İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/188

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2023/419Karar2024/188Tarih13 Mart 2024Okuma10 dk · 1.983 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
13 Mart 2024
Esas no
2023/419
Karar no
2024/188
Dava
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Dava tarihi
23/06/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.983 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların 21/03/2022 tarihinde %25'er oranda ortak ve davalı ... %50 oranında ortak olarak davalı ...

Tic.Ltd.Şti.şirketini kurduklarını, davalı ...'ın işbu alanda çalışan ve... ünvanına sahip başkaca da bir çok şirketin ortağı olan annesi davalı ...'ın ise şirketin gizli ortağı olduğunu, ... ile yapılan görüşmeler sonucunda söz konusu güzellik akademisinin kurulması için en az 2.000.000,00 TL gerektiğinin söylendiğini, davacı ... tarafından 07/12/2021 tarihinde 300.000 TL, 25/01/2022 tarihinde 200.000 TL, davacı ... tarafından 06/12/2021 tarihinde 75.000 TL, 09/12/2021 tarihinde 225.000 TL ve 11/02/2022 tarihinde 200.000 TL yatırıldığını,

davalılar tarafından davacılardan işletmenin kurulumu aşamasında ortaya konulan sermayeden çok daha fazlasının istendiğini, yapılan ödemeler ve istenilen meblağlar arasında çelişki olduğunu, şirket tüzel kişiliğinin ayrı bir malvarlığı olması gerekirken ... tarafından şirket tüzel kişiliğinin perde olarak kullanıldığını, para akışlarını yapması gereken şirket iken şirket ve müdürünün yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacılar tarafından akademinin kurulmasına,

şirkete alınan malzemelere ve cihazlara vb.hususlara ilişkin mali kayıtlara dair belgeler istenilmiş ise de davalılar tarafından hiçbir şekilde kayıtların gösterilmediğini, davacılardan daimi bir biçimde para talep edilmeye devam edildiğini, davacılar tarafından gönderilen 1.000.000 TL'nin üzerine şirketin %50 ortağı olan ... tarafından hiçbir katkıda bulunulmamış olup kira sözleşmesinde kararlaştırılmış olan bedelin 6 aylık kısmının davacı ...'ün kızı... tarafından ödendiğini, davacıların güveninin davalılar tarafından kötüye kullanılarak maddi, manevi, psikolojik zarara uğratıldıklarını, ticari hayattaki faaliyetlerinin sekteye uğradığını,

ticari ve mesleki itibar kaybı yaşandığını, tüm bu nedenlerle davacıların davalı ... ve kızı ... ile görüşerek 04/11/2022 tarihinde paylarını ...'ın bir diğer kızı ...'a devrettiklerini, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri ve davacılar tarafından gönderilen paraları uhdelerine geçirdiklerinin ... 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...

D.iş sayıl delil tespiti davasında alınan bilirkişi raporu ile de ispatlandığını, sözleşme hiç söz konusu olmasaydı davacıların 2021 yılı içerisinde ..., ... mevkiinde daha uygun kiralarla, daha uygun makine ve cihazlarla kendilerine bir akademi açabileceklerini, bir sözleşmenin hüküm ifade edeceği yönünde uyandırılan güveni boşa çıkarılan kimsenin, bu sözleşmeyi kurmaya yönelik yaptığı masrafları ve sözleşmeyi yapması yüzünden kaçırdığı fırsatları talep edebileceğini, bununla birlikte davacılar tarafından akademiye başvuran öğrencilere eğitimler verildiğini, öğrenciler tarafından ödemelerin ...'a yapıldığını,

davacıların ise aralarındaki anlaşmaya rağmen hiçbir karşılık alamadıklarını, her ne kadar ortaklık devredilirken davacılara 500'er TL iade edilmiş ise de işletmenin açılışı sürecinde daha fazla masraf yapan davacıların parasının bu süreçte eridiğini, davalılar tarafından gerçekleştirilen hileli, hukuka aykırı ve sözleşmeden doğan edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davacıların aldatıldıklarını, zarara uğratıldıklarını ve bunun karşılığında davalılarca menfaat elde edildiğini ve davacıların hem maddi hem de manevi zarara uğradıklarını, ticari itibarlarının zedelendiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların 2021 yılında açabilecekleri işyerlerini davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle 2023 yılında açtıklarından uğranılan zarar için şimdilik 5.000 TL, ülkenin ekonomik durumu dikkate alındığında davacıların maddi durumunda meydana gelen zarar için şimdilik 5.000 TL, davacı ...'a ödenmeyen ders ücretleri için şimdilik 5.000 TL, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacılar tarafından delil tespiti yaptırmak zorunda kalınarak ödenen 4.000 TL'nin tahsiline, davacı ...'un yaşadığı manevi çöküntüye,

ızdıraba ve psikolojik tahribata davalıların ekonomik güçleri ve yeterlilikleri de dikkate alınarak 70.000 TL manevi tazminata hükmedilerek müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarca dava konusu şirketin kurulmasında ve şirketin ve şirkete ait eğitim alanının kiralanması, dekorasyonu, kurulumu, makine ve teçhizat harcamalarının yaklaşık olarak 2.000.000,00-2.500.000,00 TL olacağı yönünde mutabık olunduğunu ve şirketin kurulduğunu, yine davalı ...'ın 10 adedin üzerinde şube açılış ve bu şubelerin işletmesini yürütme tecrübesi ve markanın sahibi olduğu dikkate alınarak sürece davalı ...'ın mentörlük etmesinin de tarafların karşılıklı mutabakatı ile gerçekleştirildiğini,

bir kısmı veyahut tamamı 3.kişilere ait olan şube ve franchiselardan ...markası tarafından isim hakkı alınmakta iken davalı ...'ın dava konusu işletme için davacılardan yahut şirketten bir isim hakkı bedeli dahi talep etmediğini, şirket için kiralanan bağımsız bölümün eğitim ve öğretim faaliyetine, mevzuat hükümlerine hazır hale getirilmesi ini adreste dekorasyon ve tadilat yapılması gerekmiş olup şirketin faaliyet gösterebilir hale gelmesinin sadece yaklaşık olarak 3 ay sürdüğünü, her iş ve işçilik için kendileri tarafından da teklif alınabileceğinin, çeşitli alternatiflerin değerlendirilebileceğinin kendilerine ifade edildiğini,

şirketin faaliyete geçtiği dönemde de tarafların ortak mutabakatı ile davacılardan ...'ün şirkete ait ticari işletmenin hem danışmasında hem de mali işlerinde görev almaya başladığını, diğer ortak ...'un da kurumda aktif olarak bulunduğunu, dava sürecine girilene kadar taraflar arasında herhangi bir tartışma, problem, itiraz yahut sorun olmadığını, şirketin kurulmasından 5-6 ay geçtikten sonra davacı yanın akıl ve hayallerindeki karı kendilerine bırakmaması nedeniyle şirket ortaklığından ayrılmak istediğini,

davacılara ödedikleri paranın vadeli bir hesaba yatırılması halinde ne kadar faiz getireceği bankacıya hesaplattırılarak davacıların da kabulü ile hisselerine 561.000 TL ödendiğini, davacılar tarafından anılan iddiaların hiçbirisine şirket itham edilmediğinden şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, menfi zarar mahiyetinde olduğu ve şirketin kuruluşu, ortaklığın devamı ile ortaklığın hisselerini satmak suretiyle ileriye etkili olarak sona erdirilmesi doğrultusunda hareket eden davacının munzam zarar talep edemeyeceğini, davacıların sabırsız hareket etmemiş olmaları,

sakin ve mantıklı davranmaları halinde şu anda maddi ve manevi olarak tatmin edici neticelere ulaşmış olacaklarını, davacılar tarafından işletmenin kurulması için yapılan harcamaların toplam harcamanın %50'sin dahi tekabül etmediğini, davacı ...'un zaten ortaklık ilişkisi başlamadan önce psikolojik olarak destek almakta olduğunu, davalı ... ile yaptığı whatsapp yazışmasında taraflar arasında hiçbir problem yokken bu durumu ikrar ettiğini, davacılar ile davalı ... arasında geriye etkili olarak ortadan kaldırılmış bir sözleşme ve sebepsiz hale düşmüş bir bedel olmadığını,

Türkiye standartlarında ticaret yapan her tacirin enflasyon üzerinde gelir elde etme ihtimali bulunduğu gibi enflasyon altında kalma veyahut batma ihtimalinin de mevcut olduğunu, daha bir işin oturma süresinde ortaklığı sonra erdirerek hisselerini devreden davacı yanın talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının bir taraftan sözleşme kurulmamış olsaydı 2021 yılı itibarı ile iş kurulacağını, işletmenin geç kurulması nedeniyle zarara uğradığını, diğer taraftan paranın değer kazanacağını iddia etmesinin birbiriyle çeliştiğini,

davacının talep ettiği manevi tazminat isteminin TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığından dosyanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesini, aksi halde talebin reddine karar verilmesini, davacı ...'un talep ettiği özel ders alacağı kaleminin işçilik alacağı olup iş mahkemesinde görülmesi gerektiğinden tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesini, davalı ...'ın Akademi Royal markasının sahibi olup ...şirketinin ayrı ve bağımsız bir kişilik olduğunu, davalı ...'ın ise şirketin ortağı olduğunu, davalıların işbu talep yönünden işverenlik vasfı bulunmadığından işbu davalılar yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini,

davacının davalı şirkette yürütmüş olduğu her türlü hizmet için hak etmiş olduğu bedellerin eksiksiz olarak tarafına ödendiğini, davacının şirket hisselerini devrettikten sonra eğitim ve öğretimlerle ilgili olarak planlama yapmaksızın işten ayrıldığı için davacıdan eğitim almış olan çoğu öğrencinin eğitimlerinin yarıda kaldığını, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelere mükerrer olacak şekilde 3.hocalara ödemeler yapmak zorunda kaldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, banka dekontları, faturalar, whatsapp konuşmaları, ... 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyasının UYAP sureti, ... C.Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyasının UYAP sureti, ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Davalı şirket ticari sicil kayıtları incelendiğinde; firmanın tescil tarihinin 21/03/2022 kayıt tarihli olduğu, firma ortaklarının %50'şer hisse ile müdür-münferiden yetkili ... ile ... oldukları, firmanın eski ortaklarının %25 sermaye ile ortak ... ve ... olduğu, 04/11/2021 tarihinde paylarını ...'a devrettikleri anlaşılmıştır.

Yargı erkini tekelinde bulunduran Türkiye Cumhuriyeti devletinin de taraf olduğu AİHS'in 6. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlali sebebiyle AİHM nezdinde, Devletimiz aleyhine çokça ihlal kararları verildiği herkesçe malumdur. Bu kararların kahir ekseriyeti uzun yargılama süreçlerine dayanmaktadır.

İşte uzayan yargılamaların önüne geçilmek amacıyla 2000'li yılların başından itibaren temel adli yasalarda köklü değişikliklere gidilmiş, TCK, CMK, TMK, TTK, TBK gibi hukuk yargılamalarındaki usulü düzenleyen HUMK'ta da değişikliğe gidilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe konmuştur.

HMK'ta yargılamaların uzamasının önüne geçilmek için daha dava dilekçesi verilirken hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği 119. maddesinde tek tek sayılmış, maddenin ikinci fıkrasında da eksikliklerin yaptırımı düzenlenmiştir. Buna göre;

- dayanılan vakıaların sıra numarası ile açık özeti (e),

- iddia edilen her bir vakıanın hangi delil ile ispat edileceği (f),

- dayanılan hukuki sebepler (g)

- açık bir şekilde talep sonucu (ğ)

dava dilekçesinde yer almalıdır.

Somut olayda dava dilekçesi HMK'nın 119/1-(e, f, g, ğ) bentlerine aykırı olarak tanzim edilmiştir.

Dava dilekçesinde bulunması gereken bu unsurlar her şeyden evvel HMK 33. maddesi göre davayı nitelemek ve mahkemenin en başta görevli olup olmadığını tayin etmek için önemli olduğu gibi, dava öncesi müracaat edilen arabuluculuğun bu vakıaları kapsayıp kapsamadığı, yargılamanın yazılı usulde mi yoksa basit usulde mi olduğunu tayin açısından, bilahere bilirkişilere hangi minvalde inceleme yaptırılacağı yönünden ve neticede kabul ya da red edilen talep kalemleri bakımından, hangi davacı ya da davalıların yargılama masrafı ve vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı yönünden de ehemmiyet arz etmektedir.

Eldeki dava, hem davacılar yönünden ve hem de davalılar yönünden mecburi dava arkadaşlığının geçerli olduğu bir dava değildir. O halde davacı taraf, her bir davacının ayrı ayrı hangi vakıadan ve yine ayrı ayrı hangi davalıdan alacaklı olduğunu vakıa bazlı ayırt ederek izah etmesini gerektirmektedir. Ne var ki yapılan ihtarata rağmen bu yönde izahat yapılamamıştır.

Örneğin davalılar ... ile ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hangi tür ve hangi tarih veya döneme eylemlerle şirketi zarara uğrattıkları izah edilememiştir. Öte yandan bu eylemlerle zarara uğrayan şirket ise, bu zararları neden şahsen dava edip kendilerine istemektedirler? Zira TTK 553 ve devamı maddelerine göre yöneticilerin eylem ve işlemlerinden doğan zararlar kural olarak şirkete ödenir. İstisnai olarak ortakların doğrudan zararı var ise, bu istisnai duruma dair vakıalar izah edilerek ortaklar doğrudan kendilerine ödeme yapılmasını isteyebilirler. Yapılan ihtarata rağmen böyle bir ayırım yapılmaksızın ve buna dair herhangi bir vakıa anlatılmadan doğrudan zararların kendilerine ödenmesini talep etmişleridir.

Yine dava dilekçesinin açıklamalar kısmında, davalılardan ...'ın eksik sermaye ödeme iddiaları ileri sürülmüş ise de, bunun neticesi talep ile irtibatlandırmamışlar, eksik sermayenin ödenmesi isteniyor mu izah edilmemiştir. Kaldı ki talep ediliyor ise bile bunun şirkete ödenmesi talep edilmesi gerekirken, yine doğrudan bu hususta da davacı olarak kendilerini göstermeleri bir çelişki olmuştur.

... fiyat teklifi bakımından da şirket zarara uğratılmış ise bu hususta alacaklı olan yine şirkettir, neden doğrudan kendilerine para istedikleri izah edilmemiştir.

Öte yandan, davalı gerçek kişiler şirketi birtakım eylem ve işlemleri ile zarara uğratmış iseler, şirket bu kimselerden alacaklı olması gerekirken, neden şirket aleyhine dava açılarak şirket davalı konumda gösterilmiştir, buna dair de bir izahat yapılmamıştır.

Ayrıca neticei talep kısmında belirtilen zararlar da soyut olarak sıralanmış, yapılan ihtarata rağmen somutlaştırma yapılmamıştır.

Davacılardan ...'un ders verdiğini bu sebeple alacaklı olduğunu izah etmiş ise de hangi dönemler arası, kaç saat ders vermiştir, bu ders verme işlemlerinin mahiyeti iş mahkemesinin görevine giren bir hizmet akti midir, mahiyetinden bahsedilmemiştir, ders ücretleri şirketten talep edebilecekken, bu ücretlerden neden diğer davalılar da sorumlu tutulmuştur, bu hususta herhangi bir ayırım da yapılmamıştır.

Görüldüğü üzere davacılar, yapılan ihtarata rağmen dava dilekçesini HMK 119/1mde sayılan eksikleri gidermemiş, yine davacılar ve davalıların alacak iddiaları ve mükellefiyet iddiaları tefrik edilmemiş, gerekli somutlaştırmalar yapılmamıştır. Bu sebeple HMK 119/2. Maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

Aksi düşünce, mevzuatın insan haklarına daha uyumlu hale getirilmesine yönelik yasa koyucunun 2000'li yılların başından itibaren ihdas ettiği iradeyi akim kılar ve uygulayıcıların açık kanun hükümlerini uygulamaktan imtina etmesi sebebiyle AHİM nezdinde Devletimizin tazminatlara mahkum olmaya devam etmesi sonucu doğurur.

Anılan sebeplerle HMK 119/1-(e, f, g, ğ) bentlerinde sayılan unsurları içermeyen dava dilekçesi sebebiyle 119/2. Maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının HMK 119/2. Maddesine göre açılmamış sayılmasına,

2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin alınan 1.519,90 harçtan mahsubu ile bakiye 1.092,30 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde yatıran tarafa iadesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak kendini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine,

4-Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,

5-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,

6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,

7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2024

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

İşbu evrak, 5070 Sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır.

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/419, K. 2024/188, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/419
Karar No
2024/188
Tarih
13 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/286
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/298
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/297
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/225
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/419 K.2024/227
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/420 K.2024/223

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.