KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2019
- Esas no
- 2017/132
- Karar no
- 2019/723
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/02/2017
Karar Metni
1.527 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın Koşuyolu şubesi tarafından ...Şti.ne 05/02/2015 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine istinaden ticari krediler kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, gerek kredi borçlusunun kredinin geri ödenmesine ilişkin edimlerini yerine getirmemesi,
gerekçe borçlularca imzalanan sözleşmenin 4.maddesi gereği...Noterliğinin 01/09/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek kredi hesabının kat edildiğini, ancak verilen süre zarfında alacaklarının tasfiye edilmediği gibi borçlular tarafından bir ödeme planı da sunulmadığını, bu nedenle davalı ve diğer borçlular aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından imzaya, borca, faize, faiz oranlarına ve ferilerinin tamamına itiraz edildiğini, takibe ve davaya konu sözleşmede bulunan şube huzurunda alınan imzaların borçlu şirket ortağı ...'na ait olup,
tüm imza dönemlerinde şirket ünvanı altına atacağı münferit imzası ile şirketi her hususta en geniş şekilde temsil ve ilzama yetkili olduğunu, borçluların genel kredi sözleşmesinin 6-1.maddesine göre ihtilaf halinde banka defter ve kayıtlarının muteber olduğunu, delil anlaşlası çerçevesinde öncelikle kabul ettiklerini, icra takibinde talep edilen faiz oranının sözleşmenin 2.6 ve 2.7 maddesi gereğince tespit edilmiş olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına,
davalının %20.den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ...Şti.nin bir dönem ortağı olduğunu, ancak iddia edildiği gibi hiçbir zaman yetkilisi olmadığını, davaya konu GKS.deki imzaların davalıya ait olmadığını, icra takibine uygulanan işlemiş faiz miktarı ile uygulanan faiz oranının son derece fahiş olduğunu, iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı bakımından TBK.m.583 ve diğer ilgili maddelerinde düzenlenen müşterek borçlu müteselsil kefil ile ilgili düzenlemelere ilişkin şartların davalı bakımından oluşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20.den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacı banka ile dava dışı ...Şti. arasında akdedilen ve davalının da müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İstanbul...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip sayılı dosyasının taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu icra takibi olduğu, borçlunun itirazını 7 günlük yasal süre içinde yaptığı, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından davaya konu Genel Kredi Sözleşmesi aslı, ...Noterliğinin 01/09/2016 tarih ve...yevmiye sayılı ihtarnamesi ve kullandırılan krediye ait kredi hesap hareketleri sureti dosyaya sunulmuştur.
Davalının imza örnekleri alınmış, davalı tarafça bildirilen kurumlardan ıslak imza örneklerinin bulunduğu belgeler getirtilmiştir.
Dosya alınan imza örnekleri, davalının ıslak imzası bulunan belge asılları ve davaya konu sözleşme üzerinde grafolojik inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen 08/04/2018 tarihli raporda; inceleme konusu ...bank T.A.Ş.... Şubesinin 05/02/2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi aslında ...Şti. Yetkili adına borçlu ve kefil olarak atılmış imzaların davalının eli ürün oldukları kanaati bildirilmiştir.
Dosya bankacı bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen 19/11/2018 tarihli raporda özetle; ...bank T.A.Ş.ile ...Şti.arasında akdedilen 1.000.000,00 TL tutarlı GKS.ye davalının kefil sıfatı ile imza attığı, kefalet tutarının 1.000.000,00 TL tutarında olduğu ve imzasının kendisine ait olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği, takip tutarı kefalet sınırları içerisinde olduğundan davalının tespit ve mahkemece kabul edilecek takip tutarından sorumlu olduğu, takip tutarı ile bilirkişi tespitlerinde farklılık bulunduğu,
tarafından yapılan tespitlerin ihtarname tarihi itibarı ile tespit edilen borç miktarından hareketle tamamen banka kayıtlarından alınmış olup faize esas gün tespiti ve hesaplamaların denetime açık olarak yapıldığı, bankanın kredilerini 30/12/2016 tarihinde takip hareketlerine intikal ettirmiş olup tarafından da talebe bağlı kalınarak temerrüt tarihinin 30/12/2016 olarak tespit edildiği, işlek kredi ve 2.el taşıt kredisi akdi ve temerrüt faiz oranlarının tespitinde mutabakat olmasına karşılık faiz hesaplamasında mutabakat olmadığı,
kredi kartı ve artı para akdi faiz oranlarında mutabakat olmasına karşılık bankaca esas alınan temerrüt faiz oranlarının 5464 sayılı Kanun ve TCMB tarafından ilan edilen azami faiz oranlarına aykırılık teşkil etmesi nedeni ile mutabakat olmadığı, tarafından kanun ve duyurulara uygun faiz oranı esas alınarak hesaplama yapıldığı, bu çerçevede davacı bankanın davalıdan alacağının; kredi kartı için toplam 56.088,92 TL, İşlek Kredi için toplam 106.301,91 TL, Taşıt Kredisi için toplam 27.460,88 TL, artı para için toplam 18.269,09 TL olmak üzere toplam 208.120,80 TL olarak hesaplandığı,
kredi kartı ana para alacağı olan 51.368,70 TL.ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen (01/10/2018 tarihine kadar %30,24 bu tarihten sonra TCMB tarafından değişiklik yapılana kadar %33) oranında temerrüt faiz talep edilebileceği, işlek kredinin ana parası olan 99.000 TL .ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre talep edilen %34,88 temerrüt faizi talep edilebileceği, 2.el taşıt kredisi ana parası olan 26.071,59 TL.ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre taep edilen %25,20 temerrüt faizi talep edilebileceği,
KMH/Artı para anapara alacağı 17.721,29 TL.ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen (01/10/2018 tarihine kadar %30,24 bu tarihten sonra TCMB tarafından değişiklik yapılana kadar %33) oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, davacının çek taahhüt kredi riski 14.400 TL için depo talebinde bulunabileceği belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalı tarafça öncelikle imza inkarında bulunulmuş, mahkememizce Adli Tıp Uzmanı ve Adli Grafolog bilirkişiye yaptırılan inceleme sonucunda dava konusu sözleşmede atılan imzaların davalıya ait olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça yine kefalet yönünden şekil şartına uyulmadığı, geçerli bir kefaletin bulunmadığı iddia edilmiştir. Dosya kapsamından bulunan genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefil olunan miktarın el yazısı ile 1.000.000,00-TL olarak yazıldığı, "müteselsil" ibaresinin de el yazısı ile yazılmış olduğu bu itibarla geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı banka ile dava dışı ...Şti.arasında 05/02/2015 tarihli 1.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olduğu, bu sözleşme çerçevesinde İşlek Kredi, 2.El Taşıt Kredisi, Artı Para Kredisi kullandırıldığı ve Kredi kartı tahsis edildiği, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı Banka tarafından 01/09/2016 tarihli Hesap Kat ihtarının davalıya 03/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme için 1 gün verilmiş olup davalının temerrüdünün 05/09/2016 tarihinde oluştuğu ancak davacı 30/12/2016 tarihinden sonra temerrüt talep ettiğinden taleple bağlı kalındığı,
bankacı bilirkişi tarafından banka kayıtları incelenmek suretiyle takip konusu alacak kalemleri yönünden yapılan değerlendirme kapsamında hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilen rapor doğrultusunda itirazın iptaline hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle takibin kısmen kabulü - kısmen iptaline karar verilmiş, alacağın kullanılmış olan kredilerden kaynaklandığı, bu itibarla belirlenebilir ve likit olduğu anlaşıldığından İİK 67/2.
Maddesine göre davalı aleyhine icra inkar tazminatına, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden buna ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/132, K. 2019/723, 30 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama