KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2019
- Esas no
- 2018/320
- Karar no
- 2019/30
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/04/2018
Karar Metni
1.083 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...ilçesinde bulunan taşınmazını 16/09/2010 tarihinde ... Şti'nin davalı bankadan kullanacağı kredilere teminat olmak üzere 16/09/2010 tarihli ... yevmiye numaralı senediyle 109.063,50-TL üzerinden ipotek verdiğini, müvekkile ait taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin davalı şirket yetkilileri tarafından fek edildiğini ve sonrasında taşınmazın 3. Bir kişiye satıldığını, davalının ...
Noterliğinin 05/11/2014 tarihli ihtarıyla müvekkilinden 306.907,18-TL borcun 24 saat içerisinde ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtaren talep edildiğini, müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığına ilişkin ...Noterliği'nden itiraz ettiğini ancak kendisine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla ilamlı icra takibi yapıldığını beyanla müvekilinin davalı bankaya borcu olmadığının tespiti ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının borçlu olmadığının hemen tespit edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yararın bulunması gerekli olup, bu hususun İİK 150 madde uyarınca dava şartı olduğunu, asıl borçlu ve diğer ipotek malikinin aynı vekil tarafından takibin taliki ve iptali talebiyle ikame edilen dava olan İstanbul...İcra Hukuk Mahkemesi'nin...
E. sayılı dosyasıyla görülmüş olup bu davanın reddedildiğini, ...Tapu Müd. ... yevmiye nolu yazısı ile ... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipoteğin terkin edidiği sabit olduğundan bu taşınmazla ilgili başkaca herhangi bir işlem yapılmamasını ve ...adına kayıtlı taşınmazın paraya çevrilmesi için gerekli işlemlere devam edilmesinin talep edildiğini ve bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, o halde ipoteğin terkin edildiğinin ...Tapu Sicil Müd.'den gelen yazı ile sabit iken,
taraflarınca bu taşınmaz hakkında işlem yapılmayacağından davacının bu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
(1)Mahkememizce verilen nihai karar temyiz incelemesine konu edilerek Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/14656 E. - 2016/6174 K. Sayılı ilamı ile; "...davacının taşınmazı üzerinde davalı banka lehine 16.09.2010 tarihinde ipotek konulduğu, davalı tarafından 30.06.2011 tarihinde ipoteğin fek edildiği, bu ipoteğe dayalı olarak davacı aleyhine 05.12.2014 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Menfi tespit davası açıldıktan sonra, davalı alacaklı banka icra dairesine hitaben yazmış olduğu 05.02.2015 tarihli dilekçesinde; “... adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipoteğin terkin edildiği sabit olduğundan bu taşınmazla ilgili başka bir işlem yapılmaması” talebinde bulunmuş ise de, davacı yönünden icra takibinden feragat etmemiştir.
Bu durumda davanın konusuz kaldığından sözedilemeyeceğinden mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde işin esasına girilip araştırma ve inceleme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, mahkememizce bozma ilamına uyulmuş ve yeniden yapılan yargılama sonucunda bozma ilamında değinilen tespit nazarında; dosya resen seçilen bilirkişiye tevdi edilerek taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu yönünden rapor alınmıştır.
(2)Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, bankacı bilirkişi ...'ye tevdii edilen dosyada tanzim olunan 17/12/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Yargıtay'ın yerleşik görüşleri doğrultusunda bankaların kusursuz sorumluluğu bulunan müesseseler olup kendilerine emanet edilmiş para ve kıymetleri en iyi şekilde muhafaza etmekle mükellef olduğunu, bankaların sakıncalı müşterilerin takibi için ortak bir bilgi bankası bulunmakla hakkında icra takibi yapılan kişilerin kredi kayıt bürosuna bildirilmesiyle tüm bankaların kredilerini geç ödeyen ve hakkında takip bulunan kişileri takip etme imkanının bulunduğunu,
dava konusu somut olayda davalı bankanın davacı tarafından ipoteğin fek edildiği ve işlem yapılmaması talep edilmesine karşılık takibe devam edilerek davacının kredi sicilinin bozulmasıne sebebiyet verildiğini, davalının açtığı takipten davacı yönünden feragat etmeyerek icra dosyasını dava dışı ...'e ait gayrimenkulün satışıyla dosyanın infazını gerçekleştirdiğini, ancak davalı bankanın kusurlu olduğu ve kusursuzluğunun ispatı noktasında delil ikame edemediğini, davalı bankanın kusurlu olduğunu beyanla görüş bildirdiği görülmüştür.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit davasıdır. Mahkememiz tarafından verilen önceki karar; dava konusu icra takibinden davalı banka tarafından feragat edilmemesi nedeniyle banka tarafından icra dairesine yazılan yazı kapsamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeyeceği, işin esasına girilmek suretiyle inceleme yapılması gerektiği ifade edilerek bozulmuştur.
Konuyla ilgili bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre davacının taşınmazı üzerindeki ipoteğin 30/06/2011 tarihinde fek edilmiş olduğu halde banka tarafından davacı aleyhine "ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla" takibe girişildiği, bu minvalde takip tarihi itibariyle ortada geçerli bir ipotek kaydının bulunmadığının sabit olduğu, bu hususun banka tarafından biliniyor olmasına rağmen icra takibinden feragat edilmediği,
basiretli bir tacir sıfatıyla hareket etmeleri gerektiği kadar bankaların yasal mevzuata göre aynı zamanda bir güven kurumu olmaları itibariyle bu güveni sarsacak ve karşı tarafı hayal kırıklığına uğratacak işlem ve eylemlerden özenle imtina etmeleri gerektiği, somut olayda ise gerçekte mevcut olmayan bir ipotek kaydına dayalı olarak takip başlatılmak suretiyle takipten derhal feragat edilmeyerek davacının konuyla muhatap edilmek zorunda bırakılması,
kredi notunun düşmesine sebebiyet verilmesi ve bankanın kusursuzluğunu ispat noktasında dosyaya geçerli ve somut bir delil sunulmamış olması kapsamında menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiş ayrıca mevcut olmayan bir ipotek alacağına dayandırılarak haksız şekilde icra takibine başlanmış olması sebebiyle işlemin tarafının banka olduğu da dikkate alınarak İİK 72/5 maddesince bankanın ayrıca kötü niyet tazminatıyla sorumlu tutulması gerektiğinin takdir edilerek neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/320, K. 2019/30, 17 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama