İçeriğe geç
AC
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Esas: 2026/97 Karar: 2026/132 Tarih:

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2026/97 K.2026/132

Özgün Analiz

Olay Özeti: Davacı vekili, gümrükte el konulan ürünler nedeniyle davalının eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini ve taklit ürünlerin imhasını istemiştir. Davalı, davayı kabul ettiğini bildiren bir beyan dilekçesi sunmuştur. Yapılan incelemede tecavüze ve imhaya konu malların sahibinin dava dışı bir şirket olduğu, davalının ise bu şirketin yetkilisi olduğu anlaşılmıştır.

Hukuki İlke: Mahkeme, davalının şirket yetkilisi olarak ilgili ceza davasında sorumluluğunun gündeme gelebileceğini, ancak hukuk davası bakımından davalı ile dava dışı şirketin ayrı hukuki kişiliklere sahip olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle marka hakkına tecavüzden doğan sorumluluğun mal sahibi şirkette olduğunu, husumetin yanlış kişiye yöneltildiğini kabul etmiştir. Davalı sıfatı bulunmayan kişinin kabul beyanının da dava bakımından geçerli olmayacağı sonucuna varmıştır.

Uygulama Sonucu: Dava, davalının kabul beyanına rağmen pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiş ve yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.

Dava Strateji Notu: Gümrükte el konulan taklit ürünlerde davalı, gümrük belgelerinde malın sahibi olarak görünen kişi veya şirkete göre belirlenmelidir. Şirket yetkilisine karşı açılan hukuk davası, yetkili davayı kabul etse bile sonuç vermez. Dava açmadan önce gümrük kayıtlarından ithalatçı ve mal sahibinin tespiti ve gerekirse şirketle birlikte yetkilinin ayrı sıfatlarla değerlendirilmesi gerekir.

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/97 KARAR NO : 2026/132

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/05/2026 KARAR TARİHİ : 08/06/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüz eylemi olduğunun tespiti ile taklit olduğu sabit olan ürünlerin imhasını talep etmiştir. Davalı yan davayı kabul ettiğine ilişkin beyan dilekçesi sunmuştur. Dava, gümrük nezdinde el konulan ürünlere ilişkin marka hakkına tecavüzün tespiti ve ürünlerin imhasına ilişkindir. Yapılan incelemede, tecavüze ve imhaya konu malların sahibinin dava dışı şirket olarak göründüğü, davalının somut olaya ilişkin ceza davasında dava dışı şirketin yetkilisi olması hasebiyle sorumluluğu gündeme gelebilecek ise de hukuk davası yönünden davalı ile dava dışı şirketlerin ayrı hukuki kişilikler olması hasebi ile sorumluluğun davalı da değil dava dışı şirkette olduğu( ...), husumet tercihinin yanlış olduğu, bu durumda davalı yanın iş bu dava kapsamında davalı sıfatının olamayacağı dolayası ile kabul beyanının iş bu dava bakımından geçerli olmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçele kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2026/97, K. 2026/132, 8 Haziran 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama