KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/500
- Karar No
- 2018/893
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2018
- Esas no
- 2017/748 Esas
- Karar no
- 2018/951
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/08/2017
- Karar tarihi
- 10/09/2018
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...' ın...Bank' tan kredi çekmek için görüştüğünü, talep ettiği tutarın diğer müvekkili ...' nin taşınmazına ipotek konulması şartı ile kabul edildiğini, müvekkilii ...' ın kredi çektikten sonra uzun süre ödemelerini süresinde yaptığını, ancak ülkemizin son dönemde yaşadığı olaylardan ekonomide az çok etkilendiğini müvekkilininde o dönemde ödemelerini yapmakta sıkıntılar yaşadığını, müvekkili ...' ın ödeme yapamadığı dönemlere ilişkin davalı banka tarafından Mersin ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ödeme emrinin ekinde ve icra dosyasında sözleşme evrakları bulunmadığından dosyaya itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, ancak davalı bankadan kmahkememizce de talep edilip inceleme yapıldığı takdirde müvekkili tarafından yapılan ödemelerin bir kısmının icra takip dosyasına yansıtılmadan yeniden talep edildiğinin anlaşılacağını, ayrıca yine davalı banka tarafından dava konusu sözleşmenin icra dosyasına sunulmadığı için sözleşmede ya da tapu ipotek belgesinde temerrüt faiz oranının ne kadar olacağının anlaşılmadığını,
bu yüzden mahkememizce bu oranın tespiti ve icra dosyasında belirtilen oran belirlenmiş ise %48 gibi bir faiz oranının fahiş olduğundan faiz oranının mahkememizce yeniden belirlenmesini, müvekkilinin borç tutarının olması gereken tutara ulaşması durumunda borcunu ödemeye hazır olduğunu, ancak dava aşamasında davalı bankanın müvekkili ...' ye ait taşınmazı satma riski bulunmakta olduğunu,
bu durumda müvekkilinin ciddi bir şekilde mağdur olma durumunun ortaya çıkcağını Mahkememizce celp edilecek belgeler ile birlikte müvekkilinin haklılığını ortaya çıkacağından teminatsız aksi takdirde makil bir teminat karşılığında icra dosyasına tedbir konulmasını, yargılama giderleri ile vekelat ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, kredi borçlarının ödenmemesi sebebi ile başlatılan icra takibine itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, müvekkilinin alacağının bilirkişi incelemeleri ile ispata kavuşacağını, talep edilen temerrüt faizinin sözleşmelere ve medeni kanunun 2. Maddesine uygun olduğunu, davada takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı verilemeyeceğini, açıklanan nedenler ile davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili bila tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili bila tarihli dilekçesi ile feragati kabul ettiklerini masraf ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
İş bu dava kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak kat edilen ve takibe konu edilen kredi bakiye tutarının hesaplanmasına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunun tespiti ile menfi tespite ilişkindir.
HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. Maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde).
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davanın vaki feragat nedeniyle REDDİNE karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip Hakim ¸
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/500, K. 2018/893, 13 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama