KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2018
- Esas no
- 2016/1249 Esas
- Karar no
- 2018/944
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/12/2016
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında davalıya ait 576 aboneden aktif olan müşterilerin devri konusunda imzalanan 29/09/2016 tarihli sözleşme gereği davalıya teminat olarak 3 adet bono verildiğini ancak, devir alınan abonelerden 236 tanesinin aktif olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle aktif olan 236 abone karşılığı bedelin davalıya verilen 07/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli bono ve bakiyesinin banka havalesi ile davalıya ödendiğini,
taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya başka borcu kalmadığını ancak davalı ile yapılan tüm görüşmelere ve ihtara rağmen teminat olarak verilen diğer iki adet 30/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli ve 30/11/2016 tarihli, 13.008 TL bedelli bononun iade edilmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin 30/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli ve 30/11/2016 tarihli, 13.008 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, bonoların müvekkiline iadesine ve bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan 29/09/2016 tarihli sözleşme gereği müvekkili şirketin 576 abonenin devri hususunda anlaştığını ve davacının 576 abone üzerinden devir bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, bu kapsamda müvekkiline dava dilekçesinde bahsi geçen bonoların verildiğini, daha sonra davacının 236 abonenin aktif olduğunu iddia ettiğini, devirden sonra bazı müşterilerin davacı ile çalışmak istememelerinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, verilen bonoların teminat niteliğinde olmadığını ayrıca davaya konu senetlerin başka bir şirkete cirolanmış olduğundan senetlerin iadesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava; İİK 72/2. maddesi gereği açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Kural olarak İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında borçlu olunmadığı ileri sürülmüş ise; alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamak yükümlülüğü alacaklıdadır. Ancak, alacağın kambiyo senedine dayanması halinde bu genel kuralın istisnası olarak borçlu olunmadığının kanıt yükümlülüğü, iddiayı ileri süren borçlu taraftadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti yönünden bilirkişi kurulu raporu alınmasına karar verilerek, taraf ticari defter ve kayıtları, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte bilirkişi incelemesi yapılarak rapor tanzimi açısından dosya uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bu yönden sunulan 27/03/2018 tarihli bilirkişi raporu incelenip denetlenmiş, toplanan delillere dosya kapsamına uygun olduğu, denetime elverişli olduğu saptanarak mahkememizce de benimsenmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda; taraflar arasında imzalanan 29/09/2016 tarihli sözleşme kapsamında, sözleşmeye konu tutarda müşteri devredilmediği, davacı kayıtlarına göre 236 müşterinin davacıya devredildiği ve devredilen 236 müşteriye karşılık 07/10/2016 tarihli 9.756 TL bedelli ilk bono ile 3.257,97 USD ve banka havalesi ile 2.104,45 USD olmak üzere toplam 5.362,42 USD ödeme yapıldığı, davalıya verilen 30/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli ve 30/11/2016 tarihli, 13.008 TL bedelli bonolar sebebiyle borçlu olmadığı bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, davalı itirazları yerinde görülmeyerek mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, benimsenen bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; tarafların kabulünde olan 29/09/2016 tarihli sözleşme gereği davalı tarafça davacıya sözleşmede belirtilen sayıda müşteri devreldilmediği, benimsenen bilirkişi raporunda incelenen davacı kayıtlarına göre 236 müşterinin davacıya devredildiği ve devredilen müşterilere yönelik ödemenin davacı tarafça davalıya verilen 07/10/2016 tarihli bono ile ve kalan bakiyenin banka havalesi ile yapıldığı, kalan müşterilerin devredilmediği görülmüştür.
Dolayısıyla, sözleşme gereği kararlaştırılan müşterilerin tamamı devredilmediğine ve devredilen müşterilere yönelik ödeme yapıldığına göre davacı tarafça davalıya verilen 30/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli ve 30/11/2016 tarihli, 13.008 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
Diğer taraftan celp edilip incelenen İstanbul ... Asliye Ticaret mahkemesinin ... E. - ... K. Sayılı dosyası kapsamına göre, davaya konu bonoların davalı tarafça, dava dışı ... Şti. 'ne ciro edildiği, saptanmış olmakla dava konu senetlerin iadesi ve iptaline yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1249, K. 2018/944, 3 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama