KÜNYE
T.C. Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/244
- Karar No
- 2023/387
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2023
- Esas no
- .....
- Karar no
- .....
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- .....
- Vekili
- .....
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/03/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/07/2023
Karar Metni
2.085 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi ile.
Davacının Gaziantep ilinde ayakkabı ve terlik imalatı yaptığını, Davacı ile davalı arasında ticari iş ilişkisi bulunduğunu, Davalı ...'in davacıdan 10.000 çift ayakkabı aldığını, tarafların söz konusu ayakkabılar için KDV dahil 160.000,00 TL'ye anlaştıklarını, tarafların anlaşmalarına istinaden davacı davalıya ayakkabıları teslim ettiğini, söz konusu mallar için davalıya KDV Dahil 160.000,TL fatura kesmiş ve ibraz etmiştir.Davalı kesilen faturaya yasal süresinde itiraz etmemiştir.
Davalının Davacıya çeşitli tarihlerde banka havalesi ile ve haricen ödeme yaptığı 20,000,00 TL borcunun ödemediğini, Davacı bunun Üzerine defalarca ikazlarına rağmen ödeme yapmayınca Davacı ..... .....
Gaziantep 2022 /5015 Esas yalıyılı İcra Takibi açmış Masraflari ile birlikte 24.183,70 TL ödenmesini istediğini, ödemenin gerçekleşmemesi nedeniyle eldeki davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile; Davalı ... in davacı ... e Borcu olmadığını, Davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak dava açtığını, Davacı tarafın kabul etmemekle beraber 160.000,TL lik fatura bedelini 140.000,00 TL 'lik kısmının ödendiği ancak kalan 20.000 TL kısmının ödenmediğini ileri sürdüğünü, Davacının iddialarına itibar edilemez. Dava konusu faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, Faturaya konu malların da müvekkilene teslim edilmediğini, malları teslim edildiğine dair teslim evraklarını, dosyaya sunmasının gerektiğini, bu nedenle icra takibinin durdurulmasını ve takibin iptal edilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülmüş olan iddia ve savunmalar, 2-Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2022/5015 esas sayılı icra takip dosyası 3-Ticari defterler ve vergi dairesi kayıtları, 4-Bilirkişi raporları, 5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal kararlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2022/5015 esas sayılı ilamsız icra takip dosyası celp edilmiştir. Dosyanın tetkikinde davacı tarafından davalı aleyhine 24.183,70 TL fatura ve işlemiş faiz alacağına istinaden ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edilmesi üzerinde davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz ediliği ve icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra takip dosyasında borcun davacıya tebliğ edildiğinde dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmemiş olduğu görülmüş ve bu haliyle de eldeki davanın 2004 sayılı İİK m.67/1 hükmünde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu takipteki alacağın kaynağı satış ilişkisine istinaden düzenlenmiş olan faturalardan kaynaklanan cari hesap ilişkisidir.
Her iki tarafın da tacir olduğu gözetildiğinde alacağın varlığının tespiti amacıyla 6100 sayılı HMK m.222 hükmü uyarınca her iki tarafa da ticari defterlerini sunması için 27/12/2022 tarihli celsede gerekli ihtarları da içerecek şekil ara kararlar ihdas edilmek suretiyle kesin süre verilmiştir. Davalı taraf duruşmada hazır olmadığından usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıra düzenlenerek tebliğ edilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde her davacı taraf defterlerini dosyaya ibraz etmiş, davalı vekili ise adres bildirmiştir.
Davalının bildirdiği adres itibariyle inceleme yapılması amacıyla talimat yoluyla bilirkişi görevlendirmesi yapılmış olup bilirkişi tarafından tanzim edilen 21/07/2022 tarihli ön raporda defterlerin vergi denetimi nedeniyle vergi müfettişi tarafından alındığı bildirilmiş ve rapor tanzim edilememiştir.
İlgili durumun tespiti amacıyla müzekkere yazılmış olup dosyaya yer alan Antalya Vergi Denetim Daire Başkanlığı'nın 29/09/2022 tarihli cevabi yazısında davalının 2017 ve öncesi defterlerinin incelemesinin söz konusu olduğu ve dolayısıyla da 2020 yılı ve sonrasındaki defterlerin bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu bağlamda davalı vekilinin bildirdiği adres itibariyle inceleme yapılması için yeniden talimat yazılmış olup dosyada bulunan 14/02/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının belirtilen adresteki işyerini 01/04/2021 tarihinde kapatarak oradan ayrıldığı ve bu nedenle de herhangi bir incelemenin yapılamadığı mütalaa edilmiştir.
Bakıldığı zaman her ne kadar davalı vekili dosyaya sunduğu 27/06/2022 tarihli dilekçesi ile ticari defterlerin yerini bildirmişse de anılan adreste ticari defterlerin bulunmadığı sabit olup bu haliyle de davalı tarafın 2100 sayılı HMK m.222 hükmü uyarınca ticari defterlerini usulüne uygun olarak dosyaya sunmadığına kanaat getirilmiş ve değerlendirmeler bu doğrultuda yapılmıştır.
Tarafların ticari defterlini sunmaları için verilen kesin sürenin dolmasının akabinde dosyaya mali müşavir bilirkişi tevdi edilmiş ve davaya konu uyuşmazlık hakkında rapor tanzim etmesi sağlanmıştır. Hazırlanan ve dosya arasında yer alan 23/06/2022 havale tarihli rapor tetkik edilmiş olup raporda da açıklandığı üzere; davacı tarafından dosyaya ibraz edilmiş olan ticari defterlerin zorunlu olan kısım bakımından açılış ve kapanış onaylarının yapılmış oldukları, davaya konu icra takibine dayanak faturanın davacının defterlerine işlenmiş olduğu mütalaa edilmiştir.
7251 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir. Kanun maddesinin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde davacı ticari defterlerinde yer alan kayıtların davacı ve halefleri lehine delil olacağı aşikardır.
Nitekim bu yönde benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 Esas, 2017/261 Karar sayılı ve 23/01/2017 Tarihli ilamında "...Dava, sözleşme tarihine göre uygulanması gereken 818 Sayılı mülgâ BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine dayalı olarak bakiye iş bedelinin ödenmediği iddiasıyla yapılan takibe itiraz nedeniyle İİK 67. maddeye göre açılmış itirazın iptâli davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır.
Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın varlığı ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." denilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da her iki taraf tacir olduğundan ve davalı taraf ticari defterlerini kesin süre içerisinde ibraz etmediğinden 6100 sayılı HMK m.222/3 hükmü uyarınca davacı tarafın ticari defterleri uyarınca davacı tarafında davalıdan davaya konu icra takibinde talep edilen miktar kadar alacaklı olduğuna kanaat getirilmiştir.
Öte yandan davacı tarafından iş bu davaya konu takipte ayrıca işlemiş faiz talebinde de bulunduğu görülmüştür.
Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/2355 Esas, 2019/477 Karar sayılı ve 24/01/2019 Tarihli ilamında; "...2-Davacının 4.750 TL asıl alacağının doğduğu anlaşılmış ise de, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediği için takip talebinde 441,55 TL işlemiş faiz talebi yerinde olmayıp davanın miktar yönünden kısmen reddi gerekirken davanın tamamen kabulü yerinde olmamıştır..." denilmektedir.
Bu haliyle bakıldığı zaman davacı tarafça takip başlatılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla da işlemiş faiz alacağı bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu hususların yanında bakıldığı zaman davalı tarafın vaki itirazı mahkememizce haksız bulunmuştur. Yine davaya konu alacak faturadan kaynaklanmakta olup belirlenebilir yani likit niteliktedir. Dolayısıyla da davacı lehine asıl alacak miktarının % 20'si nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/244, K. 2023/387, 18 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama