KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2022
- Esas no
- 2017/569
- Karar no
- 2022/468
- Dava
- Tenfiz
- Dava tarihi
- 15/06/2017
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili Banka ile ...'da kurulmuş olan ve faaliyet gösteren dava dışı şirket olan ... arasında 30.12.2011 tarihinde 230.000 Euro bedelli “Ticari Taksitli Kredi Sözleşmesi” akdedildiğini, aynı sözleşme kapsamında davalı ..., ...'in müvekkili bankadan kullandığı krediye müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, aynı tarihte müvekkili banka ile dava dışı şirket olan ... arasında 65.000 Euro bedelli “Ticari Cari Hesap Kredi Sözleşmesi” akdedilmiş olup davalı ...'in bu sözleşmeye müşterek ve müleselsil kefil olduğunu,
24.01.2012 tarihinde müvekkili banka ile ... arasında “Tamamlayıcı Sözleşme” isimli sözleşme akdedildiğini, davalı ...'in bu sözleşmeye de müşterek ve müteselsil kefil olduğunu ve bu sözleşme ile taraflar arasındaki kredi ilişkisine ilişkin olarak temin edilen teminatların kararlaştırıldığını, ilgili kredi sözleşmeleri uyarınca teminat olarak davalı ... tarafından müvekkili banka lehine ... ili, ... İlçesi, ...
Köyü, Pafta No (11, Parsel No 284, Cilt No Bağımsız Bölüm No. 1'de kayıtlı taşınmaz üzerine 42.000,00-€ (KırkİkiBinEuro) bedelli 1. Dereceden ve % 9.5 değişken faizli ipotek tesis edildiğini, dava dışı şirket, müvekkili bankaya olan kredi borcunu mutabık kalındığı gibi ifa edemediğini, bunun üzerine müvekkili banka tarafından kredi borcu kat edilmiş ancak tüm çabalara rağmen kredi borcu dava dışı şirketten ve davalıdan tahsil edilemediğini, bu nedenle müvekkili banka tarafından şirket ile davalı aleyhine ...
Asliye Mahkemesinde alacak davası ikame edildiğini, ... Asliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ...
Esas numaralı ve 04.04.2014 tarihli kararı uyarınca ... şirketi ile davalının müşterek ve müteselsil olarak müvekkili bankaya 295.000 Euro ile 18.07.2013 tarihinden itibaren baz faiz oranının %5 puan ilave faizlerini ödemelerine karar verildiğini, ek olarak dava dışı şirketin 20.287,30 Euro ile 5.10.2012 tarihinden 17.7.2013 tarihine kadar 312.287,30 Euro'nun ve 19.07.2013 tarihinden itibaren 20.287,30 Euro'nun baz faiz oranından %5 puan ilave faizlerini ödemesine karar verildiğini, anılan kararın, kararın son sayfasında belirtildiği üzere 04.04.2014 tarihinde kesinleştiğini,
diğer yandan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 54. maddesinde de yabancı mahkemede alınmış olan bir mahkeme kararının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için hangi şartlara bağlı olduğunun sıralandığını, mahkemece takdir edileceği üzere 04.06.1930 tarih ve 1511 sayılı Resmi Gazete yayımlanan ve 1622 sayılı ve 15.05.1930 tarihli kanun uyarınca Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya arasında mütekabiliyet sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda kredi sözleşmesi borçlusu davalı tarafa karşı ...
Asliye Mahkemesi'nden alınan kararın Türkiye'de icra edilebilmesi adına ve ipoteğin paraya çevrilebilmesi yolu ile icra takibi başlatılabilmesi adına 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50. vd. maddeleri uyarınca tenfiz edilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davalı aleyhine verilen ve kesinleşen ...
Asliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 5 O 300/13 Esas numaralı ve 04.04.2014 tarihli kararın tenfizine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle, mali imkanlarının yetersizliğinden dolayı dosya hakkında savunma yapabilmek için adli yardım ve adli danışma yardımına ihtiyacı olduğunu beyan etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, Almanya Adli Makamları tarafından verilen ... Asliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 5 O 300/13 Esas numaralı ve 04.04.2014 kesinleşme tarihli kararının 5718 Sayılı Yasanın 54. maddesi kapsamında tenfiz koşullarının bulunup bulunmadığı konularından ibarettir.
Hukuk davalarına yönelik olarak yabancı mahkemelerden alınmış olan ilamların tanınması için öncelikle 5718 sayılı MÖHUK'un 50. maddesi gereğince yabancı mahkemenin kanunlarına göre kesinleşmiş bir karar olmalıdır.
Kesinleşmiş karara ilişkin tanıma şartları ise 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenmiştir.
Tanıma ve tenfizin şartları MÖHUK' un 54.maddesinde; " (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dahilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması, b) İlamın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilamın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması,
c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması" şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından ... Federal Cumhuriyeti ... Asliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ... Esas numaralı 04.04.2014 tarihli kesinleşme şerhli ve apostilli karar aslı sunulmuştur. Tenfizi istenen kararın verildiği ... Federal Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında "akdi karşılıklılık" bulunduğu, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili verilen yabancı mahkeme kararının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediği, olaya uygulanan hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil etmediği , tanıma ve tenfiz koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE ... KATİP ...
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/569, K. 2022/468, 20 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama