KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/590
- Karar No
- 2023/544
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ... - ...
- Vekilleri
- ...
Karar Metni
1.747 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
...
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 18/09/2020
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Kaldırma Kararından Önceki Yargılama;
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, ürün karşılığında 48.279,17 TL alacaklarının olduğunu, davalı aleyhine takip başlattıklarını, takibe itirazda bulunduklarını, takipten sonra 20bin TL ödeme bulunduğunu, daha sonra arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını, daha sonra 28.312,86 TL ödemede bulunulduğunu, takibe itirazda bulunularak sürecin sürümcemede bırakıldığını, feriler yönünden iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, kötüniyetli itiraz sonucu %20den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı taleplerinin olduğunu, tüm bu nedenlerle itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, alacağın %10 u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davaya ve takibe konu alacak ödendiğinden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, dava açılmadan önce ödenmiş bir borç için icra inkar tazminatına hükmedilemeyceğini, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DAVA
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında ticari alım nedeni iddiası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davaya konu icra takibine ödemenin yapıldığı her iki tarafın kabulünde olup bu konuda herhangi bir çekişme yoktur.
Borçlu itirazın iptali davası açılmamış iken itirazına konu borcu kısmen veya tamamen öderse ödeme tutarında alacaklının itirazının iptali davası açmasına gerek kalmayacağı ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı olamayacağı açık olduğu gibi, icra inkar tazminatı niteliği gereği itirazın iptali davası sonucunda davanın kısmen veya tamamen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunun miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat olup ,
takibe konu borcun dava tarihinden önce ödenmesi halinde alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmayacağından dosya kapsamında da borcun ödendiği anlaşıldığından mahkememizce davanın reddine karar verilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/401 Esas ve 2022/1131 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/401 Esas ve 2022/1131 Karar sayılı ilamında; Davaya konu icra dosyası ile davacı tarafından, davalı borçlu aleyhine 48279,17 TL tutarlı faturaya istinaden 48279,17 TL toplam alacak için 22/06/2020 tarihinde ilamsız icra takibine başlanmış, borçlunun 03/07/2020 tarihli itirazı üzerine takip durdurulmuştur. Davalı tarafından yapılan itirazdan sonra davacıya 20/07/2020 tarihinde 20000,00 TL, 20/08/2020 tarihinde 28312,86 TL olmak üzere toplam 48.312,86 TL ödeme yapılmıştır.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır.
Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu sebeple icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir.
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2004 gün, 2004/9-508 E., 2004/562 K, 30.03.2005 gün, 2005/19-200 E., 2005/210 K; 08.06.2005 gün, 2005/19-270 E., 2005/365 K, 18.04.2007 gün, 2007/19-159 E., 2007/220 K., 04.07.2007 gün ve 2007/13-453 E.,2007/453 K.. 09.02.2011 gün ve 2011/13-29 E., 2011/56 K sayılı, 2.11.2003 gün ve 2003/19-589 E., 2003/645 K, 19.10.2011 gün ve 2011/19-532 E., 2011/640 K. sayılı kararları)
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/2059 Esas, 2018/5532 Karar sayılı kararında. "Davacı dava konusu takipte 15.993,66 TL asıl alacak ve 281,89 TL işlemiş faiz olmak üzere 16.275,55 TL talep etmiş, davalı borcun tamamına itiraz etmiştir. İtirazın iptali davasında davacı sadece asıl alacağı dava konusu yapmıştır.
Mahkemece yapılan tahkikat sırasında davalının davacıya takip tarihi itibariyle 15.993,66 TL borcu olduğu saptanmış ancak davalının davacıya takipten sonra davadan önce 5.691,02 TL iade faturası, 10.000 TL nakit ödeme ve 3,260,34 TL çek ile ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Mahkemece hesaba göre davalının davacıya borcu olmadığı saptamasına gidilerek davanın reddine karar verilmiş ise de bu şekilde bir sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, 15.993,66 TL asıl alacağa takipten sonra yapılan ilk ödemeye kadar faiz işletip ilk ödemeyi önce faizden geriye kalanı asıl alacaktan düşüp sonra ilk ödeme tarihinden ikinci ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletip ikinci ödemeyi önce faizden sonra asıl alacaktan düşüp son olarak ikinci ödeme tarihinden üçüncü ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletip üçüncü ödemeyi önce faizden sonra asıl alacaktan düşerek ve üçüncü ödemeden dava tarihine kadar da işlemiş faiz varsa bunu hesaplatıp dava tarihindeki borç durumuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre davacının takipten sonra davadan önce yaptığı ödemeler yönünden itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Hal böyle olmasına rağmen mahkemece bilirkişiye bu yöntemle bir hesap yaptırıp sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde genel bir hesaplama yaptırılarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dosyanın bilirkişiye tevdii ile, davalının takipten sonra ve fakat dava açılmadan önce haricen ödemede bulunduğu anlaşıldığından, davalının takipten sonra yaptığı harici ödemelerin icra müdürlüğünce re'sen nazara alınamayacağı gözetilerek,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/2059 Esas, 2018/5532 Karar sayılı kararında belirtilen yöntemle, asıl alacağa takipten sonra yapılan ilk ödemeye kadar faiz işletip ilk ödemeyi önce faizden geriye kalanı asıl alacaktan düşüp sonra ilk ödeme tarihinden ikinci ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletip ikinci ödemeyi önce faizden sonra asıl alacaktan düşerek ve ikinci ödemeden dava tarihine kadar da işlemiş faiz varsa bunu hesaplatıp dava tarihindeki borç durumuna göre davacının ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, belirlenecek bakiye alacak tutarına göre karar verilmesi gerekirken,
yazılı olduğu şekilde dosyanın bilirkişiye tevdii hususu düşünülmeksizin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Gerekçesi ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/401 Esas ve 2022/1131 Karar sayılı ilamı sonrası yapılan yargılamada ;
Yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizin 1 nolu celse 1 nolu ara kararı uyarınca mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, alacağa takipten sonra yapılan ilk ödemeye kadar faiz işletip ilk ödemeyi önce faizden geriye kalanı asıl alacaktan düşüp sonra ilk ödeme tarihinden ikinci ödeme tarihine kadar geriye kalan asıl alacağa faiz işletip ikinci ödemeyi önce faizden sonra asıl alacaktan düşerek ve ikinci ödemeden dava tarihine kadar da işlemiş faiz varsa bunu hesaplatıp dava tarihindeki borç durumunun tespit edilmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 14/12/2022 tarihli raporunda; dava tarihi 18.09.2020 tarihinde kalan alacak tutarının 584,60 TL olacağını mahkememize bildirmiştir.
Akabinde mahkememizin davacının davaya konu icra takibinde davalıdan talep edebileceği alacak miktarının davalı tarafından yapılan ödemeler de nazara alınmak suretiyle rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 14/07/2023 tarihli raporda; ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası nedeniyle davalının davacıya haricen ödediği miktarlara göre.
Davalı tarafından takipten sonra işbu davadan önce yapılan ödemelerin faiz, bakiye kalan kısmının ise ana paradan mahsup edilmesi gerektiğinin kabulü halinde.
20.08.2020 tarihi itibarıyla bakiye kalan ana para 579,99 TL.sı olduğunu, bu miktarın dava tarihine kadar işlemiş faizi 4,61 TL.sı olmak üzere toplam 584,60 TL olduğunu, Davalı tarafından takipten sonra işbu davadan önce yapılan ödemelerin öncelikle faiz, masraf, icra harç ve giderlerinden bakiye kalan kısmının ise ana paradan mahsup edilmesi gerektiğinin kabulü halinde.
20.08.2020 tarihi itibarıyla bakiye kalan ana para 8.584,22 TL olduğunu, bu miktarın işlemiş faizi ise 68,20 TL olmak üzere toplam 8.652,42 TL olduğunu, mahkememize bildirmiştir.
Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/1582 Esas, 2023/338 Karar sayılı ve 27/04/2023 Tarihli ilamında "...Bu durumda tahsilatların takip tarihinden sonra yapıldığı, takip tarihinden dava tarihine kadar davacının yaptığı ödemelerin tespiti ile dava tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının, borçlu ise miktarının tespitinin yapılması gerekir.
Davacının güncel borcunun hesaplanması için icra takip dosyası dışında yaptığı tahsilatları icra dosyasına beyan etmesi ve icra müdürlüğünce dosya hesabı yapılması, takip tarihi ile dava tarihi arasındaki her bir ödemeden sonra alacak borç ilişkisinin kalan ana para, faiz, harç ve vekalet ücreti nazara alınarak hesaplama yapılması, TBK 100.
Maddesi gereğince kısmi ödemelerin önce faiz ve giderlerden mahsubu gerektiği hususu da gözetilerekbu konuda gerekirse icra ve iflas hukuku uzmanı bilirkişiden denetime açık, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu alınması gereklidir..." denilmektedir.
Bu haliyle de bilirkişi raporunda takipten sonra işbu davadan önce yapılan ödemelerin öncelikle faiz, masraf, icra harç ve giderlerinden bakiye kalan kısmının ise ana paradan mahsup edilmesi gerektiğinin kabulüne göre yapılan hesaplamaya mahkememizce itibar edilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ...
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/590, K. 2023/544, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama