KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2018
- Esas no
- 2017/561
- Karar no
- 2018/615
- Dava
- ALACAK (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/06/2017
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak Davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında teklif ile 28.05.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmede yüklenici taraf olan müvekkili şirketin 1 adet asansörün temini montajı ve çalışır halde teslimi edimlerini toplam 28.000 EURO bedel karşılığında üstlendiğini, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan edimlerini 16.12.2015 tarihinde sözleşme şartlarına uygun olarak tam ve eksiksiz ifasını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket tarafından kesilen fatura ve gönderilen cari bakiyeye karşın davalı tarafından sözleşmeden doğan borçlarının ödenmediğini,
tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 9.848 EURO bedelin devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak müvekkil şirketine ödenmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı Vekili Davasında: Dava Dilekçesini tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı Vekili Davaya Cevabında :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafla akdedilen sözleşmedeki yükümlülükleri müvekkilinin eksiksiz yerine getirmesine rağmen davacı tarafın sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini, dava konusu asansörün açılış töreninde bozulduğunu, içerisinde mahsur kalındığını, arızanın garanti kapsamında olmasına rağmen davacı tarafça asansörün tamir edilmediğini, söz konusu olaydan dolayı müvekkilinin ciddi derecede itibar kaybettiğini, sözleşmede yer alan asansörün halihazırda halen çalışmadığını,
davacı tarafın en baştan itibaren davaya konu asansörün akdedilen sözleşmede belirtilen mevzuatta aranan şartlarda teslim etmediğinden belediyeden de yeşil kart alınamadığını, tüm bu nedenlerden dolayı davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Toplanan Deliller: Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 28/05/2015 Tarihli sözleşme, ürün teslim tutanağı incelenmiştir. Davalı vekili adına çıkarılan meşruhatlı davetiye ile davacı tarafça ibraz edilen 16/12/2015 tarihli teslim belgesinin bir örneği eklenerek bir itirazları olduğu takdirde bildirilmesi istenilmiş; davalı taraf teslim belgesini kabul etmediklerini beyan etmekle birlikte asansörün teslim tarihinde bozulup insanların mahsur kaldığını belirterek 16/12/2015 tarihli tutanağı mahkememize ibraz etmişlerdir. İbraz edilen tutanakta davacı şirket yetkililerin veya çalışanlarının imzalarının, beyanlarının bulunmadığı görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi:
Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak. Hernekadar davalı taraf özetle. Asansörün sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak teslim edilmediğini eksik ve ayıplı işler dolayısıyla davalı tarafın sözleşme uyarınca bakiye kalan 9.848,00 Euro yu ödemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunmuş ise de.
Taraflar arasında ki itilafın dayanağının 28/05/2015 tarihli sözleşme olduğu, Sözleşmenin konusunun Asansörün Montaj ve Bakımına ilişkin anlaşma niteliğinde bulunduğu, Taraflar arasında Sözleşmenin varlığı ve hükümleri itilafsız olduğu gibi, Sözleşme uyarınca belirlenen bedelden ödenmeyen 9.848.Euro kaldığı ve asansörün 16/12/2015 Tarihinde davalı tarafa tesliminin yapıldığı hususunda bir itilaf bulunmadığı, taraflarca ibraz edilen dilekçe ve belgelerin bu miktar ve tarihi doğruladığı görülmüştür.
Davalı taraf; davacı tarafın asansörü eksik ve ayıplı olarak teslim ettiği iddiasına dayanmıştır. Davacı tarafça ibraz edilen teslim tutanağı, davalı tarafın beyanı ve ibraz ettiği tutanak ile asansörün 16/12/2015 Tarihinde teslim edildiği görülmüştür. Davalı taraf asansörün teslim tarihi olan günde ayıplı olduğunun belirlendiği ve buna ilişkin tutanak düzenlendiğini belirtmiştir.
Davalı tarafça ibraz edilen tutanakta davacı çalışanlarının ve yetkililerin imzalarının bulunmadığı görülmüştür. 6102 Sayılı Kanunun 23.md/1-c maddesi uyarınca ''Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.'' hükmünün açıklığı karşısında davalı tarafça süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı hususu sabit bulunmakla bu hali ile sözleşme uyarınca belirlenen bedelin bakiye kısmını ödemesi gerektiğinden davacı tarafın davasının kabulü yönünde aşağıda ki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · (e-imza) Hakim ... · (e-imza)
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/561, K. 2018/615, 6 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama