KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2020
- Esas no
- 2015/1038 Esas
- Karar no
- 2020/750
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2015
Karar Metni
1.362 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, diğer davalıların kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan .... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ltd. Şti.'nin tür değişikliği yaparak .... A.Ş. ünvanını aldığını, bu anonim şirketin de tüm ortaklarının hisselerinin tamamını müvekkili şirkete devrettiğini, yapılan devirde herhangi bir borç ve kefalete rastlanmadığını, müvekkilinin davacı bankaya borcu bulunmadığını; kefalete ilişkin gerekli araştırmalar yapılmadan şirket ortaklarının değiştirilmesinden sonra dahi borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerden dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyete tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, asıl borçlu ve kefiller hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmelerine göre ödenmeyen kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK 67.md gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar .... A. Ş., .... A.Ş.,... A.Ş.,...ı A.Ş., ... A.Ş., ... Tic. A.Ş.,... A.Ş.,...A.Ş., ..., ..., ... ..., ..., .... A.Ş. vekili 18/01/2016 tarihli dilekçesi ile; icra dosyasındaki itirazdan feragat ettiklerini ve bu nedenle davanın konusuz kaldığını bildirmiş;
Davacı vekili aynı tarihli dilekçesi ile, bir kısım davalıların itirazlarından feragatleri nedeniyle davalı .... A.Ş. dışındaki davalı borçlulardan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin ayrı ayrı sundukları 18/01/2016 tarihli dilekçeleri dikkate alınarak, davalı .... A.Ş. dışındaki diğer davalılar tarafından takip dosyasındaki itirazdan feragat edildiği ve bu yönden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davalı .... A.Ş. dışındaki davalılar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; istenmediğinden davacı taraf yararına, bu davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı .... A.Ş. yönünden yapılan yargılama sonrasında;
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmeleri ile eklerinin ve kullandırılan kredilere ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 09/12/2016 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Davalı borçlu .... A.Ş., takibe itiraz dilekçesinde takip dayanağı genel kredi sözleşmelerindeki atılı imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Bu bağlamda kredi sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle davalı şirket yetkilisinin mukayese belge asılları toplanmış, davaya ve icra takibine konu edilen kredi sözleşme asılları getirilmiş, takibe ve davaya dayanak kredi sözleşmelerindeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı yönünde grafolojik bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek dosya konusunda uzman bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 09/07/2020 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan grafolojik bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu, ... A.Ş.'ye ait, 23/11/2009 tarihli, ... müşteri nolu Genel Kredi Sözleşmesi ve 27/07/2012 tarihli kefaletnamede ... Tic. San. Ltd. Şti.adına atılı imzalar ile ... ve ...'e ait mukayese imzalar arasına; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler taşıdığı, söz konusu imzaların şirket yetkilisi ... ve ...'in eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
Takibe ve davaya dayanak kredi sözleşmesinden dolayı kullandırılan kredi nedeni ile talep edilen alacağın varlığı ile miktarının tespiti için alınan 09/12/2016 tarihli bankacı bilirkişinin düzenlediği raporda özetle; davacı banka ile asıl borçlu davalı ... ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi, davalı .... A.Ş. (Eski Ünvan: .... A.Ş. - Eski Ünvan: ... Tic. San. Ltd.
Şti.)'nin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşme uyarınca davalının kefalet limitinin 20.000.000 TL olduğu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın, nakit kredilerden dolayı 10.848.963,09 TL asıl alacak, 49.573,73 TL temerrüt faizi ve 2.478,69 TL BSMV olmak üzere toplam 10.901.015,51 TL; nakde dönen teminat mektubundan dolayı 3.000.000,00 TL asıl alacak, 17.500,00 TL temerrüt faizi ve 875,00 TL BSMV olmak üzere toplam 3.018.375,00 TL alacağının bulunduğu,
takip tarihinden itibaren 10.848.963,09 TL ve 3.000.000 TL asıl alacaklara yıllık %52,50 oranında temerrüt faizi ile faizin %5 gider vergisi talep edilebileceği bildirilmiştir.
Alınan grafoloji ve bankacı bilirkişi raporları, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporları, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından asıl borçlu davalı ... ve Tic. A.Ş.'ne kullandırılan ve ödenmeyen kredilerin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı .... A.Ş. (Eski Ünvan: .... A.Ş. - Eski Ünvan: ...
Tic. San. Ltd.
Şti.) ve diğer takip borçluları hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bankacı bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın, nakit kredilerden dolayı 10.848.963,09 TL asıl alacak, 49.573,73 TL temerrüt faizi ve 2.478,69 TL BSMV olmak üzere toplam 10.901.015,51 TL; nakde dönen teminat mektubundan dolayı 3.000.000,00 TL asıl alacak, 17.500,00 TL temerrüt faizi ve 875,00 TL BSMV olmak üzere toplam 3.018.375,00 TL alacaklı olduğu; kredi sözleşmesini 20.000.000 TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı ....
A.Ş.'nin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği, benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen nakit kredilerden dolayı 10.901.015,51 TL ve nakde dönen teminat mektubundan dolayı 3.018.375,00 TL alacak miktarlarına yönelik anılan davalı borçlunun vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği, bu miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen alacak miktarı üzerinden anılan davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine;
reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, anılan davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı Üye ... · e-imzalı Üye ... · e-imzalı Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1038, K. 2020/750, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama