KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2019
- Esas no
- 2014/310 Esas
- Karar no
- 2019/200
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/12/2009
- Karşı dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Karşı dava tarihi
- 25/03/2010
Karar Metni
1.771 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve karşı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...Şti.'nin %85 oranında hissesinin müvekkili...'ye, kalan %15 oranındaki hissesinin davalı ... 'ya ait olduğunu, müvekkili ...'nin 2009 yılında ...Grubunun müşterilerinden sipariş alamadığını fark etmesi üzerine yapılan araştırma neticesinde davalı ...'nın... Grubuna ilişkin edindiği tüm teknik, maddi, ticari sır ve bilgileri kullanmak suretiyle...
Serbest Bölgede davalılardan ... ve bir kısım diğer kişiler ile birlikte davalı ...Şti.'ni kurduğunu ve kendi adına da Birleşik Arap Emirliklerinde ...adı altında başka bir şirket kurduğunun öğrenildiğini, davalı ...'nın ...Grubunda öğrendiği imalat ve ticaret sırlarını, şirket veri tabanını haksız olarak kullanıp ifşa ettiğini ve diğer davalılar ile birlikte bu bilgileri kullanarak ... ile iltibas yaratacak şekilde ...adında yeni şirketler kurduklarını, kurulan yeni şirketler adına iş yapabilmek için işin maddi yönünün davalılar ...
A.Ş.ile ... tarafından sağlandığını, tarafların bu şekilde yapılan işten payları oranında kazanç sağlamayı amaçladıklarını, ...Grubuna ait unvan, logo, işaret gibi tanıtma vasıtalarını da kullanmak suretiyle üretici ... firması ve yurt içinde mal verilen müşteriler nezdinde iltibas yaratarak ve buna müsait tedbirleri kullanarak haksız kazanç sağladıklarını, müvekkillerinin sürekli iş ilişkisinin olduğu firmalara davalıların hukuka ve ticari teamüllere aykırı şekilde mal vermesi üzerine müvekkillerinin maddi zarara uğratıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 10.000 TL maddi,
100.000 TL manevi zararın davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05/11/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile davalıların haksız rekabeti neticesinde müvekkillerinin uğradığı maddi zararlar yönünden talebini (316.805,76 USD arttırıp) 450.360 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı karşı davacı ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 1995 yılından bu yana ...unvanlı şirketin iştiraki olan muhtelif şirketlerle ticari ilişki içinde olduğunu, ...unvanının ilk olarak müvekkili şirket tarafından kurulan ...
Şti.'nde kullanıldığını, 2003 yılında davacı ile ortaklık ilişkisi içinde kullanılmasının müsade edildiğini ve akabinde davacı şirketlerin kurulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin müşterilerinin ve ...unvanlı şirketin mamullerinin Türkiye'de pazarlanması işinin müvekkili tarafından bu şirketlere kaydırıldığını, dava dilekçesindeki iddiaların aksine müvekkilinin tüm teknik ve ticari bilgi, her türlü bağlantıları müvekkili tarafından tesis edildiğini, ayrıca ...unvanı ve logo, işaret vb tanıtma vasıtalarının müvekkilinin ilk kurduğu şirkete ait olduğunu,
dilekçesinde açıkladığı nedenlerle haksız rekabet unsurlarının bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş;
Karşı dava yönünden; müvekkilinin davacı karşı davalılar ile olan ilişkisinin fiilen bitirmesi akabinde, davacı karşı davalı ...'nin, müvekkilinin müşterileriyle olan ilişkisini bozmak amacıyla, haksız rekabet oluşturan hüsnüniyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğunu, müvekkilinin faaliyetlerini yanlış ve yanıltıcı beyanlarla kötülediğini, bu nedenle müvekkilinin müşterilerinden aldığı ve alacağı bazı siparişlerini kaybettiğini, müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği nedenlerle şimdilik 10.000 TL maddi zararın davacılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketler ile ...arasında distribütörlük veya yetkili satıcılık hakkında hiçbir sözleşme bulunmadığını, dava dışı bu şirketle olan iş ilişkisinin davalılardan ... tarafından sağlandığını ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Asıl ve karşı dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 56 vd. maddelerine dayalı olarak varlığı ileri sürülen haksız rekabet sebebiyle, asıl dava yönünden maddi ve manevi tazminat, karşı dava yönünden maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 56.maddesinde genel olarak haksız rekabetin tanımı yapılmış, 57.maddesinde örnekleme suretiyle haksız rekabet halleri sayılmış, 58.maddesinde ise; haksız rekabet nedeniyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin dava yoluyla kullanabileceği haklar açıkça düzenlenmiştir.
Buna göre zarar gören, kusur varsa uğradığı maddi ve koşulların varlığı halinde manevi zararların tazminini kusurlu eylemiyle zarar verenden talep edebileceği gibi yasanın kendisine verdiği diğer hakları da kullanabilir.
Haksız rekabetten kaynaklı zararın ve özellikle miktarının kanıtlanmasındaki güçlüğü göz önüne alan yasa koyucu, eylemin mali bakımdan yaptırımsız kalmaması için hakime maddi tazminat olarak, davalı zarar verenin haksız rekabet sonucu elde ettiği menfaatin karşılığına hükmetmek yetkisini de vermiştir.
Somut olayda; yanlar arasındaki uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden asıl ve karşı davada ileri sürülen iddialar yönünden haksız rakabetin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise bundan meydana gelmiş asıl ve karşı davacı taraf zarar ve miktarlarının bulunup bulunmadığı yönünden, talimat ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları da değerlendirilerek; detaylı, gerekçeli, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilmiş, alınan tanık beyanları, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişiler YMM ..., Yrd.
Doç. Dr. ... ve Prof. Dr. ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/02/2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunun ve asıl ve karşı davada taraf vekillerinin itirazı üzerine aynı bilirkişi kurulundan alınan 22/02/2016 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan 20/02/2012 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; davacı ...
Şti.'nin 2009 yılındaki net satışlarının önceki yıla oranla %97,83 oranında, davacı ...Şti.'nin ise %74,69 oranında azaldığı, davalı ...Şti.ve Dubai'de kurulan dava dışı ...unvanlı şirketler aracılığı ile yapılan işlemler sonucu elde edilen net karın 301.931 USD olarak hesaplandığı, raporda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı ...'nın TTK 57/8.madde hükmüne aykırı hareket ederek haksız rekabette bulunduğu, diğer davalılar Ali Kamil Atalan ve ...Teknik Isıtma ve Soğutma ...
Şti.'nin, şirket unvanında ...ifadesini kullanmakla TTK 57/5 ve 57/6.madde kapsamında haksız rekabette bulundukları, diğer davalı ... Ticaret A.Ş.'nin TTK 57/5-6 madde hükümlerine aykırı bir davranışının bulunmadığı, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı bildirilmiş; en son alınan 22/02/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporuna özetle, davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı uğradığı zararının 301.931 USD olduğu bildirilmiştir.
Alınan 20/02/2012 ve 22/02/2016 tarihli bilirkişi kurulu raporları gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Davalı ... A.Ş.'ne yönelik açılan dava yönünden yapılan inceleme sonrasında; adı geçen davalının, TTK 57/5-6.madde hükümlerine uygun bir haksız rekabet eyleminin bulunmadığı, davacı tarafça bu davalıya yönelik açılan haksız rekabet iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından davalı ... A.Ş.'ne yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu kök ve ek raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacı şirketlerin 2003 ve 2005 tarihlerinde kuruldukları, davalılardan ...
Şti.'nin ise davalı ... ile birlikte dava dışı ... tarafından 2008 yılında kurulduğu, bu şirketin ünvanında "Ultra" sözcüğünün bulunması nedeniyle davacı şirketlerin ünvanlarıyla "iltibas" yaratmaya dolayısı ile, TTK'nın 57/5.maddesi kapsamında haksız rekabete sebebiyet verdikleri; diğer yandan davacı limited şirkette yönetici olan ...'nın, davalı şirketin kuruluşu sırasında belli bir bedel karşılığı her türlü bağlantıyı ve müşteri sağlamayı üstlenmesi nedeniyle davalı şirket ve ortağı olan davalı ...
Kemal Atalan'ın yine TTK'nın 57/6.maddesi kapsamında davacılara karşı haksız rekabette bulundukları anlaşılmaktadır. Davalı ...'nın ise; davacı limited şirkette yönetici olduğu göz önüne alındığında, daha kuruluşu sırasında davacı şirketlerle haksız rekabet halinde olduğu anlaşılan davalı şirkete belli bir kar karşılığı iş bağlantısı ve müşteri sağlamak suretiyle TTK'nın 57/8.maddesi kapsamında davacılara yönelik haksız rekabetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla asıl dava yönünden yapılan inceleme sonrasında; davalılar ..., ... ve ... Şti.'nin yukarıda açıklandığı şekliyle haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacıların uğradığı maddi zararın benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre 301.931,00 USD olduğu, davanın yasada öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı dolayısı ile TTK'nın 58.madde gereğince tazmininin gerektiği anlaşıldığından, bu davalılara yönelik açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf manevi tazminat isteminde de bulunmuş ise de; davalıların yukarıda açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılan haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin, davacı tarafın ticari itibarı ve saygınlığını zedeleyici nitelik ve boyutta bulunmadığı, dolayısı ile manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından bu istem yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan inceleme sonrasında; karşı davada davacı taraf, karşı davalıların, kendi müşterilerine gönderdikleri ihtarname ve e-postalarla kendilerinin suçlu gibi gösterip kötülediklerini ve bu nedenle haksız rekabette bulunduklarını ileri sürmüş ise de; haksız rekabete neden olduğu iddia edilen "...'nın sahip olduğumuz şirkete karşı işlemiş olduğu suçlardan dolayı Şişli Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma başlatılmıştır" biçimindeki mail ve ihtarname içeriklerinin, taraflar arasında yaşanan hukuksal sürece ilişkin bilgilendirme amaçlı tepkiye bağlı nitelendirmeler olduğu, dolayısı ile haksız rekabet oluşturacak nitelik ve boyutta eylem niteliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/310, K. 2019/200, 21 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama