İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/201 K.2025/55

Mahkememizde görülmekte bulunanYaptırım kararı iptali (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2022/201Karar2025/55Tarih19 Şubat 2025Okuma25 dk · 5.029 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
19 Şubat 2025
Esas no
2022/201 Esas
Karar no
2025/55
Dava
Yaptırım kararı iptali (Manevi Tazminat İstemli.
Dava tarihi
13/11/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.029 kelime·25 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunanYaptırım kararı iptali (Manevi Tazminat İstemli.) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl Dava Dosyasında Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...-...

Haysiyet Kurulu tarafından verilen ve ... tarihinde davacıya tebliğ olunan ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacı hakkında ... üye disiplin yönergesinin 7/b, 7/c ve 7/d maddeleri uyarınca hak mahrumiyeti yaptırımının uygulanmasına karar verildiğini, anılan kararda davacının savunmalarına yer verilmediğini, hangi söylemlerin üye disiplin yönergesinin hangi maddelerine aykırılık teşkil ettiğinin tartışılmadığını, öte yandan hangi davacıya ait hangi ibarelerden anılan sonuçların çıktığı ortaya konulamadığı gibi hukuksal illiyet bağının da kurulamadığını,

verilen kararların hem yönetim kurulu başkanı ... hem de Haysiyet kurulu üyeleri ile aralarındaki süregelen husumetin bir sonucu olarak hazırlanmış hukuk dışı intikam araçları olarak kullanılan kararlar olduğunu belirterek ... - ... haysiyet kurulu tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı yaptırım kararının iptaline, sürekli tekrar eden ve kurumsal niteliği değil bireysel husumete dayalı olarak verildiği açık olan haysiyet kurulu sevkleri ve itibarsızlaştırma söylemleri nedeniyle 50000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... haysiyet kurulunun dosyadaki belgelere göre edindiği kanaat doğrultusunda yaptırım kararı verdiğini beyanla hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen ... 2.FSHHM ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili. Haysiyet Kurulu tarafından verilen ve 13 Eylül 2022 tarihinde müvekkiline tebliğ olunan ... Tarih ve ... sayılı karar ile müvekkili hakkında ...

Üye Disiplin Yönergesinin 8/d maddesi uyarınca "Üyelikten Çıkarma" yaptırımının uygulanmasına karar verildiğini, anılan kararın maddi gerçekliğe ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, Haysiyet Kurulu kararının iptali için kararın müvekkiline tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde ...

1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne dava açtıklarını, Haysiyet Kurulu kararının tebliğinden itibaren 1 ay içinde iptal davasının açılmış olmasının verilen kararın kesinleşmesini engelleyeceğini, müvekkili üyeye hem "Hak Mahrumiyeti hem de Üyelikten Çıkarma" yaptırımının uygulanamayacağını, temel hukuk normlarına da aykırı olacağını, Haysiyet Kurulu kararının yok hükmünde olduğunu, Kurulun soruşturma evresinin de mevzuattaki usule uygun olarak gerçekleştirilmediğini, ...

YK başkanının Haysiyet Kurulu eli ile müvekkillerine ve bulundukları birçok üyeye manevi saldırıda bulunduğunu, maddi zararlar verdiğini, zararlarının tazmininin gerektiğini beyan ederek ... – ...

Haysiyet Kurulu tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı Üyelikten Çıkarma kararının iptaline, sürekli tekrar eden ve kurumsal niteliği değil Yönetim Kurulu Başkanı ...'ün bireysel husumetine dayalı olarak verdirdiği açık olan Haysiyet Kurulu sevkleri ve itibarsızlaştırma söylemleri nedeniyle 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... haysiyet kurulunun dosyadaki belgelere göre edindiği kanaat doğrultusunda yaptırım kararı verdiğini beyanla hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen mahkememizin 2024/45 esas yalı dava dosyasında davacı vekili;... – ... Haysiyet Kurulu tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı HAK MAHRUMİYETİ kararının öncelikle YÜRÜLÜĞÜNÜN İHTİYATEN DURDURULMASINA, akabinde yargılama sonucunda verilecek karar ile İPTALİNE, sürekli tekrar eden ve kurumsal niteliği değil Yönetim Kurulu Başkanı ...'ün bireysel husumetine dayalı olarak verdirdiği açık olan ve süreklilik arz ederek bir ısrarlı takip halini alan Haysiyet Kurulu sevkleri ve itibarsızlaştırma söylemleri nedeniyle 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesine dair karar verilmesini, talep etmiştir.

İlgili yerlere müzekkere yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Asıl dava dosyasının ; ... haysiyet kurulu tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı yaptırım kararının iptali ve manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin olduğu,

Mahkememizin asıl dava dosyası ile birleşen ... 2. FSHHM ...Esas sayılı dava dosyasının ... haysiyet kurulu tarafından verilen ... tarih ve ... sayılı yaptırım kararının iptali( davacı vekili dava dilekçesinde sehven yanlış numara bildirmiş olup iş bu yanlışlık mahkememizin 24/04/2024 tarihli duruşma ara kararı üzerine davacı vekilince sunulan beyan dilekçesi ile düzeltilmiştir.) ile haysiyet kurulu sevkleri ve itibarsızlaşma söylemlerine istinaden 100.000,00 TL manevi tazminatın istemine ilişkin olduğu,

Mahkememizin asıl dava dosyası ile birleşen mahkememizin 2024/45 Esas sayılı dava dosyasının -... Haysiyet Kurulu tarafından verilen ...tarih ve ... sayılı yaptırım kararının iptali ile haysiyet kurulu sevkleri ve itibarsızlaşma söylemlerine istinaden 25.000,00 TL manevi tazminatın istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Üç ayrı dava dosyası yönünden de davacı vekilinin manevi tazminat istemi var olup, davacı vekili her ne kadar evvela davayı manevi tazminat istemleri yönünden geri aldığını beyan edip, devam eden süreçte karar duruşması öncesi sunulan esasa yönelik beyan dilekçesi ile feragatte bulunduğunu beyan etmiş ise de bu meyanda çelişkinin husule gelmesi hasebiyle en son icra edilen 19/02/2025 tarihli duruşmada çelişkinin giderilmesi amacı ile davacı vekiline söz verilmiş, davacı vekili ikame edilen asıl ve birleşen davalardan manevi tazminat istemleri yönünden feragat ettiğini açıklamıştır.

Yapılan incelemede davacı vekilinin vekaletnamesinde feragate ilişkin yetkisinin var olduğu anlaşılmış, feragatin verildiği anda hüküm ve sonuç doğuruyor olması sebebi ile asıl ve birleşen davalar yönünden manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA DOSYALARI YÖNÜNDEN DAVALARA KONU YAPTIRIM KARARLARININ İPTALLERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

Yapılan incelemede; asıl dava dosyasında davacısı hakkında Üye disiplin Yönergesinin 7/b, 7/c ve 7/d maddeleri uyarınca ... tarih ve ... sayılı "Hak mahrumiyeti" yaptırımı uygulanmasına karar verilmiştir.

Asıl dava dosyasına sulunu cevap dilekçesi ekinde karara esas teşkil eden toplantı tutanakları, ihtarnameler, verilen karar, savunma için gönderilen çağrı yazıları, karara dayanak sosyal medya paylaşımı içerikleri tek tek incelenmiş, verilen kararının iptali için koşulların oluşup oluşmadığı hukuki değerlendirme kapsamında bir mesele olup, bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davacı hakkında verilen hak mahrumiyeti kararının gerekçe maddeleri aşağıda gösterilmiştir.

MADDE 7. Aşağıda yazılı fiilleri işleyen asıl üyeler, karar tarihinden itibaren 4 yıl süresince seçme ve seçilme hakkından mahrum kalır. Yararlanan üyeler açısından ise, bu husus şahsi dosyasına işlenerek asıl üyelik niteliğine hak kazanması durumunda, asıl üyeliği 4 yıl süresince askıya alınır.

Hak Mahrumiyeti cezası alan ve cezası kesinleşen üyeler Genel Kurullara katılamazlar.

a) Son 4 yıl içinde birden fazla kınama cezası almak,

b) ... çalışanları veya diğer üyeler hakkında yüze karşı veya gıyapta ya da basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla hakaret, tahkir edici sözler sarf etmek, genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak;

c) Basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla ... yararlarını zedeleyici beyanlarda bulunmak; kendi kontrolündeki hesapta, ... yararlarını zedeleyici, olumsuz, tahkir edici beyanlarda ve hakarette bulunulmasına müsaade etmek veya aracılık etmek;

d) Kasıtlı eylem ve söylemleriyle ...’ın çalışmasına, amaçlarını gerçekleştirmesine engel olmak,

e) Üyenin beyanı ya da ...’a sunduğu bildirimlerde kasten yanıltıcı bilgilere yer vermek ve/veya yanıltıcı beyanlarda bulunmak ve dolayısıyla bundan haksız kazanç elde etmek.

İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir.

İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.

Ancak belirtmek gerekir ki, ifade özgürlüğü sınırsız değildir. İfade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur.

Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma sebeplerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır. Davacının dava konusu açıklamalarında ...

Yönetim Kurulu Başkanı ... hakkında sarf ettiği söz ve ifadelerin, ifade özgürlüğünün sınırlarını aşıp aşmadığını tespit ederken Mahkemece ortaya konulan gerekçenin, bu özgürlüğü sınırlamak için yeterli ve ilgili olmasının yanında, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik, ölçülü, orantılı ve istisnai nitelikte olması gerekir.

Buna göre, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değil ise demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, bahse konu yaptırım kararı ve yaptırım kararı öncesi ... Hukuk birimi tarafından belirtilen görüş yazısı ve yaptırım kararı içeriğinde yer alan sosyal medya paylaşımlarına dair ekran görüntüleri incelendiğinde, davacı hakkında hak mahrumiyeti kararı verilmesine sebebiyet veren paylaşımlar davalı tarafça aşağıda belirtili paylaşımlar olarak gösterilmiş olup, bahsi geçen paylaşımlar üzerinden, verilen yaptırım kararının yerinde olup olmadığı değerlendirilmiştir.

...

...

...

Davalının cevap dilekçesi ile belirttiği davacının sosyal medya hesabı paylaşımları değerlendirildiğinde; davacı beyanlarının anayasal eleştiri sınırları içerisinde yer aldığı, kişilik haklarını zedeleyici bir niteliğinin bulunmadığı, davacının yapmış olduğu paylaşımlarda ... faaliyetleri ve ... Y.K başkanı yönünden görevi kötüye kullandığı, usulsüz faaliyetler ve eylemlerin olduğu yönünde bir takım eleştiri mahiyeti taşıyan ifadelerin yer aldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda da ifade edildiği üzere davacı paylaşımlarının, davalının iddia ettiği gibi hakaret, tehdit ve halkı kin ve düşmanlığına sevk etmediği, kaldı ki davalının suç olduğunu iddia ettiği paylaşımların suç vasfı taşıyıp taşımadığı, bu konuda yürütülecek soruşturma ve devamında yürütülecek ceza kovuşturması ile mümkün olduğu,

Haysiyet kurullarının Üye Disiplin Yönergesinde öngörülen yaptırımları uygularken, disiplin cezası verirken Fikir ve Sanat Eseri sahipleri ile komşu hak sahipleri meslek birlikleri ve federasyonları hakkındaki tüzüğe, ... tüzüğüne ve en önemlisi hakkaniyete uygun hareket etmekle yükümlü oldukları, öte yandan yönerge kapsamında disiplin cezasının uygulanabilmesi için suçsuzluk karinesinin gözetilmesi gereklidir.

Mahkemelerce verilmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın haysiyet kurulu tarafından disiplin cezası verilemeyeceğinden, idari bir yapı niteliğindeki haysiyet kurulunun izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirme yapabilecek ise de Türk Ceza Kanunu kapsamındaki fiillerin işlendiğinin tespitinin ancak usulüne uygun yapılan bir soruşturma sonucunda soruşturma makamlarınca iddianame hazırlanarak, mahkemece kabul kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda verilecek karar kapsamına göre değerlendirilmesi gerektiği yüksek yargı kararları ile işaret edildiğinden,

haysiyet kurulunun soyut gerekçelerle davacı hakkında verdiği yaptırım kararının yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Hülasa, asıl dava dosyasına konu yaptırım kararına esas paylaşımların eleştiri mahiyetinde olması, davalının iddia ettiği gibi hakaret, tehdit ve halkı kin ve düşmanlığı sevk edecek ifadeler olmadığı, davacının suç vasfı taşıdığı nitelendirilen ifadeleri yönünden herhangi bir soruşturma olduğu yönünde sunulu bir delil de bulunmadığı nitekim 14/11/2023 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında " Taraf vekillerine dilekçeler faslında iddia ettikleri, tehdit ve hakaret vs diğer suç vasfı teşkil edebilecek uyuşmazlık konularına ilişkin devam eden soruşturma ve ceza dosyalarına ilişkin bilgileri sunmak üzere 2 hafta mehil verilmesine,

bilgi verildiğinde mahkeme ve CBS nezdinde müzekkere yazılarak dosyaların istenilmesine, davacı ile davalı vekiline ihtarı yapıldı" açıkça yazılıp taraflara ihtar edilmesine rağmen davalı yanca, davacı yanca yapılan paylaşımlara ilişkin mahkeme ve CBS dosyası ibraz edilmediği gibi yargılamanın devam eden sürecinde de bu yönde bilgi sunulmadığı, davacının paylaşımlarının ...'ün ... adına yürüttüğü faaliyetler ve yine bu faaliyetlere ilişkin bir takım usulsüzlükler olduğu yönünde getirilen eleştiri kapsamında olduğu,

hak mahrumiyeti kararının yukarıda ayrıntısı ile gerekçelendirildiği üzere yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle asıl dava dosyası yönünden ... haysiyet kurulu tarafından verilen12/08/2022 tarih ... sayılı yaptırım kararının iptaline ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 2.FSHHM 2022/227 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI

Yapılan incelemede; davacı hakkında ... tarih... sayılı kararı ile Üye disiplin Yönergesinin 7/b ve 7/c maddeleri uyarınca hak mahrumiyeti cezası verilmesinin uygun bulunduğu ancak asıl davaya konu ... tarih ve ... sayılı "Hak mahrumiyeti" yaptırım kararı sebebi ile ... Üye Disiplin Yönergesi'nin 4.maddesi nazara alınarak "Üyelikten Çıkarma" yaptırım kararı uygulanmıştır.

Birleşen davaya yönelik olarak sunulan cevap dilekçesi ekinde karara esas teşkil eden toplantı tutanakları, ihtarnameler, verilen karar, savunma için gönderilen çağrı yazıları, karara dayanak sosyal medya paylaşımı içerikleri tek tek incelenmiş, verilen kararının iptali için koşulların oluşup oluşmadığı hukuki değerlendirme kapsamında bir mesele olup, bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davacı hakkında verilen yaptırım kararının gerekçe maddeleri aşağıda gösterilmiştir.

MADDE 7. Aşağıda yazılı fiilleri işleyen asıl üyeler, karar tarihinden itibaren 4 yıl süresince seçme ve seçilme hakkından mahrum kalır. Yararlanan üyeler açısından ise, bu husus şahsi dosyasına işlenerek asıl üyelik niteliğine hak kazanması durumunda, asıl üyeliği 4 yıl süresince askıya alınır.

Hak Mahrumiyeti cezası alan ve cezası kesinleşen üyeler Genel Kurullara katılamazlar.

a) Son 4 yıl içinde birden fazla kınama cezası almak,

b) ... çalışanları veya diğer üyeler hakkında yüze karşı veya gıyapta ya da basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla hakaret, tahkir edici sözler sarf etmek, genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak;

c) Basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla ... yararlarını zedeleyici beyanlarda bulunmak; kendi kontrolündeki hesapta, ... yararlarını zedeleyici, olumsuz, tahkir edici beyanlarda ve hakarette bulunulmasına müsaade etmek veya aracılık etmek;

d) Kasıtlı eylem ve söylemleriyle ...’ın çalışmasına, amaçlarını gerçekleştirmesine engel olmak,

e) Üyenin beyanı ya da ...’a sunduğu bildirimlerde kasten yanıltıcı bilgilere yer vermek ve/veya yanıltıcı beyanlarda bulunmak ve dolayısıyla bundan haksız kazanç elde etmek.

İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir.

İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.

Ancak belirtmek gerekir ki, ifade özgürlüğü sınırsız değildir. İfade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur.

Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma sebeplerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır. Davacının dava konusu açıklamalarında ...

Yönetim Kurulu Başkanı ... hakkında sarf ettiği söz ve ifadelerin, ifade özgürlüğünün sınırlarını aşıp aşmadığını tespit ederken Mahkemece ortaya konulan gerekçenin, bu özgürlüğü sınırlamak için yeterli ve ilgili olmasının yanında, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik, ölçülü, orantılı ve istisnai nitelikte olması gerekir.

Buna göre, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değil ise demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

Tüm bu açıklamalar ışığında davaya konu ifadeler cevap dilekçesi ve ekli görsellerden de görüleceği üzere;

Davacının davaya konu sosyal medya paylaşımında aynen şu ifadeleri kullanmaktadır:

''...'ı temsil eden kişi yalan söyleyebilir mi? İftira atabilir mi? Belgesiz konuşabilir mi? 125 milyon kayıp diyebiliyorsan belgesi nerede? Kurum senin elinde hemen gereğini yapıp savcılığa vermiyorsan suç işliyorsun. Çamur at izi kalsın diyerek algı oluşturuyorsun aklın sıra o küçücük aklınla!(bu algıları geçmişte kimlerin kullandığını herkes biliyor) Bizim yönetimde olduğumuz dönemde 125 milyon değil, 125 kuruş eksik olsun, bir daha müzik yapmayacağım sazımı elime alıp sazımı kirletmeyeceğim. Birazcık onurun varsa belgelerini ortaya koy. Daha önceki iftiralarında tam 3 kez Üye toplantısında, biz devraldığımızda kasa tamtakırdı diyerek YALAN söylemişsin, ...'ı kayyuma bıraktığımızda 100 milyon civarı para bıraktık kasada!

Şu an dağıtımını yaptığınız paraların %90 ından fazlasının sözleşmesini biz yaptık, bu dağıtımda sizin döneminizin %10 dan fazla katkısı yoktur.

Bi de kasa tamtakırdı diyerek YALAN SÖYLÜYORSUN!!

Yiğitsen, onurun varsa ... üyelerine özel, ister açık, ister kapalı bir bilgilendirme...........

...

YALANCIDAN BAŞKAN OLMAZ HELE İNSAN HİÇ OL(a)MAZ..!'' şeklindedir.

Davalının cevap dilekçesi ile belirttiği davacının sosyal medya hesabı paylaşımında , davacının ... yönündeki eleştirilerin anayasal eleştiri sınırları içerisinde yer aldığı, kişilik haklarını zedeleyici bir niteliğinin bulunmadığı, davacının yapmış olduğu paylaşımlarda ... faaliyetleri ve ... Y.K başkanı yönünden görevi kötüye kullandığı, usulsüz faaliyetler ve eylemlerin olduğu yönünde bir takım eleştiri mahiyeti taşıyan ifadelerin yer aldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda da ifade edildiği üzere davacı paylaşımlarının, davalının iddia ettiği gibi hakaret, tehdit ve halkı kin ve düşmanlığına sevk etmediği, kaldı ki davalının suç olduğunu iddia ettiği paylaşımların suç vasfı taşıyıp taşımadığı, bu konuda yürütülecek soruşturma ve devamında yürütülecek ceza kovuşturması ile mümkün olduğu,

Haysiyet kurullarının Üye Disiplin Yönergesinde öngörülen yaptırımları uygularken, disiplin cezası verirken Fikir ve Sanat Eseri sahipleri ile komşu hak sahipleri meslek birlikleri ve federasyonları hakkındaki tüzüğe, ... tüzüğüne ve en önemlisi hakkaniyete uygun hareket etmekle yükümlü oldukları, öte yandan yönerge kapsamında disiplin cezasının uygulanabilmesi için suçsuzluk karinesinin gözetilmesi gereklidir.

Mahkemelerce verilmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın haysiyet kurulu tarafından disiplin cezası verilemeyeceğinden, idari bir yapı niteliğindeki haysiyet kurulunun izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirme yapabilecek ise de Türk Ceza Kanunu kapsamındaki fiillerin işlendiğinin tespitinin ancak usulüne uygun yapılan bir soruşturma sonucunda soruşturma makamlarınca iddianame hazırlanarak, mahkemece kabul kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda verilecek karar kapsamına göre değerlendirilmesi gerektiği yüksek yargı kararları ile işaret edildiğinden,

haysiyet kurulunun soyut gerekçelerle davacı hakkında verdiği yaptırım kararının yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Hülasa, iş bu dava dosyasına konu yaptırım kararına esas paylaşımların eleştiri mahiyetinde olması, davalının iddia ettiği gibi hakaret, tehdit ve halkı kin ve düşmanlığı sevk edecek ifadeler olmadığı, davacının suç vasfı taşıdığı nitelendirilen ifadeleri yönünden herhangi bir soruşturma olduğu yönünde sunulu bir delil de bulunmadığı nitekim 14/11/2023 tarihli duruşmanın 5 numaralı ara kararında " Taraf vekillerine dilekçeler faslında iddia ettikleri, tehdit ve hakaret vs diğer suç vasfı teşkil edebilecek uyuşmazlık konularına ilişkin devam eden soruşturma ve ceza dosyalarına ilişkin bilgileri sunmak üzere 2 hafta mehil verilmesine,

bilgi verildiğinde mahkeme ve CBS nezdinde müzekkere yazılarak dosyaların istenilmesine, davacı ile davalı vekiline ihtarı yapıldı" açıkça yazılıp taraflara ihtar edilmesine rağmen davalı yanca, davacı yanca yapılan paylaşımlara ilişkin mahkeme ve CBS dosyası ibraz edilmediği gibi yargılamanın devam eden sürecinde de bu yönde bilgi sunulmadığı, davacının paylaşımlarının ...'ün ... adına yürüttüğü faaliyetler ve yine bu faaliyetlere ilişkin bir takım usulsüzlükler olduğu yönünde getirilen eleştiri kapsamında olduğu,

anılı sebeplerle yukarıda ayrıntısı ile gerekçelendirildiği üzere yaptırım kararının yerinde olmadığı kaldı ki bir an için davalı yanın iddia ettiği gibi bahse konu söylemlerin hak mahrumiyeti kararını gerektirecek mahiyette olması durumunda dahi somut davada davacının önceki yaptırım kararı nazara alınarak, üyelikten çıkarmaya ilişkin yaptırım kararı verilmiş olup, yukarıda ayrıntısı ile ele alındığı üzere davacı ile ilgili asıl dava dosyası yönünden verilen karar yerinde olmadığından,

iş bu davaya konu eylemlerin hak mahrumiyeti kapsamında olduğu değerlendirilse bile üyelikten çıkarmaya yönelik yaptırım kararı her halükarda yerinde olmayıp anılı sebeplerle iş dava dosyası yönünden ... haysiyet kurulu tarafından verilen 25/10/2022 tarih 2.4/3308 sayılı yaptırım kararının iptaline, ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2024/45 ESAS SAYILI DOSYASI

Yapılan incelemede; davacı hakkında Üye disiplin Yönergesinin 7/b maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı "Hak mahrumiyeti" yaptırımı uygulanmasına karar verilmiştir.

Birleşen dava dosyası yönünden dosya kapsamına sunulan 05/08/2024 havale tarihli davalı beyan dilekçesi ekinde karara esas teşkil eden tutanaklar tek tek incelenmiş, verilen kararının iptali için koşulların oluşup oluşmadığı hukuki değerlendirme kapsamında bir mesele olup, bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davacı hakkında verilen hak mahrumiyeti kararının gerekçe maddeleri aşağıda gösterilmiştir.

MADDE 7. Aşağıda yazılı fiilleri işleyen asıl üyeler, karar tarihinden itibaren 4 yıl süresince seçme ve seçilme hakkından mahrum kalır. Yararlanan üyeler açısından ise, bu husus şahsi dosyasına işlenerek asıl üyelik niteliğine hak kazanması durumunda, asıl üyeliği 4 yıl süresince askıya alınır.

Hak Mahrumiyeti cezası alan ve cezası kesinleşen üyeler Genel Kurullara katılamazlar.

a) Son 4 yıl içinde birden fazla kınama cezası almak,

b) ... çalışanları veya diğer üyeler hakkında yüze karşı veya gıyapta ya da basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla hakaret, tahkir edici sözler sarf etmek, genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak;

c) Basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla ... yararlarını zedeleyici beyanlarda bulunmak; kendi kontrolündeki hesapta, ... yararlarını zedeleyici, olumsuz, tahkir edici beyanlarda ve hakarette bulunulmasına müsaade etmek veya aracılık etmek;

d) Kasıtlı eylem ve söylemleriyle ...’ın çalışmasına, amaçlarını gerçekleştirmesine engel olmak,

e) Üyenin beyanı ya da ...’a sunduğu bildirimlerde kasten yanıltıcı bilgilere yer vermek ve/veya yanıltıcı beyanlarda bulunmak ve dolayısıyla bundan haksız kazanç elde etmek.

İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir. Düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve bu konuda başkalarını ikna çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Dolayısıyla toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesine bağlıdır. Bu itibarla düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü demokrasinin işleyişi için hayati önemdedir.

İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.

Ancak belirtmek gerekir ki, ifade özgürlüğü sınırsız değildir. İfade özgürlüğünün, kişilerin itibarına zarar verecek boyuta ulaşmaması gerekir. Bu gereklilik, temel hak ve hürriyetlerin; kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva ettiğini belirten Anayasa'nın 12. maddesinin ikinci fıkrasından doğan bir zorunluluktur.

Bu itibarla, Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade özgürlüğünün sınırlandırılma sebeplerinden biri de başkalarının şeref ve itibarının korunmasıdır. Davacının dava konusu açıklamalarında ...

Yönetim Kurulu Başkanı ... hakkında sarf ettiği söz ve ifadelerin, ifade özgürlüğünün sınırlarını aşıp aşmadığını tespit ederken Mahkemece ortaya konulan gerekçenin, bu özgürlüğü sınırlamak için yeterli ve ilgili olmasının yanında, ifade özgürlüğüne getirilecek sınırlamanın, demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik, ölçülü, orantılı ve istisnai nitelikte olması gerekir.

Buna göre, ifade özgürlüğüne yapılan bir müdahale, zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değil ise demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

Davacının davaya konu yaptırım kararı uygulanmasına sebebiyet veren söylemleri bizatihi davalı meslek birliğinin yaptırım karar tutanağında aşağıdaki gibi geçmektedir.

"Yapılan inceleme neticesinde; 17. Olağan Genel Kurul Toplantısı'na ilişkin video kayıtlarından, ...'ın Genel Kurulu izleyen üyelere laf attığı ve hakarette bulunduğu, aleyhte söz aldığı konuşmalarda Yönetim Kurulu hakkında ispatı olmayan ithamlarda bulunarak Genel Kurulu tahrik edici ifadelerde bulunduğu, gündemle bağlı kalmayarak; “gazetelerinde bizi hain ilan edenler”, “bizi devlet düşmanı ilan edenler”, “hakkımızda ihbar dilekçeleri verenler”, “hiçbir güç tarafından susmadık susturulamadık”, “hakları kendi saltanatları için kullanıyorlar” gibi sözlerle ... yönetimi hakkında asılsız iddialarda bulunduğu ve Genel Kurulu politize ederek hazirunu galeyana getirmeye çalıştığı tespit edildi." şeklindedir.

Davalı meslek birliğinin yaptırım kararı tutanağı incelendiğinde, tutanakta hangi söylemin hakaret ve tahrik edici söylemler olduğuna yönelik bir açıklama olmadığı, karara esas teşkil eden söylemlerin neler olduğu ve bu söylemler ile disiplin yönergesi arasında bağlantının nasıl kurulduğu yönünde açıklama olmadığı, kararın soyut içerikte olduğu,

davalının asılsız iddia olarak nitelendirdiği “gazetelerinde bizi hain ilan edenler”, “bizi devlet düşmanı ilan edenler”, “hakkımızda ihbar dilekçeleri verenler”, “hiçbir güç tarafından susmadık susturulamadık”, “hakları kendi saltanatları için kullanıyorlar” gibi söylemlerin eleştiri ve düşünce özgürlüğü kapsamında olduğu, davalının suç olduğunu iddia ettiği paylaşımların suç vasfı taşıyıp taşımadığı, bu konuda yürütülecek soruşturma ve devamında yürütülecek ceza kovuşturması ile mümkün olduğu,

Haysiyet kurullarının Üye Disiplin Yönergesinde öngörülen yaptırımları uygularken, disiplin cezası verirken Fikir ve Sanat Eseri sahipleri ile komşu hak sahipleri meslek birlikleri ve federasyonları hakkındaki tüzüğe, ... tüzüğüne ve en önemlisi hakkaniyete uygun hareket etmekle yükümlü oldukları, öte yandan yönerge kapsamında disiplin cezasının uygulanabilmesi için suçsuzluk karinesinin gözetilmesi gereklidir.

Mahkemelerce verilmiş mahkumiyet kararı bulunmaksızın haysiyet kurulu tarafından disiplin cezası verilemeyeceğinden, idari bir yapı niteliğindeki haysiyet kurulunun izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirme yapabilecek ise de Türk Ceza Kanunu kapsamındaki fiillerin işlendiğinin tespitinin ancak usulüne uygun yapılan bir soruşturma sonucunda soruşturma makamlarınca iddianame hazırlanarak, mahkemece kabul kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda verilecek karar kapsamına göre değerlendirilmesi gerektiği yüksek yargı kararları ile işaret edildiğinden,

haysiyet kurulunun soyut gerekçelerle davacı hakkında verdiği yaptırım kararının yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Hülasa, dava dosyasına konu yaptırım kararına konu söylemlerin eleştiri mahiyetinde olması, davalının iddia ettiği gibi hakaret, tehdit ve tahrik edecek mahiyette ifadeler olmadığı, davacının suç vasfı taşıdığı nitelendirilen ifadeleri yönünden herhangi bir soruşturma ve kovuşturma olduğu yönünde sunulu bir delil de bulunmadığı anılı sebeplerle yukarıda ayrıntısı ile gerekçelendirildiği üzere yaptırım kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla anılı sebeplerle iş dava dosyası yönünden ... haysiyet kurulu tarafından verilen 11/01/2024 tarih ve 2.4/0135 sayılı yaptırım kararının iptaline, ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

-... Haysiyet Kurulu tarafından verilen ... tarih ... sayılı yaptırım kararının iptaline,

-Manevi tazminat istemli davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Asıl dava dosyası ile birleşen ... 2. FSHHM ... esas sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

-... Haysiyet Kurulu tarafından verilen ... tarih ... sayılı yaptırım kararının iptaline,

-Manevi tazminat istemli davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

3-Asıl dava dosyası ile birleşen mahkememizin 2024/45 Esas sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

-... Haysiyet Kurulu tarafından verilen ... tarih ve.... sayılı yaptırım kararının iptaline,

-Manevi tazminat istemli davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

4-Asıl dava dosyası yönünden davanın kabul ile sonuçlanan kısmına ilişkin olarak davalı yandan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının iş bu dava için peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile tamamlama harcı olarak alınan 1.627,05 TL harcın toplamı olan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.092,35 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, davalı yandan karar ve ilam harcı olarak alınması gerekip de davacının yatırdığı peşin ve tamamlama harcının toplamına mahsup edilen 615,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-Asıl dava dosyası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabule konu kısım yönünden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Asıl dava dosyası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden redde konu kısım yönünden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,( davacı vekili her ne kadar karar tarihi öncesi sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile manevi tazminat istemi yönünden feragat sebebi ile davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesini talep etmiş, beyanını desteklemek amacıyla kanun maddesi ile Yargıtay kararlarına atıf yapmış ise de, bahsi geçen kanun ile Yargıtay kararlarının somut dava ile ilgi ve alakasının bulunmadığı,

davanın ret ile sonuçlanması sebebi ile feragate bağlı olarak mahkememizce AAÜT 6. Maddesi tatbik edilmiş, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhinde vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmiştir.)

7-Birleşen ... 2.FSHHM ... esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kabul ile sonuçlanan kısmına ilişkin olarak davalı yandan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından iş bu dava için peşin alınan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 534,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcına mahsup edilen davacının iş bu dava için yatırdığı peşin harç tutarı olan 80,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

8-Birleşen ... 2.FSHHM ... esas sayılı dava dosyası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabule konu kısım yönünden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

9-Birleşen ...

2.FSHHM ...esas sayılı dava dosyası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden redde konu kısım yönünden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL( davacı vekili her ne kadar 28/02/2024 tarihli duruşmada iş bu davaya ilişkin olarak manevi tazminata ilişkin talebinin aslında 10.000,00 TL olduğunu ancak sehven bir sıfır fazla yazmak suretiyle 100.000,00 TL talep ettiğini beyan etmiş ise de, dava dilekçesinde açıkça talebin 100.000,00 TL olarak yazılı olması,

bu yönde sehven hata yapıldığını davacı yanın ispat edememesi sebebi ile 100.000,00 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanmıştır) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,( davacı vekili her ne kadar karar tarihi öncesi sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile manevi tazminat istemi yönünden feragat sebebi ile davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesini talep etmiş, beyanını desteklemek amacıyla kanun maddesi ile Yargıtay kararlarına atıf yapmış ise de, bahsi geçen kanun ile Yargıtay kararlarının somut dava ile ilgi ve alakasının bulunmadığı,

davanın ret ile sonuçlanması sebebi ile feragate bağlı olarak mahkememizce AAÜT 6. Maddesi tatbik edilmiş, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhinde vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmiştir.)

10-Birleşen mahkememizin 2024/45 esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kabul ile sonuçlanan kısmına ilişkin olarak davalı yandan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından iş bu dava için peşin alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcına mahsup edilen davacının iş bu dava için yatırdığı peşin harç tutarı olan 427,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

11-Birleşen mahkememizin 2024/45 esas sayılı dava dosyası yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabule konu kısım yönünden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan maktu 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

12-Birleşen mahkememizin 2024/45 esas sayılı dava dosyası yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden redde konu kısım yönünden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,( davacı vekili her ne kadar karar tarihi öncesi sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile manevi tazminat istemi yönünden feragat sebebi ile davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesini talep etmiş, beyanını desteklemek amacıyla kanun maddesi ile Yargıtay kararlarına atıf yapmış ise de,

bahsi geçen kanun ile Yargıtay kararlarının somut dava ile ilgi ve alakasının bulunmadığı, davanın ret ile sonuçlanması sebebi ile feragate bağlı olarak mahkememizce AAÜT 6. Maddesi tatbik edilmiş, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhinde vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmiştir.)

13-Asıl dava dosyası yönünden Davacı tarafça yapılan başvurma harcı( peşin harç her bir dava dosyası yönünden yukarıda ayrıca ele alınmıştır.), posta ve tebligat ücretlerinden oluşan toplam 271,20 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren yarısı olan 135,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

14- Birleşen ... 2. FSHHM ... sayılı dosya yönünden Davacı tarafça yapılan başvurma harcı( peşin harç her bir dava dosyası yönünden yukarıda ayrıca ele alınmıştır.), posta ve tebligat ücretlerinden oluşan toplam 89,70 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren yarısı olan 44,85 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

15-Birleşen mahkememizin 2024/45 esas sayılı dava dosyası yönünden Davacı tarafça yapılan başvurma harcı( peşin harç her bir dava dosyası yönünden yukarıda ayrıca ele alınmıştır.), posta ve tebligat ücretlerinden oluşan toplam 893,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren yarısı olan 446,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

16- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

17-Asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.19/02/2025

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/201, K. 2025/55, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  5. Asıl Dava Dosyası Yönünden Değerlendirme
  6. Birleşen İstanbul 2.FSHHM 2022/227 Esas Sayılı Dava Dosyası
  7. Birleşen Mahkememizin 2024/45 Esas Sayılı Dosyası
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/201
Karar No
2025/55
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/203 K.2025/38
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/205 K.2025/100
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/207 K.2025/117
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/207 K.2025/133
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/210 K.2025/167
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/218 K.2025/87

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.