KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2018
- Esas no
- 2014/939 Esas
- Karar no
- 2018/907
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/07/2013
- Esas no
- 2013/196, KARAR NO: 2013/209
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/07/2013
Karar Metni
1.119 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davalılara verilen 37 adet çek yapılan ihtara rağmen müvekkili bankaya iade edilmemesi üzerine ihtarname tarihi itibariyle sorumluluk tutarı 37.000 TL üzerinden davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe de itiraz edildiğini, takipten sonra borçlular tarafından birtakım çeklerin bankaya ibraz edildiğini, bugün itibariyle ibraz edilmeyen her biri 1.045 TL bedelli toplam 18 adet çek yönünden müvekkili bankanın zararının devam ettiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davalıların icra takibine yaptığı itirazın iptaline, davalıların %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına diğer takip borçlusu birleşen dosya davalı tarafça asıl alacağa, yetkiye, faize ve ferilerine yapılan itirazın iptalini, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamışlardır.
Takibin başlatıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, asıl ve birleşen davalı borçlular hakkında 37 adet çeklerin depo bedellerinin tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde asıl ve birleşen davalı borçluların vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle asıl ve birleşen davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; davacı banka tarafından davalılara teslim edilen çeklerin depo bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.madde uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Birleşen davalı borçlu taraf icra dairesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 6.2.maddesinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşıldığından, birleşen davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, Mahkememizce takip dosyası celp edilip incelenmiş, taraf delilleri toplanmış, iddia, savunma, toplanan deliller ve banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılarak rapor tanzimi açısından dosya uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bu yönden en son düzenlenen 24/05/2017 tarihli bilirkişi raporu incelenip denetlenmiştir.
Alınan 24/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve diğer asıl ve birleşen dosya davalı gerçek kişilerin kredinin tamamına müteselsil kefil oldukları 24/07/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden davalı şirkete çek karnesi verildiği, verilen çeklerden davalı gerçek kişilerin sorumlu oldukları, çeklerin iade edilmemesi nedeniyle davalılar aleyhine takip başlatıldığı, takip ve dava tarihi arasında 10 adet çekin iade yoluyla iptal olduğu, 4 adet çekin sorumluluk bedelinin ödendiği, 7 adedinin fiziken ödendiği, geriye 16 adet çek kaldığı ve her bir çek yaprağı için 1.045 TL olmak üzere toplam 16.720 TL sorumluluk bedeli kaldığı bildirilmiştir.
Alınan 24/05/2017 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar ve daha önce alınan bilirkişi kök ve ek raporu arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, Mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller, takip dosyası kapsamı, 24/05/2017 tarihli bilirkişi raporu kapsamı, davaya ve takibe dayanak Genel Kredi Sözleşmesi Hükümlerine göre, davacı banka ile asıl davada davalı şirket arasında imzalanan ve diğer asıl ve birleşen davalı gerçek kişilerin müteselsil kefil olarak imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı şirkete çek karnesi verildiği,
verilen ve bankaya iade edilmeyen çekler yönünden, alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu davalı şirket ve kefil davalı gerçek kişiler hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere iade edilmeyen 16 adet çek yönünden davacı bankanın sorumluluk bedeli toplamı 16.720 TL gayrinakdi alacağının; diğer yandan bankaya ödenen 4 adet çek sorumluluk bedeli 4.180 TL nakit alacağının bulunduğu,
kredi sözleşmesini 400.000 TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan asıl ve birleşen dosyada davalı gerçek kişilerin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği, sözleşmenin 5.17. maddesinde, davalıların çek bedellerinin blokesinden ve tazmini halinde de faizli bakiyesinden sorumlu olduklarına ilişkin düzenlemenin mevcut olduğu,
benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen 16.720 TL gayrinakdi ve 4.180 TL nakdi alacak miktarına yönelik davalı borçluların vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nın 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği, bu miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış, nakdi alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen miktar üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/939, K. 2018/907, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama