KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Esas no
- 2022/800
- Karar no
- 2025/239
- Dava
- Alacak,Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/10/2022
Karar Metni
4.735 kelime·24 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DOSYA
Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi arasında " tedarik sözleşmesi" başlıklı 01.01.2021 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin ... adlı tarihi bina niteliğindeki işyerinde iskele kurulması, bina statiği, dış cephe yapılması ve inşaat işlerinin yapılması edimlerini üstlendiğini, davalı iş sahibinin bu edimler karşılığında sözleşmenin 4.6.
Maddesindeki son cümleye göre davacıya sözleşme bedeli olan 25.058.531,92 TL'yi ödeme borcu altına girdiğini, teklif belgesinin delil listesinde sunulacağını, taraflar arasında sözleşmenin yürürlüğe girdiği 01.01.2021 tarihinde müvekkilinin tüm araç ve personelleriyle işe başladığını, müvekkilinin 14 ay 23 gün boyunca kesintisiz olarak 23.03.2022 tarihine kadar çalıştığını ve işin %60'ını bitirdiğini, davalı iş sahibinin kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilinin üstlendiği işleri ifa edemez hale geldiğini, davalının yapı ruhsatını almamak,
işçilik ödemelerini yapmamak ve müvekkilinin işe başlamasından 6 ay sonra 06.06.2021 tarihinde ...'a başka bir yüklenici şirket getirmek suretiyle kusurlu davrandığını, davalının yalnız malzeme masraflarını ödediğini, işçilik ödemelerini yapmadığını, müvekkilinin davalı şirket yetkilisini ruhsat konusunda uyarmasına rağmen müvekkilinin oyalandığını, müvekkilinin makul bir süre akde tahammül ettiğini, bu sırada inşaat edimini yerine getirmeye devam ettiğini, akde daha fazla tahammül edemeyen müvekkilinin davalının kusurlu davranışları sonrasında 23.03.2022 tarihinde borcu ifa edemez hale geldiğini,
TBK 485/ 1 ve 2.maddesine göre davalının olumlu tazminat ve zarar ödemesine karar verilmesi gerektiğini, iş sahibinin kendi kusuruyla eserin tamamlanmasını olanaksız duruma getirdiğini, bu nedenle TBK 485/2 maddesinin uygulanmasının gerektiğini, yapı ruhsatını alma yükümlüğünün davalıya ait olduğunu, müvekkiline sözleşmede yapı ruhsatı alma borcunun yüklenmediğini, 3.194 sayılı imar kanunu madde 22/1'e göre sözleşmede yapı izninin yüklenici tarafından alınacağına ilişkin açık bir kural bulunmadıkça bu yükümlülüğün iş sahibine ait olduğunu,
arsa sahibinin yapı izni almadan yükleniciyi inşaat yapımına zorlayamayacağını dair Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2004 tarihli kararının mevcut olduğunu, müvekkilinin işin %60'ını tamamladığını, davalı tarafından müvekkiline yalnızca 8.887.318,48 TL ödeme yapıldığını, TBK 479 maddesine göre iş sahibinin ücret ödeme borcunun muaccel olduğunu, işin teslim edildiği bu nedenle iş sahibinin ücret borcunun bulunduğu,
yapılan ödemenin sözleşme bedelinin %36'sına karşılık geldiğini, yapılan işin ise sözleşmenin %60'ına karşılık geldiğini, ödenmeyen iş bedelinin 6.147.800,67 TL olduğunu, malzeme sağlama yükümlülüğünün sözleşmenin 4.6 maddesine göre yüklenici olarak müvekkiline ait olduğunu, malzeme teminine ilişkin faturaların dilekçe ekinde sunulduğunu, faturalarda yer alan ...A.Ş ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, grup şirketleri olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ve çalışma alanlarının aynı olduğunu, iş sahibinin talebi doğrultusunda grup şirketi ...A.Ş 'ye yapılan iş karşılığında fatura kesildiğini,
sözleşmenin tarafının davalı olması sebebiyle davanın davalıya yöneltildiğini, davalıdan iş bedeli ile olumlu zararın tazmininin talep edildiğini, müvekkilinin iş sahibinin ruhsatı alması ve edimini yerine getirmesi durumunda karşılanması gereken olumlu zararının 10.023.412,76 TL olduğunu, iş karşılığı ödenmeyen tutarın ise 6.147.800,67 TL olduğunu, müvekkilinin zararının enflasyondaki olağanüstü artış ve dolar kurundaki artış nedeniyle dava tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplama yapılması ve enflasyon farkı eklenerek gerçek zararın ödenmesini talep ettiklerini,
TBK 122 maddesi uyarınca gerçek zararın tazmini için dava tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplama yapılıp, karar tarihindeki kur farkı da ödenerek zararın karşılanması gerektiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin kararındaki muhalefet şerhinin bu yönde olduğunu, avans faizi işletilmesini, müvekkilinin sözleşmeden doğan inşaat yapma borcunu yerine getirdiğini gösteren video ve fotoğrafların dilekçe ekinde sunulacağını, dava konusu ...'ın gerekli tadilat projesinin onaylatılarak belediyeden ruhsat alınmasının mümkün olduğunu,
...'ın inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izni alıp alınamayacağının Fatih Belediyesinden sorulmasını,...Müdürlüğü tarafından davalı şirkete iş yerinin restore edilip belirli bir süre otel olarak kullanması ihalesini verdiğini, müvekkilinin sadece alt yüklenici olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin emsal kararına göre kaçak yapılar için imalat bedeli talep edilemez ise de bu yapıların ruhsata bağlanarak yasal hale getirilmesi durumunda hukuki korumanın başlayacağı, imalat bedelinin talep ve dava edilebileceğinin belirtildiği,
eser sözleşmelerinde yapı ruhsatının alınıp alınamayacağının inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceğinin araştırılıp tespit edilmesi gerektiği, iş sahibinin yasal koşulları oluşmadan başka bir yüklenici ile sözleşme yapmasının iş sahibi açısından kusurlu bir davranış olduğu, davalı iş sahibinin güven ilkesine aykırı davranarak müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenle sözleşmeye kusuruyla aykırı davranan davalıdan TBK 485.
Maddesine göre 6.147.800,67 TL iş bedeli ile 10.023.412,76 TL olumlu zarar olmak üzere toplam 16.171.213,44 TL'nin dava tarihindeki dolar kuru üzerinden hesaplanarak enflasyon farkı da eklenerek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.
Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vergi incelemesi sırasında sahte fatura kullanımı sebebiyle inceleme altında olduğundan bahisle işi bıraktığını, o tarihe kadar yapılan işler bedelini davacıya ödendiğini, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan fatura tutarlarını da müvekkilinden talep ettiğini, TBK 485.maddesinin uygulanabilmesi için yüklenicinin edimin ifasının imkansızlaştığını ve bu imkansızlığın iş sahibinden kaynaklandığını ispat etmesi gerektiğini, inşaatın müvekkili tarafından tamamlandığını, ifanın imkansız olmadığını, davacının müvekkili tarafından yapılan ödemeleri ihtirazi kayıtsız kabul ettiğini,
yapılan ödemelerin malzeme ve işçilik olarak ayrılmasının mümkün olmadığını, davacının işçilik bedelleri ödenmeden 14 ay boyunca işe devam etmesinin açıklanması gerektiğini, 14 ay boyunca ruhsat olmaksızın çalışmış olması halinde müvekkili gibi kusurlu olacağını, aksi halde müvekkilinin de kusurundan bahsedilemeyeceğini, davacının tüm sözleşme bedelini talep edemeyeceğini, davacı tarafından müvekkiline gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığını, TBK 136/3.
Maddesi gereği davacının zararın artmaması için gereken önlemleri alması gerektiğini, yüklenicinin imkansızlığa yol açan durumu iş sahibine bildirmesi gerektiğini, davacının işi tam olarak teslim etmesi halinde hak edeceği tutarı kar kaybı olarak talep ettiğini, yüklenicinin kar kaybının nasıl hesaplanması gerektiğinin Yargıtay kararında açıklandığını, yüklenicinin iş sahibini kusurlu olarak sözleşmeden dönmesi halinde isteyebileceği olumlu zararın yani kar kaybının kesinti yöntemine göre hesaplanması gerektiğini, bu yöntemin TBK 408.
Maddesinde düzenlendiğini, yüklenicinin işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler ve başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle kar kaybının tespit edilmesi gerektiğini, davacının aksini adet veya anlaşma olmadıkça eserin meydana getirilmesi için kullanılacak araç ve gereçleri yüklenici olarak sağlamak zorunda olduğunu, davacının sözleşmeye göre kullandığı malzemelerin bedelini talep edebileceği, davacı tarafından ibraz olunan sözleşme ekinde yer alan iş listesinde ham malzeme ve ham işçilik olarak fiyatlandırmaların mevcut olduğunu,
davacının kullanmadığı malzeme ve yapmadığı işçiliğin bedelini talep edemeyeceğini, davacının munzam zarar talebini ispatla mükellef olduğunu, ifası imkansız bir sözleşme bulunmadığını, sözleşme konusu işin davalı tarafından bitirildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia etmiştir.
Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesi içeriğinde munzam zarara değinmekle birlikte talep sonucunda iş bedeliyle olumlu zararın tahsilini talep ettiğinden davacı vekiline talep sonucunu net bir şekilde belirtir dilekçe sunması için 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili 28.04.2023 tarihli dilekçesi ile iş bedeli ve olumlu zararın avans faizi ile birlikte ödenmesi, ödenecek tazminata dava tarihindeki dolar kuru ile güncel kur arasındaki fark ve TL cinsinden enflasyon farkı hesaplanarak faizi aşan munzam zararın TL cinsinden talebinde bulunduğu,
munzam zarar yönünden dava değerinin belirtilmediği anlaşılmakla davacı vekiline munzam zarar yönünden dava değerini belirtmek üzere süre verilmiş, davacı vekili 29.11.2023 tarihli dilekçesi ile munzam zarar miktarının ileride attırılmak üzere şimdilik 10 TL talep edildiğini bildirmiştir.
Birleştirilen ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı tarafından akdedilen 01.01.2021 tarihli tedarik sözleşmesi başlıklı eser sözleşmesi gereğince müvekkilinin Fatih ilçesi 969 ada 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan ... adlı taşınmazın dış cephesine ve içine toplam 247 çerçeve, 4 adet 1 metrelik yarım boru, 15 yan korkuluk, 63 çapraz boru, 412 yatay boru, 70 ayar ayağı, 310 çelik kalas, 18 merdiven, 7 başlangıç, 19 kelepçe, 5 demir boru, 50 tij unsurlarından oluşan bir iskele bulunduğunu, davalının kusurlu davranışları sebebiyle müvekkilinin inşaat işlerini yapma borcunu ifa edemez hale geldiğini,
müvekkilinin 1,5 yıl boyunca bu iskele üzerinde çalıştığını, müvekkilini hakediş alacaklarının tahsili için ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas sayılı dosyasında dava açması sebebiyle iskelenin müvekkiline teslim edilmediğini, inşaat ruhsatı iş sahibi davalı tarafından alınana kadar inşaata devam edilemeyeceğinin davalıya sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, ruhsat alınana kadar geçici bir süre iskelenin asıl malikine teslim edilmek istendiğini, bu sırada müvekkilinin iskele malikine kira ödemek zorunda kaldığını, davalının ise müvekkilinin iskeleyi söküp götürmesine izin vermediğini, 02.11.2022 tarihli uyarı yazısına rağmen davalının iskeleyi müvekkiline teslim etmediğini, ...
23 Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin davalıya 09.11.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen iskelenin iade edilmediğini, müvekkilinin görevlendirdiği personelin 09.11.2022 tarihinde ...'daki işçiler tarafından iskelenin söküldüğünü gördüğünü, iskelenin başka bir yere kurulacağından bahisle tesliminden kaçındıklarını, müvekkilinin iskele için aylık 15.000 TL kira bedeli ödediğini, davalının eser sözleşmesinde iş sahibi olduğunu, davalının iskelede zilyed olan müvekkilinin yardımcısı olarak zilyed yardımcısı olabileceğini,
müvekkilinin kira sözleşmesinden doğan alacak hakkı ve zilyedliğine dayanarak davalının haksız işgal tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiğini yine iskelenin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, dava konusu iskelenin malikinin dava dışı ... olduğunu müvekkilinin bu kişiden iskeleyi kiraladığını, TMK 986.maddesi uyarınca kişisel alacak hakkına ve zilyedliğe dayanarak bu davanın açıldığını, haksız işgal tazminatı için 2 koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, bunların kötü niyetli olma ve işgal sonucu hak sahibinin zarara uğraması şeklinde olduğunu,
iskelenin iadesinin mümkün olmaması halinde haksız işgal tazminatının yanı sıra iskele değeri olan 552.227,02 TL'nin 09.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi, haksız işgal tazminatı olarak 09.11.2022 tarihinden karar tarihine kadar iskelenin kira bedeli olan aylık 15.000 TL üzerinden haksız işgal tazminatının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleştirilen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iskelenin müvekkilinde bulunmadığını, iskelenin müvekkiline teslim edildiğine veya müvekkili uhdesinde bulunduğuna dair teslim belgesinin bulunmadığını, davacının işi kendi isteğiyle bıraktığını, müvekkilinin kendi imkanlarıyla sözleşme konusu inşaatı tamamladığını, iş bırakma tarihine kadar yapılan işler bedelinin davalıya ödendiğini, davacının personel ve mali pozisyonu nedeniyle işe devam edememesi sebebiyle işin başka bir yükleniciye devredildiğini, davacı tarafından faturalandırılan kira bedellerinin 6.000 TL olduğunu,
iskele için kira bedeli ödendiğini ve iskelenin müvekkiline teslim edildiğinin ve de iskele bedelinin ne olduğu konusunda objektif bir veri bildirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ve talep etmiştir.
... Belediyesinin, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kurulu Bölge Başkanlığına, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ...'ın bulunduğu taşınmazın restorasyonu ile ilgili inşaat ruhsatının alınmış olup olmadığı, ruhsatın alınmış olması için gerekli işlemlerin nelerden ibaret olduğunun bildirilmesi istenilmiş, ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 22.05.2023 tarihli cevabi yazısında ilgili taşınmaz olan ... ilçesi ...
Mahallesi 969 ada 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan yere ait 13.10.2022 tarihli ... sayılı yapı ruhsatının düzenlendiğinin bildirildiği, ekinde 13.10.2022 tarihli yapı ruhsatının gönderildiği, ...
4 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından verilen 17.05.2023 tarihli cevabi yazıda bölge kurulunun...tarihli ... sayılı kararı ile uygun bulunan restorasyon projesine yönelik inşaat ruhsatının ilgili belediye tarafından ... tarihli ...sayılı inşaat ruhsatı ile düzenlendiğinin tespit edildiği, bu ruhsatlandırma sürecine yönelik iş ve işlemlerin ilgili idareden temin edilebileceği bildirildiği, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında ise ruhsat başvurusuyla ilgili bilgi ve belgelerin mahkemeye iletilmesi hususunda gereğinin yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin götürü bedelli eser sözleşmesi olduğu ve sözleşme bedelinin 25.058.531,92 TL olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığından keşif icra edilerek davacı tarafından gerçekleştirilen işin fiziki tamamlanma oranın tespit edilmesi ve tarafların ticari defterleri incelenerek davacıya yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacının bakiye alacağının hesaplanması, davacı defterlerinde kayıtlı alacak miktarını ve faturaların davalı adına düzenlenip düzenlenmediğinin, dava dışı ...A.Ş adına düzenlenen ve bedeli ödenen faturalar olup olmadığı,
davacının ...A.Ş 'ye düzenlenen kaynaklı hakediş alacağını davalıdan talep edilip edilemeyeceğinin rapor edilmesi, ruhsat alınamamasının inşaat işlerinin yapılmasını imkansız kılıp kılmadığı, imkansız olması halinde davacının ifa imkansızlığı nedeniyle TBK 485 maddesi uyarınca talep edebileceği müspet zararın ne kadar olduğu, birleştirilen dosya yönünden ise tarafların ticari defter ve kayıtlarında-envarter kayıtlarında iskelelerin kayıtlı olup olmadığı, işin tamamlanma oranı nazara alınarak iskelelerin değerinin mümkün olup olmadığı,
iskelelerin dava tarihi itibariyle özellikleri ve değerinin tespit edilmesi ayrıca davacı tarafından iskelelerin iadesine ilişkin ihtarnamenin davalıya tebliğinden itibaren dava tarihine kadar kullanılması halinde işgal- kira bedelinin ne kadar olabileceği konusunda rapor düzenlenmesi için dosya bir mali müşavir, bir inşaat mühendisi ve borçlar hukuku konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, ...
A.Ş 'ye ticari defterlerin ibrazı için muhtarı tebliğ edilmiştir. Bilirkişiler 06.03.2024 tarihli raporda; dava dosyasında yer alan faturalardan tespit edilen iş kalemleri dosya içine sunulan 3 adet sunulan CD incelendiğinde davacının yüklenici olarak ... adlı işyerinde "..." şeklinde çerçevesi oluşturulan iş kalemlerini belirli oranda gerçekleştirdiği, tedarik sözleşmesinde yer alan imalat işlerinin %58'inin davacı yüklenici tarafından gerçekleştirildiği, davacı yüklenicinin;
dış cephe mucarta ve tartaklama, eski iç sıvaların sökümü, harman tuğla ile duvar yapımı, yüksek mukavemetli statik sıvası, alçıpan bölme duvar imalatları işlerini gerçekleştirdiği elektrik imalatları ile çelik çatı imalatı işlerini kısmen gerçekleştirdiği, zemin tasfiye şapı, seramik imalatları ve mekanik tesisat imalatlarının ise sınırlı düzeyde gerçekleştirildiği, KDV dahil belirlenen sözleşme bedelinin %58'inin davacı yüklenici tarafından gerçekleştirildiği, buna göre davacının hak ettiği sözleşme bedelinin 14.533.948,50 TL olduğu,
davalı tarafından yapılan ödeme tutarı 8.887.318,48 TL düşüldüğünde kalan tutarın 5.646.630,02 TL olarak davacıya ödenmesi gerektiği, dava dosyasında yer alan faturalarda iskele kira bedelleriyle ilgili farklı bedellerin bulunduğu, 07.09.2021 tarihli faturada iskele bedelinin 6.000 TL iken 24.06.2022 tarihli faturada bu değerin 15.000 TL olarak yer aldığının tespit edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinin 09.11.2022 tarihi olduğu, dava tarihinin ise 19.10.2022 tarihi olduğu, bu nedenle işgal- kira bedelini oluşmadığı,
davacının işin tamamını yapması halinde davacıya ödenmesi gerekecek bakiye tutarın 10.524.583,40 TL olduğunu, işin tamamlanma oranı ile iskele değeri arasında teknik açıdan bir illiyet bağı bulunmadığını, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 900.588,67 TL fazla ödeme almış göründüğünü, davacının ticari defterlerinde davalı şirketin grup şirketleri olduğu belirtilen...A.Ş, ...Şirketi ve ...Şirketleri alacaklı göründüğü, davacının defter ve fatura bilgilerine göre dava konusu iş dışında devam eden farklı işlerininde mevcut olduğu,
tüm işlere ait fatura ve ödemelerin içerisinden ibraz edilen faturalardan dava konusu iş için kesilen fatura bilgilerinin listelendiğini, bunların toplamının 4.351.284,99 TL olduğunu, davacının defterlerine göre dava dışı Gap- San'dan 42.816,66 TL , İstasyon Mimarlık'tan 98.872 TL, Brew'den 5.915 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre davacıya 858.216,42 TL fazla ödeme yapılmış olduğu, bu tutarın dava tarihi itibari ile 603.588,67 TL olduğu, ibraz edilen davalı ve davacı ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu,
dava konusu sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yapılan işlerin yanında davalı şirket ile başka işlerinde imalatlarının yapılmış olduğu, davacı tarafından ... işleri için davalı şirketi toplam KDV dahil 4.351.284,99 TL tutarlı fatura düzenlenmiş olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşme ve birim fiyatlara göre işin %58 oranında tamamlanmış olduğu, bu haliyle davacının davalıdan 14.533.948,50 TL alması gerekirken davacıyla 8.887.318,48 TL ödeme yapıldığı, davacının bakiye 5.646.630,02 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından faturaların işin tamamlanma oranına göre düzenlenmemiş olduğu,
fatura kesilmiş olması halinde 9.282.074,84 TL alacaklı hale geleceği, 3194 sayılı imar kanununa göre her türlü inşai faaliyetin ruhsat alınmadan yapılamayacağı belirtildiğinden, ruhsat alınmasının inşai faaliyetlerin yapılmasına engel olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yapı ruhsatının alınmasının davalı iş sahibine yüklenen bir edim olması karşısında eserin meydana getirilmesinin engellendiği ve davalı iş sahibinden kaynaklanan sebeplerle edimin ifasının TBK 485/2 maddesi uyarınca imkansızlaştığı, bu durumda işin değerinin olumlu zararın giderilmesinin talep edilebileceği,
müspet zarar tutarının kalan iş bedeli 10.524.583,40 TL olarak hesaplanmış olduğu, ihtarnamenin tebliğ tarihinin dava tarihinden sonra olması sebebiyle iskeleden kaynaklı işgal- kira bedelinin oluşmayacağı, işin tamamlanma oranına göre iskele bedelini tespit edilemeyeceği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Müspet zarar yönünden bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığından dosya yeniden önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacının işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kazandığı yararlar sözleşme bedelinden düşülmek suretiyle yüklenicinin olumlu zararı kapsamındaki kar kaybı hesabı yapılması, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmesi, iskele değeri ve haksız işgal tazminatı konusunda hesaplama yapılması için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir.
Bilirkişiler 31.10.2024 tarihli ek raporda özetle; sözleşme konusu işin ve imalat kalemlerinin uygulanabilmesi açısından iş iskelesinin kurulmasının teknik bir zorunluluk olduğu, birleştirilen dosyada davacı talepleri arasında yer alan iskele değeri ve haksız işgal bedeli konusunda hesaplama yapıldığı, öncelikle dava konusu iskele sistemini oluşturan elemanların miktarı ve malzeme özelliklerinin belirlenmesi gerektiği, 16.05.2024 tarihli duruşmada dinlenen tanık ... ifadesinde.
2x0,75 m galvaniz daldırma, 400 çerçeve, 3,20 m uzunluğunda galvaniz daldırma 110 tane, 360 tane kalas, 500 tane bağlantı elemanı, 110 adet ayar vidası, 50 tane duvar bağlantı tiji, 40 tane çiftli merdiven, 20 tane 2.48 m boru ve 10 tane 1 mm'lik borudan oluşan 400 adet olarak ifade edilen iskelenin davalıya teslim ettiğini, 150 adet iskeleyi geri aldığını, 250 adet (1250 m) iskelenin tarafına teslim edilmediğini, dava tarihi itibariyle iade edilmeyen 250 adet iskelenin piyasa rayiç değerinin 353.897,04 TL olarak hesaplandığı, dava tarihi itibariyle iskelenin aylık kira bedelinin 12.000 TL olarak alınmasının kadri malik olduğu,
işin bedelinin 25.058.531,92 TL olduğu, tamamlanma oranın %58, alınan ödemenin 8.887.318,48 TL olduğu, yapılan işler için kalan hakediş alacağının 5.646.430,03 TL olduğu, buna karşılık kesinlen fatura tutarının 4.351.284,99 TL olduğu, yapılan işin sektör uygulamaları genel inşaat piyasası verilerine göre brüt karlılık oranının %15 olduğu, asgari fiili işçilik oranını %30, malzeme oranını %40, proje danışmanlık malzeme giderlerinin %5, genel gider katılım payının %10 olduğu buna göre toplam iş bedeline göre müspet zararın 2.389.054,95 TL olduğu, %58 tamamlanma oranına göre müspet zararın ise 1.385.651,87 TL olduğu,
birleştirilen dosyada iskele değerinin 353.897,04 TL olarak hesaplandığı yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve birleştirilen dosya davacı tanığı ... duruşmada; 2021/2022 yıllardan davacı şirketin kendisinden 2000 metre 400 adet iskele kiraladığını, 2022 yılının Eylül ayında 750 metre 150 adet iskeleyi geri aldığını, 1250 metre iskelenin halen tarafına teslim edilmediğini beyan etmiştir. Asıl ve birleştirilen dosyada davacı tanığı ... duruşmada; ...'da işe başladığında ön cephede tamamen iskele kurulu olduğunu, arka tarafta iskelenin kurulu olduğunu, sonrasında 2 iskele daha kurduğunu, iş bitmeden önce işyerine başka şirket çalışanlarının geldiğini, iskelelerin 16 ay Han'da kaldığını, iskeleyi sökmelerine izin verilmediğini, iskelenin teslim edilmediğini beyan etmiştir.
Davacı vekili tarafından 15.03.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan Whatsapp yazışma kayıtlarında "..." adlı kullanıcı tarafından tarihi tespit edilemeyen yazışmada; iskelenin 2 ay daha kalması ve kirasının ödeneceği yazışmasının yer aldığı, 29.09.2020 tarihli yazışmada ise iskelenin kurulumuna başlandığı, 19.09.2020 tarihli yazışmada sonraki gün itibari ile sahaya iskele indirilmeye başlandığı bilgisinin verildiği, tarihsiz yazışmada "otopark kısmına gelince de taş işleme için iskele kuruldu o kısım yapılmadan iskele sokma olasılığımız da yoktur" ifadelerine yer verildiği,
25.08.2022 tarihli yazışmada iskelecinin ödeme istediğini, yazışılan tarafça çek verileceği ifadelerine yer verildiği, 25.08.2022 tarihli 18:30 saatli yazışma içeriklerinde iskele kira bedelleriyle ilgili bir paylaşımda bulunulduğu, tarihsiz yazışma içeriklerinde iskele kira bedeliyle ilgili ifadelere yer verildiği, yazışma tarihi tespit edilen son yazışma örneğinin 25.08.2022 tarihli, 18:35 saatinde gönderildiği anlaşılan yazışmada "iç ve dış cephe için kalan borç 115.930 TL" ifadelerinin olduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve Birleştirilen dosya davacısı vekili tarafından 11.01.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan yazışma içeriklerinde ruhsatın beklenildiği, delil olarak sunulan yazışmaların bir kısmının tarihsiz olduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve birleştirilen dosyada davalı vekili tarafından sunulun ...imzalı hukuki mütalaada özetle, hukuki imkansızlığın mevcut olmadığı, davacının eseri teslim borcunu yerine getirmekte temerrüde düşüp düşmediğinin tartışılması gerektiği, inşaat araç ve gereçlerini kaldırma yükümlülüğünün eseri teslimle yükümlü olan yükleniciye ait olduğu, iskeleye iş sahibi tarafından el konulduğunu ispat külfetinin davacıya ait olduğu ve bu hususu ispata yarar olguların dosyaya sunulmamış olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, götürü bedelli eser sözleşmesinin ifasının imkansız hale geldiği iddiasına bağlı olarak ödenmeyen iş bedeli , müspet zararın ve ödenmeyen iş bedeli ile müspat zarar yönünden munzam zararın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen "tedarik sözleşmesi" başlıklı 01.01.2021 tarihli eser sözleşmesinde davacının tedarikçi, davalını işveren sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşme konusunun ... ili ... ilçesi 969 ada 5 parsel otel binası adresinde bulunan Sansaryan Han olarak anılacak işyerinde iskele kurulması, bina statiği, dış cephe yapılması ve inşaat işlerinin yapılması olarak belirlendiği, sözleşmenin 3. Maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe gireceğinin ve işin teslim edileceği tarihe kadar yürürlükte kalacağının kararlaştırıldığı,
sözleşmenin 4.maddesinde işin tamamlanma zamanının 01.01.2021 tarihinden itibaren 1 yıl olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin ekinde sunulan ... projesi başlıklı teklif formunda KDV dahil teklif fiyatının 25.058.531,92 TL olduğu, yapılacak işin cinsi başlığı altında; dış cephe mucarta ve tartaklama, eski iç sıvaların sökümü, harman tuğla ile duvar yapımı, yüksek mukavemetli statik sıvası, alçıpan bölme duvar imalatları, zemin tasfiye şapı, seramik imalatları, mekanik tesisat imalatları, elektrik imalatları, çelik çatı imalatı başlıkları olarak sıralandığı anlaşılmıştır.
Davacı ,davalının kusurlu davranışları nedeniyle eserin ifasının imkansız hale geldiğini iddia etmiş;davalının yapı ruhsatı almamasını, işçilik ödemelerini yapmamasını ve işin devamı sırasında işin farklı yükleniciye yaptırılmasını davalıya kusur olarak atfetmiştir.
İnşaat sözleşmelerinde bedel ödeme borcunun ifa zamanı, TBK m. 479’da bedelin muacceliyeti başlığı altında düzenlenmiştir. Bu hükme göre; “İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur.” Anılan düzenlemeye göre inşaat sözleşmesinde bedel ödeme borcunun ifa zamanı, sözleşme konusu yapının teslimi anıdır. Buna göre sözleşmede ifa zamanına ilişkin herhangi düzenlemenin yer almaması halinde, TBK m. 479 uygulanır ve bedel ödeme borcu yapının teslimi anında muaccel olur.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmede bedelin hangi tarihte ödeneceği açıkça kararlaştırılmamıştır.Ancak sözleşmenin eki olarak kararlaştırılan teklif formunda teslim edilecek iş kalemlerinin " dış cephe mucarta ve tartaklama, eski iç sıvaların sökümü, harman tuğla ile duvar yapımı, yüksek mukavemetli statik sıvası, alçıpan bölme duvar imalatları, zemin tasfiye şapı, seramik imalatları, mekanik tesisat imalatları, elektrik imalatları, çelik çatı imalatı" olarak sıralandığı ,anılan iş kalemlerinin parça parça teslim edilebilecek işlerden olduğu bu durumda işin parça parça teslim edilmesinin kararlaştırıldığının kabulünün gerektiği,
asıl dosya davacısının 14.533.948,50 TL karşılığı iş gerçekleştirmesine rağmen davacıya yapılan ödemeler toplamının 8.887.318,48 TL olduğu bununla birlikte davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığı ve davacı tarafından sözleşme ilişkisi sonlandırılmadan önce davalıya bedel ödeme borcunun yerine getirilmesi için uygun bir süre verildiğinin iddia ve ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123. maddesinde ''Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.'' hükmü ile karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde, diğer tarafın borcun ifa edilmesi için süre verebileceğini açıkça düzenlemiş olup, diğer taraf, temerrüde düşen tarafa verdiği uygun süre içinde ifa yerine getirilmediği takdirde, 125. maddedeki seçimlik hakları kullanabilir.
123. maddede öngörülen uygun süreyi temerrüde düşen borçluya vermeyen taraf, TBK 125. maddede öngörülen seçimlik hakları kullanamayacaktır.
TBK 124. maddede ise, süre verilmesini gerektirmeyen durumlar tadadi olarak sayılmış olup, temerrüde düşmüş borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa veya borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa veya borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine,
ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa, diğer taraf temerrüde düşen tarafa süre vermesine gerek olmaksızın, doğrudan, TBK 125. ve devamı maddelerdeki seçimlik hakları kullanabilir.Davacı tarafından sözleşme ilişkisi sonlandırılmadan önce davalıya bedel ödeme borcunun yerine getirilmesi için uygun bir süre verildiği iddia ve ispat edilemediğinden davacının TBK 125.maddesi kapsamında da müspet zarar talep edemeyeceği anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ,... K sayılı kararında "...Yargıtay'ın son yıllardaki uygulamasında, sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin yüklenicinin mağduriyetine neden olduğu da dikkate alınarak, mahkemenin öncelikle onaylı projesi ve yapı izin belgesi bulunmadan yapılan inşaatın imar mevzuatına uygun hale getirilmesinin mümkün olup olamayacağının ilgili idarelerden sorulması ve bilirkişiden alınacak ek raporla saptanmasının gerektiği;
bu araştırma ve incelemenin yapılmasından sonra binanın hiç bir şekilde proje ve ruhsata bağlanmasının mümkün olmayacağının anlaşılması halinde, ki böyle bir durumda yıkılması gereken binanın ekonomik değerinin de olmadığı gözetilerek, yüklenicinin açtığı imalat bedeline ilişkin davanın reddinin lazım geldiği benimsenmiştir.
Binanın yasal hale getirilmesinin mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise (yapı izin belgesi almak yükümlülüğü iş sahibine ait olduğundan) öncelikle iş sahibine gerekli projeleri hazırlayıp inşaatı ruhsata bağlatması için süre verilmeli, adı geçenin bunu yerine getirmemesi halinde yüklenicinin bu gerekliliği sağlayabilmesine olanak tanınmalı ve bina yasal hale getirilirse yüklenicinin imalat bedelini isteyebileceği aksi takdirde bedel isteyemeyeceği kabul edilmelidir. ... ilkesine yer verilmiştir.
Asıl ve birleştirilen dosya davacısı tarafından hukuki imkansızlık nedeniyle ifanın imkansız hale gelmesinde yapı ruhsatı almayan davalının kusurlu olduğu iddia edilmiş ancak davacı tarafından dosyaya sunulan yazışma içeriklerindeki tarih bilgilerinden davacının bu durumdan haberdar olmasına rağmen işe devam ettiği ve davacının sözleşme ilişkisini sonlandırmasından sonra davalı tarafından yapı ruhsatının alınmış olduğu, ifanın hukuken imkansız olmadığı,
eserin ifasının iş sahibinin kusuruyla geciktiği ancak her iki durumun hukuki sonuçlarının farklı olduğu ,hukuki imkansızlık bulunmaması sebebiyle davacının TBK 485.maddesi kapsamında müspet zarar talep edemeyeceği anlaşılmaktadır.
Asıl dosya davacısı tarafından işin devamı sırasında- 6.ayında- iş yerine farklı yüklenici alınması sebebiyle davalının kusurlu olduğu iddia edilmekle birlikte davacı yüklenicinin işe 14 ay 23 gün boyunca kesintisiz devam etmesi karşısında bu duruma sessiz kalındıktan uzun bir süre sonra bu durumun davalıya kusur olarak izafe edilemeyeceği ve eserin ifasının bu nedenle imkansız hale geldiğinden bahsedilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Asıl dosyada davacı tarafından işin %58 oranında tamamlandığı, davacı tarafından yapımı üstlenilen işlerle ilgili 08.12.2021 tarihli restorasyon projesine yönelik inşaat ruhsatının 13.10.2022 tarihinde düzenlendiği, asıl dosyada davacı tarafından sözleşme ilişkisinin sonlandırıldığı 23.03.2022 tarihine kadar gerçekleştirilen işler bedelinin davalı iş sahibinden talep edilebileceği, davacıya ödenmesi gereken bakiye iş bedelinin 5.646.430,03 TL olduğu, davacı tarafından hakediş alacağı ile ilgili fatura düzenlenmemesinin alacağın muacceliyetine engel teşkil etmediği, eserin teslimi ile davalının bedel ödeme borcunun muaccel hale geldiği,
asıl dosyada davacının ödenmeyen iş bedeli bakımından munzam zararını somutlaştırıp ispat edemediği, asıl dosyada davacının müspet zarar ve munzam zarar taleplerinin reddi gerektiği, iş bedeli 5.646.430,03 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Birleştirilen dosyada davacı, sözleşmenin ifası sırasında kurulan iskelenin kendisine teslim edilmediğini iddia etmiş, iskelenin iş sahibi tarafından ihale alınan iş yerinde kurulduğuna dair tanık beyanları ile yazışma kayıtlarını delil olarak bildirmiştir.31.10.2024 tarihli ek raporda bilirkişilerce sözleşme konusu işin ve imalat kalemlerinin uygulanabilmesi açısından iş iskelesinin kurulmasının teknik bir zorunluluk olduğunun tespit edildiği ve davacıya veya iskele malikine teslim edilmeyen 250 adet iskelenin dava tarihindeki piyasa rayiç değerinin 353.897,04 TL olarak tespit edildiği ,
işin davalı tarafından tamamlattırıldığının yine davalı tarafından iddia edildiği, sözleşme ilişkisinin sonlandırılmasından sonra yeni bir iskele kurulumu yapılarak işin tamamlandığının davalı tarafından iddia ve ispat edilememesi karşısında davacının iade edilmeyen iskele bedelini talep edebileceği, iade edilmeyen 250 adet iskele yönünden dava tarihi itibari ile aylık 12.000 TL işgal tazminatının kadri maruf olduğu,
davacının 09.11.2022 tarihinden birleştirilen dosyada dava tarihi 18.01.2023 tarihine kadar 71 gün için haksız işgal bedelini talep edebileceği, TBK 51.maddesi kapsamında kadri maruf olduğu anlaşılan 15.000 TL haksız işgal bedeli ile iade edilmeyen 250 adet iskele bedeli 353.897,04 TL nin 09.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
A-)ASIL DOSYA YÖÜNÜNDEN
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
5.646.430,03 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden tahsili gereken harç 385.707,64 TL olduğundan peşin alınan 276.163,89 TL harç ile 0,17 TL tamamlama harcı toplamı 276.164,06 TL'nin karar harcından mahsubu ile bakiye 109.543,58 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harç tutarı 276.164,06 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.550,00 TL keşif araç ücreti, 1.204,00 TL posta ve tebligat masrafı, 1.912,35 TL keşif harcı olmak üzere toplam 22.666,35 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre takdir edilen 7.914,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde miktarına,
5-Davalı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranına göre takdir edilen 3.905,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde miktarına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 558.321,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 702.495,67 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
9-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
B-)BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
368.897,04TL nin 09.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden tahsili gereken harç 25.199,36 TL olduğundan peşin alınan 9.430,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.768,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılıp mahsup edilen harç tutarı 9.430,66 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Bu dosya yönünden ayrı bir yargılama gideri yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 59.023,53 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/03/2025
BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE ... KATİP ...
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/800, K. 2025/239, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama