KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/419
- Karar no
- 2020/90
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 02/07/2019
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; lehtarının davalı ... olduğu 200.000 USD bedelli 05.07.2019 vadeli bononun müvekkiline silahla tehdit suretiyle imzalatıldığını, bu olay nedeniyle ... C. Başsavcılığının ... nolu dosyasında soruşturmanın devam ettiğini belirterek bu bono nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'nun, davacıda 200.000 USD tutarındaki alacağının müvekkiline devredildiğini ve bu borç nedeniyle müvekkili lehine bononun düzenlendiğini, davacının da bu hususu kabul ettiğini ve bu şekilde bonoyu düzenleyerek imzaladığını, davacının iddialarının haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE /
Davadan sonra 19.07.2019 tarihinde yapılan icra takibine ilişkin ... 7. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası, ... C. Başsavcılığının ... nolu Soruşturma dosyası, sicil kayıtları, ... 22. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.
Dava, İİK. 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır,
Davacı taraf, keşidecisi olduğu, bononun silahla tehdit yoluyla imzalatıldığını ileri sürerek davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı taraf ise, dava dışı kişi ile davalı arasındaki alacağın temliki sözleşmesi kapsamında, dava dışı temlik edenin davacıdan olan alacağının davalı tarafa devrine ilişkin olarak bononun düzenlendiğini, davacının iddialarının haksız olup, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
06.12.2018 tarihli 7155 Sayılı Yasanın 20. maddesiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesine, 5/A maddesi eklenmiş ve anılan düzenlemede, ''bu kanunun 4. maddesine ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır'' denilmiştir.
22.06.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa 06.12.2018 tarihli 7155 Sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen 18/A maddesinde, davacının arabuculuk faaliyet sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına eklemek zorunda olduğu, bu gereğin yerine getirilmemesi halinde mahkemece son tutanağın ibrazı için 1 hafta kesin sürenin verilmesi, sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin bildirilmesi gerektiğinin açıklandığı, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava konusunun, bonodan borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, menfi tespit davaları İcra İflas Kanununda düzenlenmiş ise de, bonoya ilişkin hükümlerin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununda yer aldığı, bu haliyle tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, davanın mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olduğu anlaşılmıştır.
Menfi tespit davasında, davacının talebi bir alacağın ya da tazminatın tahsiline ilişkin olmamakla beraber dava konusunun bir miktar alacağa ilişkin olduğu ve davalının davacıdan bir alacağının olup olmadığının belirlenmesiyle bir sonuca varılabileceği açık olduğundan 6325 sayılı yasa kapsamında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu başka bir deyişle bu koşulun dava şartı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilince 13.02.2020 tarihli celsede, arabulucuya başvurulmaksızın bu davanın açıldığı beyan edilmiş ve bu beyanı imzası ile tasdik edilmiştir. Buna göre 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi kapsamında arabuluculuk anlaşamama tutanağının sunulması bakımından davacı vekiline süre verilmesine gerek görülmemiş ve dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir. Nitekim HMK. 115. maddesinde dava şartlarının yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasına ilişkin dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
BAŞKAN ... · ¸e-imzalıdır · ÜYE ... · ¸e-imzalıdır · ÜYE ... · ¸e-imzalıdır · KATİP ... · ¸e-imzalıdır Harç / Masraf Dökümü · Peşin Harç : 19.461,52 TL · Karar Harcı : 54,40 TL · Bakiye Harç : 19.407,12 TL Davacı Gider Avansı · Yatırılan Avans : 222,00 TL Davalı Gider Avansı · Yatırılan Avans : 0,00 TL Yargılama gideri detayları · Posta Giderleri : 61,00 TL
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/419, K. 2020/90, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama