KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2018
- Esas no
- 2016/985 Esas
- Karar no
- 2018/583
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/10/2016
Karar Metni
727 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı...A.Ş. arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini davalı borçluların müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kullandırılan kredilerin bir kısmının çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için alınan ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan İstanbul... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerine usulüne uygun hesap kat ihtarının gönderilmediğini, asıl alacağa uygulanan faiz miktarının fahiş olduğunu, davacı ile imzalanan kredi sözleşmelerinde yer alan delil sözleşmesi niteliğindeki kayıtların geçersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, davalı borçlular hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesine göre ödenmeyen kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmesi ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi Mevlüt Şengür'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 13/09/2017 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı kredi borçlusu ... A.Ş..arasında imzalanan sözleşmeye davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, sözleşme uyarınca davalıların kefalet limitinin 10.000.000 TL olduğu, davalıların kefalet limitleri ile sorumlu olacağı, davacı bankanın kullandırılan kredi nedeniyle davalı borçlulardan takip tarihi olan 14/11/2015 günü itibariyle nakit kredi yönünden 5.165.799,99 TL alacağı olduğu,
asıl alacak 4.679.858,63 TL üzerinden yıllık %58,27 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si uygulanabileceği, davalı borçluların takip talebinin tamamından, takip tarihinden sonra tahakkuk ettirilecek temerrüt faizi ve BSMV toplamlarından doğan tüm alacaklardan kefalet limitleri 10.000.000 TL'ye kadar sorumlu bulundukları bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı ...
A.Ş.'ne kullandırılan ve ödenmeyen kredilerin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı takip borçluları hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen kefalet limiti altında kalan likit alacak miktarlarına yönelik, davalı borçluların vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/985, K. 2018/583, 31 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama