İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/640 K.2023/484

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/640Karar2023/484Tarih27 Eylül 2023Okuma10 dk · 2.096 kelime

KÜNYE

T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/640
Karar No
2023/484
Karar tarihi
27 Eylül 2023
Esas no
...
Karar no
...
Hakim
...
Katip
...
Davacı
...
Vekilleri
...
Davalı
...
Vekili
...
Dava
Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan
Dava tarihi
20/09/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
09/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.096 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davalı taraf ve müvekkili arısında Kambiyo ilişkisi bulunmasına hukuken imkan bulunmadığı halde, Genel Kredi Sözleşmesinin eklentisi olarak alınan ve sonradan 3.500.000,00 TL bedel ile 21/05/2021 tarihli vadenin eklendiği bonoya istinaden 230.671,90 TL üzerinden talep edilen ve alınan ihtiyati haciz kararı Gaziantep İcra Dairesinin 2021/43874 Esas sayılı dosyasında infaz edildiğini, 28/05/2021 tarihinde Şirket'in akaryakıt istasyonuna gelinerek fiili haciz işlemi yapıldığını, davalı taraf karşılıksız çıkan 208.000,00 TL çek için ve meri çek riskleri için gidildiği belirttiğini,

davacı tarafından ihtiyati haciz baskısı altında ve ihtirazi kayıtla 208.000,00 TL ödeme yapıldığını, şirket yetkilisi tarafından da 9 adet çekin bankaya teslim edildiğini beyanla 10.000,00 TL maddi zararların, ihtiyati haciz nedeniyle uğradığı manevi zararlar nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı borçlunun şirket tarafından 16/02/2018 düzenleme ve 21/05/2021 vade tarihli 3.500.000,00 TL bedelli bonoyu tanzim ederek Bankaya teslim ettiğini, vadesi geldiği halde ödeme yapıldığını, ihtiyati haciz kararına istinaden 26/05/2021 tarihinde Gaziantep İcra Müdürülüğü'nün 2021/43874 Esas sayılı dosyasında haciz talep edildiğini, 7226 sayılı Kanun ile getirilen geçici düzenlemeye aykırı olduğu fark edilince ihtiyati haciz talebinden feragat edildiğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ve haklı olunduğunu,

geçici düzenleme nedeniyle hükümsüz olan bir ihtiyati haciz kararı için yanlışlık fark edildiğinde borçluların bankaya borçlu olmadığı için değil geçici düzenleme sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden dolayı feragat edildiğini, haciz mahalinde davacı şirketin talebiyle borcunu ödeyeceğini belirtmesi üzerine beklendiğini davacı şirket yetkilisi ödeme yaptıktan sonra kendi talebi ile senedin imha edilmesi talep edildiğini, borcun kalmadığının teyit edildiğini, senedin davacı şirket yetkilisinin talebi üzerinde borç ödendiğini için iptal edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar, 2-Gaziantep İcra Dairesinin 2021/. Esas Sayılı İcra Dosyası 3-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar, 4-Bilirkişi raporları 5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava; haksız haciz nedeniyle kişilik hakları zarara uğrayan kişinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Haksız haciz, tüm koşulları gerçekleştiğinde haksız fiil oluşturmakla görülmekte olan davanın hukuksal dayanağı haksız fiildir. Bu nedenle haksız fiil kavramı ile bu hukukî müessesenin kanuni düzenlemeleri üzerinde durulmasında yarar vardır.

Haksız fiilden doğan borçlar; 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 41 ilâ 60 [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ilâ 76] maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Olay tarihinde yürürlükte bulunan BK’nın “Mesuliyet şeraiti” başlıklı 41. maddesinde;

“Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.

Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur.” hükmü yer almaktadır.

Yargılama sırasında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın “Sorumluluk” başlıklı 49. maddesi de; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmünü taşımaktadır.

Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksız fiil sonucu zarara uğrayan kimse, uğradığı zararın tazminini bu haksız fiilden sorumlu olan kimseden veya kimselerden talep edebilir.

Manevi zarar ise, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu, tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan, acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir.

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK’nın) haksız fiile ilişkin hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk olarak saldırının hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka uygun bir eylem, bu maddenin uygulanmasına imkân vermez. İkinci koşul ise kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusursuz sorumluluk hâlleri hariç kusurunun bulunması gerekir. Kişilik hakkı zedelenenin ayrıca manevi zarara uğramış olması gerekirken hukuka aykırı saldırı ile manevi zarar arasında uygun illiyet bağı da bulunmalıdır. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda haksız fiilin varlığından söz edilemez (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt 1, 2012, s. 452-454).

Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi için haciz uygulayanın kötü niyet ve ağır kusurunun varlığı ile buna bağlı olarak zararın oluşması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Zira kesinleşen icra takibinde alacaklı tarafından haciz istenmesi ve gerçekleştirilmesi takip hukukunun doğal ve yasal bir sonucudur.

Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.

Bilirkişi incelemesi hakkında yapılan değerlendirme;

Mahkememizin ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 15/04/2022 tarihli raporda özetle;

Raporun tüm takdir ve değerlendirilmesinde;

1.Taraflar arasında 14/02/2018 tarihinde 3.500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, aynı gün 14/02/2018 düzenleme tarihli 21/05/2021 vade tarihli 3.500.000,00 TL tutarlı senedin düzenlendiği,

Genel Kredi Sözleşmesi imzalanma tarihi ve limiti ile senedin düzenlenme ve tutarının aynı olmasından davacı Şirket tarafından Bankaya kullanılacak kredi ve kredilerin teminatı olarak verildiği kanısına varıldığı,

2.T.C Gaziantep 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/162 D.İş E. - 2021/162 K. Sayılı 25/05/2021 tarihli kararında; ihtiyati haciz talebinin kabulüne, 230.671,90 TL değerindeki taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile varsa üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine, ihtiyaten haciz konulmasına" karar verildiği,

3.Davacı Şirket tarafından davalı bankaya 28/05/2021 (haciz günü) 208.000,00 TL tutarında FFT yaptığı, Banka tarafından hesaba yatan 208.000,00 TL tutarında yasal takip hesaplarında anapara+faiz+BSMV+masraf tahsilatı yapıldığı tespit edildiği, şeklinde rapor tanzim edilmiştir.

Mahkememizin ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 02/06/2022 tarihli ek raporda özetle;

Raporun tüm takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere;

Davacı Şirket tarafından davayı bankaya 28/05/2021 (haciz günü) 208.000,00 TL tutarında EFT

yaptığı, banka tarafından hesaba yatan 208.000,00 TL tutarından yasal takip hesaplarında anapara+faiz+BSMV+masraf tahsilatı yapıldığı tespit edildiği, davacı şirketten alacağı kalmadığı tespit edilmiştir.

Yine mahkememiz 26/09/2022 tarih 4. Celsede verilen ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde mali müşavir bilirkişi ve hesap bilirkişisi tarafından hazırlanan 24/08/2023 tarihli rapordan özetle;

Davacı vekilinin sunmuş olduğu 10/10/2022 tarihli yazı ve eklerinin incelenmesinde, davacının 27/04/2021- 27/06/2021 tarihleri arasına ait, müvekkil şirketin satış verileri kayıtları bulunduğu, bu kayıtların incelenmesinde haciz tarihi olana 28/05/2021 tarihine ve 27/04/2021-27/06/2021 tarihlerine ait satışların satış saatlerinin belirtilmediği görülmekle, hesaplama yapılamamış olup, saat verilerini içeren kayıtların mahkemelerine ibraz edilmesi halinde değerlendirme ve hesaplama yapılabileceği,

mahkememce hesaplamaların haczin uygulandığı saatler baz alınarak yapılması kararı gereği hesaplamalar sadece ...A.Ş tarafından mahkemeye sunulan CD içeriğinde bulunan Excel'deki verileri baz alınarak yapılan hesaplamalar neticesinde, haczin uygulandığı saatlerde davanın 4.344,01 miktar ve karşılığı 26.790,25 TL tutarında satışının olduğu, 27/04/2021-27/06/2021 tarihleri arasında günlük satışlarından 13:40-17:20 saatleri arasında 110.089,28 miktar karşılığı 730.033,95 TL tutarında satış yapıldığı,

bu durumda 27/04/2021-27/06/2021 tarihleri arasında 61 gün olması sebebiyle 110.089,28 miktar/ 61- 1.804,74 günlük ortalama miktar ve karşılığı 11.967,77 TL günlük ortalama satışının bulunması sebebiyle haczin uygulandığı gün ve saatte satışlarda bir düşme olmadığı değerlendirilmiş olup, zararın oluşup oluşmadığının taktiri yüksek mahkemeye aittir şeklinde rapor tanzim edilmiştir.

Denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır.

Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları bakımından yapılan değerlendirme;

Davacı vekili tanzim edilen bilirkişi raporuna 12/09/2023 tarihli dilekçesi ile yalnızca ... gelen veriler üzerinden değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin kayıtlarının bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını ayrıca ... ile anlaşmaları sona erdiği için ... kayıtlarını denetleme imkanlarının bulunmadığını mahkememize bildirmiştir. Ayrıca marketçilik işlemlerine ilişkin kayıtların da esas alınmadığını market satışlarında haczin uygulandığı dönemde düşüş olduğunu ve hesaplamada bu düşüşün dikkate alınmadığını bildirerek itiraz edilmiştir.

Davacının ... verilerine ilişkin itirazlarında ... satışa ilişkin verileri EPDK'nin 1240 sayılı Otomasyon Kurul Kararı uyarınca resmi satış verisi niteliğinde olduğundan davacı tarafından aksi ancak yazılı delille ispat edilebilecektir.

Bununla birlikte davacı vekilinin market satış verilerinin dikkate alınmadığı yönünde itirazda da bulunulmuşsa da; mahkememizin 4 no.lu celsesi 2 no.lu ara kararında "işyerinin yazar kasa günlük ve saatlik satışlarından 13:40-17:20 saatleri arasındaki satış miktarları, satış verileri, mahkememize ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre" verilmiş ve kesi süreye uymamanın sonuçları da ara kararda açıklanmıştır.

Davacı tarafından bu belgeler mahkememize ibraz edilmediğinden davacı tarafın bu delillere dayanmış olmaktan vazgeçmiş sayıldığı dikkate alınarak bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir.

Somut olay bakımından yapılan değerlendirme;

Haksız fiil, bir başka söylenişle kusur sorumluluğu, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüdür. (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 22. Bası, Ankara 2017, s. 540).

Sorumluluk hukukunun amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmenin giderilmesi, yani zararın yerine nitelik ya da nicelik yönünden eş bir değeri koymaktır.

Haksız fiilin kurucu unsurları olan fiil, zarar, uygun illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılığın mevcudiyeti gerekmektedir.

Dosyada alınan bilirkişi raporu ile davacının dava konusu eylem nedeniyle bir zararının olmadığı, satış verilerinde bir azalma olmadığı dikkate alındığında haksız fiil sorumluluğuna dayanan davada haksız fiile vücut veren unsurlardan zarar unsurunun eksik olduğu kanaatine varılmıştır.

Bunun yanında İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.

İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”

İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir.

Davacı tarafından ihtaratlı kesin süreye rağmen market satış verilerine ilişkin delilleri ibraz edilmediğinden market satışlarının düştüğüne dair iddiasını ispat yükünü yerine getirememiştir.

Manevi Tazminat bakımından yapılan değerlendirme;

Yerleşik yargısal uygulamalarla haksız hacizden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da kusur sorumluluğunu düzenleyen eBK'nun 41 ve devamı maddelerinin (TBK'nun 49 ve devamı maddeleri) uygulanması benimsenmiştir. Bilindiği üzere kusur sorumluluğunun oluşabilmesi için hukuka aykırı kusurlu bir davranışın bulunması ve bu davranışa bağlı olarak bir zararın meydana gelmesi gerekir. Aksi takdirde kusur sorumluluğundan bahsedilemez. Haksız haciz yönünden hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışın varlığı ancak borçlu olmadığı bilinen bir kişiye yönelik haciz yapılması halinde söz konusu olur.

Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının haksız hacizde kötü niyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. (Yargıtay 4'üncü Hukuk Dairesi'nin 2021/706 Esas ve 2021/3102 Karar sayılı ilamı)

Bunun yanında haksız haciz nedeniyle davacının kişilik haklarının etkilenmesi ve zararın gerçekleşmesi de gereklidir. Dosya kapsamında davacının maddi bir zarara uğramadığının görüldüğü, müşterileri nezdinde küçük düşürücü bir eylemin varlığının ispatlanamadığı dikkate alınarak manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Neticeten;

Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, gelen yazı cevapları birlikte incelendiğinde davacının davasının maddi ve manevi tazminat bakımında reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi hüküm kurumuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;

Maddi Tazminat Davası Bakımından

1-Davanın REDDİ ile;

Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına,

Manevi Tazminat Davası Bakımından

1-Davanın REDDİ ile;

2-Harçlar Kanunu madde 22 uyarınca alınması gereken 269,84 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.024,65 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 754,80 TL'nin talep halinde davacıya İADESİNE,

3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin tarafların talebinin olmaması nedeniyle davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca manevi tazminat bakımından hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca madii tazminat bakımından hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,

8-Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden Arabulucuya ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 27/09/2023

Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/640, K. 2023/484, 27 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Deliller
  7. Hukuki Nitelendirme, Deliller, Tartışılması Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/640
Karar No
2023/484
Tarih
27 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/642 K.2023/603
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/643 K.2023/698
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/644 K.2023/508
  • Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/646 K.2023/488
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/646 K.2023/697
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/647 K.2023/589

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.