KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Mart 2021
- Esas no
- 2020/278
- Karar no
- 2021/223
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 19/06/2020
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile davacı arasında ... Sigorta poliçesi tanzim edildiğini, poliçe ile sigortalının riziko adreslerinde oluşacak zararlar teminat altına alınmış olup sigortalıya ait ... Mah. ... Sok. ... Apt.N...
D... adresinde kain taşınmazda su basması sonucu 06/07/2018 tarihinde sigortalının emtiaları üzerinde hasar oluştuğunu, sigortalıya 02/11/2018 tarihinde 3.390,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış olup takibe itiraz edildiğini, sigortalıya ait taşınmazda zarara yol açan su baskınından dolayı davalı tarafın kusurlu olarak sorumlu olduğunu, bu nedenle davacı şirket tarafından yapılan ödemenin halefiyet prensipleri gereği davalıdan rücuen tazmini gerektiğini,
dava dışı sigortalıya ait emtialarda meydana gelen zararın ekspertiz raporuna göre, ...'nin ana rögarı yükselterek yeni bağlantı noktası kurduğu yerde boru patlaması sonucu oluşmuş olup davalının kusurunun sabit olduğunu, davalının tüm malvarlığı üzerine ödedikleri ve rücuen talep ettikleri meblağ ölçüsünde ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu hasarda davalı idarenin kusuru bulunmadığını, hasarın oluşumundaki asli kusurun bina sahiplerince yeterli tedbir alınmamasından kaynakladığını, hasarın binanın toprağa dayalı olan bodrum dairesinin pencere veya kapısından değil binanın dışından ve izolasyon olmadığı anlaşılan perde duvarından sızdığı ve atık su giderlerin komşu parsel binasıyla bir olduğu, komşu parsel binasının iç tesisatından kaynaklı arıza nedeniyle oluşan hasardan olduğu,
binanın bodrum katının asfalttaki kanal kotundan aşağı olduğu halde herhangi bir pompaj sistemi kurulmadığı gibi parsel çıkış bacasından da atıksuyun geri gelmesini önleyecek bir klape veya tedbir alınmadığını, bu durumların ise deşarj yönetmeliğinin 14.maddesinin ilgili fıkralarına tamamen aykırı olduğunu, hasara maruz kalan binanın inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle doğacak hasar ve zararlardan idareyi sorumlu tutabilmenin mümkün olmadığını,
bu nedenle zararı meydana getiren sebeplerin ve kusur durumunun tespiti için iskan izninin olup olmadığının ilgili belediyeden sorularak binaya ait yapı ruhsatı ve projelerin getirtilmesi, binanın projesine uygun yapılıp yapılmadığının, imar mevzuatına ve ... mevzuatına uygun olup olmadığının tespiti için mahallinde keşfen yapılması gerektiğini, meydana gelen zarar ile davalı arasında uygun illiyet bağı olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davanın bina müteahhidi ve binada mali sahibi olan daire sahiplerine ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen poliçe çerçevesinde davacının davalının kusurundan kaynaklandığı iddia edilen hasar nedeni ile sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası getirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Somut olayda davacı, sigortalısı dava dışı ...'ın halefi olarak davayı açmış olup, sigortalısına ... Sigorta Poliçesi isimli konut sigortasıyla taşınmazını sigorta etmiştir. ...
Genel Müdürlüğü ile davacının sigortalısı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davada uyuşmazlığın tacirler arasındaki haksız fiilden kaynaklanmadığı, konut sigortası ile taşınmazını sigorta ettiren dava dışı ...'ın taşınmazında meydana gelen hasarı sigorta poliçesi kapsamında tazmin eden davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olarak icra takibi başlatması ve itirazın iptali davası açması sebebiyle,
dava dışı sigortalının şahıs olarak taşınmazını sigorta ettirmesi ve bu konutun zarara uğraması nedeniyle sigortalı şahıs ile ... arasında ticari bir ilişkinin veya her iki tarafı da tacir olanlar arasında oluşan bir haksız fiilin mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK.4.maddesi kapsamında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmadığı gibi bu maddede sayılan diğer hallerden de olmadığı, dolayısıyla 22/03/1944 tarih, 37 E., 9.K sayılı, 03/07/1944 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ve Yargıtay'ın emsal kararlarında da (bkz. Y.
17. H.D 15/12/2015 tarih E. 2015/16051 K. 2015/14148) belirtildiği gibi, sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı, bu nedenle halefiyet davasının ticari bir dava sayılamayacağı, bu davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirketin halefi olduğu dava dışı ... ile zarara sebebiyet veren ... arasında bir sigorta sözleşmesi bulunmamaktadır.
Davacı sigorta şirketi olup, buna göre uyuşmazlığın taşınmazda oluşan hasarın ...'ye ait tesisat borularıyla ilgili haksız fiilden kaynaklandığından ticari bir dava olmadığı, genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin bu davaya bakmakta görevli olduğu, görev hususunun kamu düzeninden ve dava şartı olduğundan taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece resen takdir edileceğinden uyuşmazlığı çözmekte genel yetkili mahkeme olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/278, K. 2021/223, 22 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama