, yapılan işlerde eksik iş olup olmadığı (toplam yapılması gereken işlerden yapılan işlere fiziki oranlama yapılarak işin yüzde kaçının yapıldığı) hususunda: Sözleşmede kararlaştırılan "Kağıt Bobin Dilimleme Makinasının ve Askılık Calaskal sistemi"nin teslim edilmediğini,

Davalı-karşı davacının hakettiği iş bedelinin tespiti ile eksik ve kusurlar gözetilerek yapılan işin fiziki oranı belirlenip iş bedeline uygulanarak mukayese edilmesi sonucu eksik veya fazla ödemenin belirlenmesi hususunda: Davalının hakettiği bedelin 215.000,00 - 0,4 x 215.000,00 - 85.000,00 = 44.000,00 TL (KDV hariç) olduğunu,

Davacı-karşı davalının S Bandı ve Calaskal'ın da teslim edilmediği iddasını dosyada keşif mahallinde bilirkişinin yapmış olduğu tespitler ve değişik iş dosyasında yer alan tespitler dikkate alınarak değerlendirilmesi hususunda: Sözleşme içeriğinde S-bandı ile ilgili bir açıklamaya rastlanmadığını, söz konusu konveyör ile ilgili bir düzeltme hata giderme işleminin beyan edilmediğini; ayrıca Caraskal'ın da teslim edilmediğini,

Davacı-karşı davalının S Bandı ve Calaskal'a ilişkin itirazlarının yapılacak oranlamada ne kadar olduğunun ayrı bir kalem olarak gösterilmesinin istenilmesi hususunda: Dosya içeriğindeki sözleşmede ve incelemelerde S bandı belirtilmediğinden dolayı bir oranlamanın da yapılamadığını, Caraskal sistemi sözleşme değerine oranlandığında bunun %2,3 olduğunu, dava konusu makinenin 15 katlı miğfer boru ve masura makinası paketleme ünitesinin ve kağıt dilimleme makinasının sipariş üzerine üretilen özel bir makina olduğunu,

Makinenin montaj işlemlerinin davacı ve davalı dışında başkaları tarafından yapılmasının gizli ayıpların oluşmasında etkili olmayacağını, gizli ayıplı olan otomasyon sistemini davacı firma dava dışı ... ... San. Ltd. Şti.'ye yaptırmış olduğu, tamiratların bedelinin 59.000 TL. olduğunu,

Daha önce hazırlanan rapor içeriklerinde açıklanan gizli ayıbın otomasyon sisteminde kullanılan yazılım programının hatalı olduğunu,

4. Borçlar Mevzuatı Yönünden

Davacı-karşı davalının makinedeki ayıplar dolayısıyla ürünün bedelinden indirim talep edip edemeyeceği, talep edebilecekse bu indirimin ne kadar olduğunun belirlenmesi hususunda:

Teknik inceleme neticesinde makinaların özel üretim olduğu kanaatine varıldığından ve sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde tarafların TBK m. 1 ve m. 470 hükümleri gereğince "eser sözleşmesi" kurdukları, buna göre davacının "işsahibi", davalının ise "yüklenici" sıfatını haiz olduğunu, eser sözleşmesinde işsahibi sıfatını haiz davacının, TBK m. 475/I, b.2 hükmüne göre "eser bedelinden ayıp oranında indirim isteme" yönünde seçimlik hakkını kullanmış olması gerekeceğini,

bu hakkın kullanılması için de öncelikle davalı işsahibi tarafından TBK m. 474/I hükmüne göre (teknik inceleme kısmında tespit edilen gizli ayıbın) "eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda (yani ayıbı gözden geçirme ve bildirme külfeti altında) olduğu,

Yargıtay kararlarına göre eser sözleşmesinde bu külfetin tacir sıfatını haiz işsahibi tarafından bile yerine getirildiğinin ispatının tanıkla bile mümkün olduğunu, bu kapsamda bunun takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu, eğer ayıp ibharına ilişkin külfetin davacı işsahibi tarafından yapıldığı kabul edilir ise bu halde TBK m. 475/I, b.2 hükmüne göre ayıpla orantılı indirim istenebileceğini, ancak bu indirim oranı takdirinin, teknik inceleme de gerektirmesi sebebiyle Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu,

Davalı- karşı davacının müspet ve menfi zararlarının ne kadar olacağı hususunda:

Birleşen Davada; davacı ... dava dilekçesinin talep kısmında menfi (olumsuz) ve müspet (olumlu) zararlarını talep ettiğini beyan etmiş ise de dava dilekçesi incelendiğinde "(işçilik, zaman kaybı, mahrum kalınan kar vb.), makinanın yapılması için harcanan mesai, işçilik, emek kaybı, zaman kaybı, noter giderleri ve dava giderlerinin ödenmesi" şeklinde zarar kalemlerine yer verdiğini, ancak dilekçede hangi kalemlerin menfi, hangi kalemlerin müspet zarar kapsamında talep edildiğine ilişkin açıklamaya rastlanmadığını, iddia edilen zarar türüne ilişkin zararın nasıl, ne şekilde,

hangi illiyet bağı içerisinde meydana geldiğinin ayrıntılı olarak anlaşılamadığını, TMK m. 6 ve HMK m. 194 hükümleri gereğince dayanılan vakıanın somutlaştırılmasına yönelik ispat yükünün davalı ... tarafından yerine getirilip getirilmediğini takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu, ayrıca sunulan bazı belgelerin (örneğin sigortalı hizmet listesi vs.) uzmanlık alanlarının dışında kalması sebebiyle değerlendirmenin de mümkün olmadığını, hal böyle olmakla dosya kapsamında menfi ve müspet zararın değerlendirilmesinin mümkün olamadığını,

kaldı ki hem menfi hem de müspet zararın birlikte istenemeyeceğini ve davacı ... sözleşmeden dönerek sözleşmeyi sonlandırması nedeniyle de artık müspet zararı talep edemeyeceğini, elbette bu hususta da takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu,

Davacı- karşı davalının cezai şart alacağı, kira alacağı, munzar zararı, ayıplı ürün dolayısıyla doğan zararı, eksik ürün nedeniyle uğradığı zarar var ise ne kadar olduğunun tespiti hususunda:

Asıl Davada davacının, "davalının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle cezai şart alacağı, kira alacağı, munzam zarar, ayıplı ürün dolayısıyla doğan zarar, eksik ürün nedeniyle doğan zararlar gibi oluşan zararlara karşılık şimdilik 107.000TL’nin ticari faizi ile birlikte ödeme tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesi"ni talep etmiş olup taraflar arasında kurulan eser sözleşmesinde makinaların teslim vadesinin 30.04.2018 olarak belirlendiği,

sözleşmenin 12. maddesinde teslimde, montajda, yüklemede, işlemeye alma süresinde gecikme, makinanın hiç veya gereği gibi çalışmaması halinde ceza koşulu (cezai şart) olarak günlük 150TL.nin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırılan bu ceza koşunun TBK m. 179/II hükmüne göre "ifayla birlikte istenen ceza koşulu" olduğunu, asıl davada davacı tarafından 29.01.2021 tarihinde sunulan dilekçenin 2. sayfasında da beyan edildiği üzere davalı tarafından davacıya gönderilen 13.11.2018 tarihli,

31533 yevmiye numaralı noter ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği 16.11.2018 tarihinden itibaren (ihtarnamede davacıya bedeli ödemesi için verilen) 15 günlük sürenin sonunda, yani sözleşmenin sonlandırıldığı 01.12.2018 tarihinde kadar ceza koşulunun hesaplanması gerektiğini belirttiğini, hal böyle olmakla gereği gibi teslim etmeme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan "belirli vade" niteliğindeki teslim vadesi olan 30.04.2018 tarihinden 01.12.2018 tarihine kadar ceza koşulu hesaplaması yapıldığında iki tarih arasındaki 215 gün için 150TL.x215=32.250TL.nin hesaplandığı, takdirin, elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu,

Ancak bununla birlikte dava dilekçesinde istenmiş "kira alacağı, munzar zarar, ayıplı ürün dolayısıyla doğan zararı, eksik ürün nedeniyle uğradığı zararın tespiti", sözleşmenin 12. maddesinde anılan şekilde "her türlü işletme ve ticari kayıpların tazmini" hususunda ise bu zararların hangi dönemde, nasıl, hangi ilinti içinde ortaya çıktığı, anılan zarar kalemleri kapsamında istenilenin tam olarak neye ilişkin olduğu vs. hususları açıkça anlaşılamadığından bu yönde hesaplama yapılamadığını, (davacının iddia ettiği üzere 8 aylık süre zarfında fabrika için ödenen 2.594,82TL.nin, yani toplamda 20.758,56TL.nin munzam zarar olup olmadığını,

dava dilekçesinde "kira alacağı" olarak kastedilenin aynı şekilde yine dava dilekçesinde "munzam zarar" olarak anılan zarar kalemi içinde istenip istenmediğini; ayrıca uzmanlık alanımıza girmeyen işçi alacağının hesaplanmasının) takdirin, elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu,

Mali incelemenin uzmanlık alanlarının dışında kaldığını, bu kapsamda alınan mali bilirkişi raporlarının takdirinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu,

Davalı- karşı davacının sözleşmeden dönme iradesinin, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunun makine mühendisi bilirkişiler tarafından değerlendirilmesi halinde yapılan işin oranının dönme mi, yoksa fesih kapsamında mı kaldığına göre talep edebilecek miktarın tespiti hususunda: Teknik inceleme neticesinde makinaların özel üretim olduğu kanaatine varıldığından ve sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde tarafların TBK m. 1 ve m. 470 hükümleri gereğince "eser sözleşmesi" kurduklarını, buna göre davacının "işsahibi", davalının ise "yüklenici" sıfatını haiz olduğunu,

asıl davada davacı tarafından 29.01.2021 tarihinde sunulan dilekçenin 2. sayfasında da beyan edildiği üzere davalı tarafından davacıya gönderilen 13.11.2018 tarihli, 31533 yevmiye numaralı noter ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği 16.11.2018 tarihinden itibaren (ihtarnamede davacıya bedeli ödemesi için verilen) 15 günlük sürenin sonunda, yani 01.12.2018 tarihinde sözleşmenin sonlandırıldığı,

teknik incelemedeki %40'lık tamamlama oranı göz önüne alındığında sözleşmenin feshinin değil, sözleşmeden dönmenin söz konusu olduğunu, sözleşmeden dönmenin geçmişe etkili olduğunu ve sözleşmenin tasfiyeye girmesi nedeniyle sözleşmeyi hiç yapılmamış hale getirdiğini, sözleşmeden dönme nedeniyle yukarıda da açıklandığı üzere müspet zararın değil, menfi zararın istenebileceğini, ancak bu hususun hesaplanamadığını, takdirin, elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğunu mahkememize bildirmişlerdir.

Akabinde yine mahkememizin 17 no.lu celsesi 1 no.lu ara kararı gereği dosya ek rapor aldırılmak üzere kök rapor tanzim eden İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi'nden oluşan 3 makine mühendisi bilirkişi ve 1 borçlar hukukunda nitelikli hesaplamalar bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 26/03/2023 tarihli ek raporda özetle;

Yapılan incelemede Bobin Dilimleme makinasının ve Kağıt masura makinasına ait ... sisteminin, S bandının teslim edilmediğini, kağıt tutkallama, masura paketleme ve masura taşıyıcı sistem ile ilgili kusurların davalı şirketin montaj hatalarından kaynaklandığını, diğer ürün bazlı hataların ise PLC otomasyon sistemindeki parametre hatalarından kaynaklandığını, PLC otomasyon sistemini, yazılım ile kontrol eden ... otomasyon yazılımında da kesim anında değerlerin yanlış olduğu ve sisteme girilen değerlerle uyuşmadığı (sözleşme'de verilen 5.000 mm boyunda kesim yapılamadığı), dikkate alındığında, sözleşme gereği ...

Otomasyon Elektrik Elektronik San. Ve Tic. Ltd. Şti. Firması tarafında yapılması gereken işlerin(eksik (makinenin teslim kısmı) ve ayıplar (teslim edilen kısımlardaki kusur) gözetilerek) %60'ı gerçekleştiğini,

215.000,00 TL sözleşme bedelinin toplam yapılması gereken işlerin %60 'ı gerçekleştiği dikkate alındığında davalının hak ettiği bedelin;

215.000,00 x 0.60 = 129.000,00 TL,

129.000 - 85.000,00 = 44.000,00 TL olarak hesaplandığını mahkememize bildirmişlerdir.

Denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenelenmiş olan 27/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda işin yapılmasına dair yüzdelik hesap ve diğer hususlarda itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.

Tanık beyanlarına ilişkin yapılan değerlendirme;

Mahkememizce 06/02/2020 tarihinde mahkeme heyeti ile yapılan keşifte olayın oluşuna dair tanıklar dinlenilmiş olup;

Tanık ... beyanında; "Ben davacı şirkette işletme müdürü olarak görev yapmaktayım, sözleşme yapılırken ben burada değildim ancak makina parçaları geldiğinde ben buradaydım, makina parçalarının işletmeye gelebilmesi için araba tutup gönderdik, malzemeler geldi, kurulum süresi verdiler geleceklerini söylediler ancak gelmediler, 3 partide makinanın geldiğini hatırlıyorum, makina çalıştı ancak lolik boru ve masura üretecekti ancak üretemedi, kesmede hatalar oldu, kağıdı verdik ama istediğimiz boyutta örneğin 5 metre ürün istedik 4,65 metre ürün çıkardı, makinanın teslim tarihini hatırlamıyorum" demiştir.

Tanık ... ... beyanında; "2 yıl önce mart ayında şirketin sahibi Abdullah bey bana telefon açtı rolik makinası alacağım bizimle çalışırmısın dedi, ben geldim anlaştım konuştum, bana söylediği tarihten 3-4 ay sonra makina geldi, hatırladığım kadarıyla 6. Ayın 22'sinde geldi, makinayı ben kurdum, firma parça parça getirdiler, makinanın düzene girmesi 3-4 ay sürdü. Makina geldiğinde çalışıyordu. Ancak istediğimiz randımanı vermedi, başka şirketten gelip makinayı yaptılar, örneğin normalde 100 tanede 3-4 tane fire verir, ama buradaki makinada 100 tanede 95 tanesinde boyutunda problem çıkıyordu, 100 boru 500 kg geliyor 450 kilosunda fire vardı." demiştir.

Tanık ... beyanında; "Biz davacı şirketten mal alıyoruz, biz davacı şirketten masura alacaktık, üretimde geçikme olduğu için neden teslimin geçiktiğini sorduğumuzda makinanın geçiktiğinden dolayı üretim yapılamadığını söylediler." demiştir.

Akabinde yine olayın oluşuna dair davalı karşı davacı tanıkları Mahkememizin 09/03/2020 tarihli celsesinde hazır edilmiş olup;

Tanık ... beyanında.

"Ben davalı şirketin personeliydim, kendi iş yerimi açtım, 2018 ekim sonunda ayrıldım, makinayı satmak üzere çalıştığım şirket ile anlaşıldı, Türkiye'de ve Gaziantep'te birkaç firmaya verdik, kağıt masura imalatıydı, makinanın satışı konusnuda şirket 215.000,00 TL + KDV şeklinde anlaşıldı, sözleşme gereği 2018 nisan sonunda teslim edilmek üzere anlaştık, ama biz makinayı 04/06/2018 tarihinde teslim ettik, imalattan kaynaklanan aksaklıklar nedeniyle makinanın teslimi gecikti, imalattan kaynaklı aksaklık derken malzeme alımı için ödeme olmadığından makina imal edilemedi, gecikti, makinanın kurulum süreci vardı,

teslim edilen yerin eksiklikleri vardı, bunlar hava tesisatı, su tesisatı, tutkal tesisatı, gerekli ham madde de gelmediğinden ve ustaları da bulunmadığından makina montajını yapmaya çalıştık, 2018 temmuz ayında makinayı ben çalıştırdım, 10 ile 17 temmuz 2018 tarihleri arasında makinayı çalıştırarak masura ürettik, parametre ayarlarını yaptığımızda masura istenilen ebatta çıktı." demiştir.

Tanık ... beyanında; "Ben ... Gıda Makinalarında çalışıyorum, makina bizim dükkandan çıktı, sonrasında tam hatırlamadığım tarihte ikinci bölgede bir yere gittik, yeri tam hatırlamıyorum , ayarını verdik, çalıştırdık, benim bilgim bundan ibarettir." demiştir.

Tanık beyanların tarafların anlaşamadığı hususları aydınlatıcı birinci elden görgü ve bilgiye dayalı beyanda bulunmadıklarından itibar edilerek hükme esas alınmamıştır.

Sözleşmenin sona ermesi bakımından yapılan değerlendirme;

Eser sözleşmeleri - kural olarak - ânî edimli oldukları için fesih, geriye etkili sonuç doğurur. Geriye etkili feshe, sözleşmeden dönme denir. Bu nedenledir ki, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106/II-son maddesindeki fesih sözcüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/2-son maddesinde, ani edimli sözleşmeler yönünden, dönebilir şeklinde değiştirilmiş ve ayrıca, sürekli edimli sözleşmeler yönünden sonradan getirilen 126'ncı maddede de, yine doğru biçimde, fesih sözcüğü kullanılmıştır. Uygulamada; dönme-fesih ayırımına dikkat edilmemekte, dönmeye de fesih denmektedir.

Dönme hâlinde, sözleşme geçmişe etkili olarak son bulur. Başka bir anlatımla, sözleşmenin yapıldığı andaki durum avdet eder; yani, başa dönülür. Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III (BK'nin 108.) maddesine göre de; sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak hem ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve hem de daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. BK'nin 108. maddesindeki şeklinde değiştirilmiştir.

Gerçekten, karşılıklı edimleri içeren bir sözleşmede taraflann, birbirlerine karşı, aynı zamanda hem alacaklı ve hem de borçlu olduklan gözönünde bulundurulacak olursa,

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1, K. 2023/379, 13 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Asıl Dosyada
  5. İddia
  6. Savunma
  7. Birleşen Dosya
  8. İddia
  9. Savunma
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Hukuki Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1
Karar No
2023/379
Tarih
13 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/5 K.2023/519
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/20 K.2023/546
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/53 K.2023/484
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/75 K.2023/584
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/76 K.2023/642
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/83 K.2023/570

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.