KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2023
- Esas no
- 2021/783 Esas
- Karar no
- 2023/179
- Dava
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 07/12/2021
Karar Metni
1.018 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 3. şahıs tarafından açılan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, 09.06.2021 tarihinde ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas numaralı dosyası ile ... ve ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, davalı alacaklı vekilinin talebiyle, borçluların varsa müvekkili şirketteki alacaklarının tahsili için müvekkili şirkete 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini ve 07.08.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin süre sebebiyle itiraz edemediğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci haciz ihbarnamesinin 27.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve yine itiraz edilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirkete 23.11.2021 tarihinde üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin ... ...
A.Ş. ile ticari bir ilişkisi olduğunu, ancak iki şirket arasındaki cari birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilmeden çok önce kapatıldığını, diğer takip borçlusu ...'nın da ... ... A.Ş.' nin tek yetkili ortağı olduğunu, müvekkili şirketin takip borçlusu ... ve ...'ya herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla müvekkilinin, takip borçlusu ... ... A.Ş. ve ...'ya borçlu olmadığının tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin, icra dosyasından kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmediğini, İİK 89/3. maddesine göre üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine neden olarak davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet verdiğini, davacı Usta Mücevherat İmalat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takip borçluları ... ...
A.Ş. ve ...'ya borçlu olmadığının tespitine yönelik talebinin müvekkili tarafından kabul edildiğini beyanla, kabul beyanları doğrultusunda duruşma günü beklenilmeksizin hüküm kurulmasını ancak davacının, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet verdiğinden, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasınına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
(1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava; İİK'nın 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan 3. kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK m.4/1'de bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK m.4/1'de sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar, kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK m.4/1'e göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifadeyle, TTK m.19/2 uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira TTK, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere, bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
İncelemeye konu dava. İİK'nın 89/3 hükmüne dayalı olarak açılmış olup, menfi tespit istemine ilişkindir. İşbu eldeki dava ticari dava değildir. Davacı taraf olmadığı icra takip dosyasında kendisine gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığından menfi tespit talep etmiş olup; davacı 3.şahıs ile davalı alacaklı arasındaki ilişki, ticari iş niteliğinde de değildir.
Dava, İİK'nın 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davası olup bu davalarda görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Belirtilen bu nedenlerle takip hukukundan kaynaklanan eldeki davada yukarıda izah olunan ticari davalardan hiç bir kategoriye de girmediği, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri kapsamında "ticari dava" olarak nitelendirilemeyeceği ve davaya bakmanın asliye hukuk mahkemelerinin görevi kapsamında olduğu,
görev hususunun kamu düzeninden olduğu ve HMK 114/1-c bendi gereğince dava şartı olan bu husus HMK m.115/1 gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden değerlendirilebileceği nazara alındığında davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin genel görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... · ✍e-imzalıdır. Hakim ... · ✍e-imzalıdır.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/783, K. 2023/179, 16 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama