KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/153 Esas
- Karar no
- 2018/428
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 15/02/2017
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olarak itiraz ederek takibi durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı taraf delil olarak; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, bilirkişi incelemesi, tanık ve yasal delillere dayanmıştır.
Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, dosya SMMM bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda; Davacı tarafın 12.08.2016 takip tarihi itibarı ile 18.761,77.TL asıl alacak ve 3.995,03.TL faiz olmak üzere 22.756,80.TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın icra takibinde 18.761,77.TL asıl alacak 4.279,96 TL İşlenmiş faiz olmak üzere 23.041,73 TL alacak talep etmiş olduğuna dair rapor sunmuştur.
Dava; itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Davalı münkir olup, davacının davalıya takibe konu faturalardan dolayı alacağı olup olmadığı, varsa takip ve dava tarihi itibariyle ferileri ile birlikte, miktarı, alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki bilgi ve belgeler, alınan detaylı, gerekçeli ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Zira, alınan bilirkişi raporunda, incelenen davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açıkça kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sadece 2015 yılı envanter defterinin ibraz edilmediği ve davacı ile davalı arasında süre gelen faturaya dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, fatura miktarları ile tahsilat miktarlarının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu,
faturalarda teslim alan kısımda imzaların bulunduğu ve davalı tarafça da kısmi ödemelerin yapılmış olduğu ve 2014 yılından öncesine ait 36.026,39 TL alacağına ilişkin kayıt yanında davacı tarafın 2014 yılında 54.001,96 TL bedelli fatura kestiği, 58.366,58 TL tahsilat yaptığı ve 2014 sınu itibariyle 31.661,77 TL alacaklı olduğu, 2015 ve 2016 yılında satış yapılmadığı ve 2015 yılında davalı tarafıntan 9.900,00 TL 2016 yılında da 3.000,00 TL tahsilat yapıldığı, en son tahsilatın bu miktar olduğu, buna göre bu tahsilat miktarı düşüldüğünde davacının 18.761,77 TL takip tarihi itibariyle alacağı olduğu,
bu alacağın defter ve imzalı faturalar ile tespit edildiği, davalı tarafın defterlerini sunmadığı, tebliğ edilen rapora da itirazda bulunmadığı, buna göre davacının 18.761,77 TL asıl ve bu alacağa TTK 1530 maddesi dikkate alınarak yapılan faiz hesabında 3.995,03 TL işlemiş davacı faiz alacağının bulunduğu, bu kısımlara ilişkin davalı itirazlarının yerinde olmadığı ve reddi gerektiği, bakiye kısma ilişkin itirazın ise yerinde olduğu cihetiyle davacının kabul eden kısmı aşan kısma dönük fazlaya ilişkin talebinin ise reddi gerektiğine kanaat getirilmiştir.
Davacının alacağı faturaya dayalı ve likit olduğundan kabul edilen dava değeri üzerinden davacı lehine ayrıca takdiren % 20 oranında hesaplanan 4.551,36 TL inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/153, K. 2018/428, 30 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama